Süper Timsah

Necmi'ye nasihat!

Necmi Kardeşim,
Gazetende Behlül isimli gizli yazarınla aklın sıra bana çakmışsın. Çak, helali hoş olsun. Ben ne senin ne de gizli saklı yazarlarının yazdıklarını kale alacak cevap yetiştirmeye çalışacak değilim.

Lakin,
"Bak nasıl çaktık, cevap veremedi" diye şişinirsin diye bir iki konuda sana sadece nasihat edeceğim. Kabul edip etmemek de sana kalmış tabii, sen bilirsin yani...

Önce şunu söyleyeyim,
Sosyal medya hesaplarında, "görmemişin çocuğu olmuş" dedirtircesine Başkan Erdoğan dahil Ak Parti'nin ileri gelenleriyle boy boy  fotoğraf paylaşıp, sonra da çok kritik yerel seçimler arifesinde Ak Partili kişilere ve kurumlara saldırıyorsun. "İddia edildi"den öteye geçmeyen tezviratlarınla kurumları kişileri karalıyorsun. Bunu böyle yapmaya devam edersen, bir süre sonra senin "kripto" olduğunu düşünmeye başlayacaklar ve bugün adın nasıl "şantajcılıkla" yan yana yazılır olduysa, yarın da "kriptoculuğun" tartışmaya açılır...

Nitekim,
Kemal Kılıçdaroğlu ile boy boy fotoğraflarını sosyal medyada paylaşıp, Mustafa Bozbey'e, Hüseyin Akkuş'a çakmaya, partinin ileri gelenlerini belgesiz, bilgisiz sadece "iddia" diyerek karalamaya kalksan seni anında "ajan provokatör" ilan edip CHP'den ihraç ederler.

Gelelim şahsımla ilgili iddialarına,
Bak Necmi kardeşim, benimle ilgili yazacağın zaman öyle gizli yazarlarınla "iddia" diye üstü kapalı yazma. Çık kendin yaz ve açık açık yaz.

Mesela,
Çık hangi belediyeden maaş aldığımı açıkça yaz. Niye "iddia" diyorsun. Yaz kardeşim.

Mesela,
Yargıda mahkum olduğum için kime borcum varsa onu da yaz. Kime borçluysam o kişinin adını ve hangi davadan dolayı olduğunu yaz. Yaz bakalım, o kişiler ne diyecek ben de çok merak ediyorum.

Mesela,
Özgen Keskin konusu... Adı Pensilvanya'yla anıldığı için bizzat Başkan Erdoğan tarafından üstü çizilmiş, belediye başkanı yapılmamış Özgen Keskin'i diline dolaman tam da "kriptoluk" ile açıklanabilecek bir durum.

Dahası,
Özgen Keskin'in ve dahalarının gece yarısı kapıma kimleri gönderdiğini ne istediğini, neler vaat ettiğini birinci ağızdan dinlemek istersen buyur gel, bir çayımı iç, bizzat bana gelenler anlatsın sana...

Şimdi Necmi'cim,
Cevap yetiştireceğim diye çok konuşuyorsun. Konuştukça da batıyorsun. Battıkça da başta Faruk Çelik olmak üzere kendine dayanak olarak ismini zikrettiğin insanları da anlamsız tartışmanın içine çekiyor, töhmet altında bırakıyorsun, batırıyorsun. Yapma bunu. Bu ne sana ne de Ak parti'ye bir hayır getirmez.

SON SÖZ:
Ben, yerel seçimler öncesinde, senin bana kullandığın dille sana cevap vermiyorum. Veremeyeceğimden değil, sadece vermiyorum. Lakin bu hep böyle devam etmez. Zamanı gelir ve ben de o zaman ne yazacağımı bilirim. Hatta o zaman seni değil sırtını sıvazlayan ağababalarını yazarım ki; O'nlar benim neyi nasıl yazacağımı, gözümün karalığını çok iyi bilirler. Şimdilik sadece not ediyorum.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR