ROTA BURSA

Mustafa Öztürk’le “Hayat”ın içinden!

Ak Parti’nin,
Kimilerince sürpriz fakat fazlasıyla isabetli saydığım vekillerinden birisidir Mustafa Öztürk.

Dün
Hayat Lokantası’nda, köşe yazarlarıyla buluşmasında temas ettiği konular ve belki biraz da teknik bir kişi olmasından ötürü konulara hâkimiyeti bunun açık bir göstergesi gibiydi…

Toplantı,
Belli bir konu içermiyordu. Gündeme ait gündem dışı bir sohbet oldu… İyi de oldu. Zira sürekli açılışlarda veya kalabalık toplantılarda karşılaştığımız ve ayaküstü lafladığımız vekillerin gazetecilerle bu kıvamda buluşmaları doğru anlamak, anlatmak ve anlamlandırmak adına önemli bir artı…

 

***

Mustafa Öztürk’ün,
Kendisinin de bir göçmen olması ve TBMM’de Bulgaristan Dostluk Gurubu’nda bulunması hasebiyle söz soydaşların sorunlarından açıldı…

Bu konuda,
Konuşulanları tekrar edecek değilim. Çünkü sorunlar, çözüm yolları ve yapılıp - yapılamayanlar üç aşağı beş yukarı belli. Fakat Öztürk’ün, “Türkiye’nin Balkan politikası 50 yıllık, 100 yıllık olmalı. O’nlar böyle yaptılar ve Balkanlar’da Türk nüfusunu azalttılar” tespitinin altını çizmek isterim…

Hele ki;
Sırpların, savaş esnasında ilk bombaladıkları yerlerin iletişim araçları ve kütüphaneler olduğu gerçeğini paylaşmasından sonra, Öztürk’ün, bu tespitinin ne anlam içerdiği sanırım daha net anlaşılmış olacaktır…

***

Mustafa Öztürk,
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin son günlerdeki farklı çıkışlarıyla kafaların karıştığı Yunuseli Havaalanı konusunda da teknik bilgiye dayanan açıklamalar yaptı…

Öztürk,
Yunuseli Havaalanı’nda, Başkan Altepe’nin söylediği iddia edilen 12 – 13 binanın yıkılmasıyla sonuca gitmenin imkânsız olduğuna işaret ederek; bu iş için geniş bir alanda en az 2600 binanın yıkılması gerektiğinin bakanlık raporlarınca sabit olduğunu vurguladı…

 

***

Ve tabii ki; hızlı tren:
Bursa için 58 yıllık bir özlem olan hızlı tren konusunda da ciddi mesafeler kat edildiğini söyledi Öztürk… Kestirmeden söylemek gerekirse, “2016 yılının sonlarına doğru hızlı treni kullanmak nasip olacak” dedi…

Hızlı tren projesi başta olmak üzere,
Yapılacak eğitim, sağlık, turizm yatırımlarına ait bilgileri Öztürk’ün ağzından dinlerken, Bursa’nın, “taşralılık” eleştirisi noktasında makûs talihini kıracağına olan inancım daha da arttı…

Ve fakat
Bir konu var ki; Bursa adına koca bir ayıp olduğu gibi tarihe de kara bir leke olarak geçeceğe benziyor… Bursa’nın kalbine saplanmış Doğanbey Kentsel Dönüşümü’nden bahsediyorum…

Yanlış anlaşılmasın,
Mustafa Öztürk’un bu “ayıbı” savunduğu falan yok. Tamam, “evet, orası gerçekten de bir ayıp” diye açık açık söylemiyor fakat ortaya koyduğu genel tespitle, bir nevi, “kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” kabilinde “orası bir ayıp” diyor… Bu konuda lafı hiç eğip bükmeye ve azıcık da olsa “iyi bir yan” aramaya gerek yok. Doğanbey Kentsel Dönüşümü koskoca bir ayıptır ve derhal yıkılmalıdır… 

***    

NOT: “Hayat’ın içinden” yaptığımız bu sohbette Mustafa Öztürk, “dünya nimetleri ve adil paylaşım” konusuna da değinerek, “dünya kaynakları sınırlı” dedi… Ben entelektüel bir refleksle bunun doğru olmadığı kanaatindeyim. Zira bana göre, insanların ihtiyaçları nispetinde dünya kaynakları sınırsız, ihtiyaçlar sınırlıdır. Kaynakların “sınırlı olduğu” fikri birilerinin gelecek korkusuyla her şeye sahip olma arzusunu kamçılıyor ki; bunun sistemleştirilmiş hali de kapitalizmdir. Oysa “sınırsız kaynak – sınırlı ihtiyaç” düşüncesi her şeyin herkese yeteceği fikrini doğurur ki; bu da İslam Medeniyetidir!

www.twitter.com/seferisair

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR