Limak Elektrik
11 Aralık 2017 Pazartesi

Neden, “hepimiz Ermeni’yiz” de Kürt değiliz?

Hemen belirteyim,
Ne, “hepimiz Ermeni’yiz” denmesinden rahatsızım, ne de hepimizin Hrant olmasından… Aksine, ırkçı çevrelerden gelen / gelecek olan tepkiye inat, bu sloganı fazlasıyla özel buluyor ve benimsiyorum…

Ve üstelik
“Hepimiz Ermeni’yiz” diyemeyen, denmesini hazmedemeyenlerin, “hepimiz Ermeni değiliz kardeşim” çıkışlarına aldırmıyor, Hrant’tan ASALA’ya (Ermeni terör örgütü) yol bulup, bağlantı kuranların sözlerinin kuru bir lafebeliğinden öteye geçmediğinin altını özellikle çizmek istiyorum.

Zira
Öldüren ASALA’ya duyduğum ölümcül nefretimden ötürü, öldürülen Hrant’a sahip çıkmayı kendimin, Türklüğümün, Müslümanlığımın, insanlığımın bir onur payesi sayıyor ve gurur duyuyorum…

***

Ve fakat
Bütün bunlara rağmen yine de beni huzursuz eden, vicdanımı tırmalayan bir iş var bu işte…

Mesela,
Hrant’ın öldürülmesini içine sindiremeyip yıllarca, “hepimiz Ermeni’yiz” diyerek teselli arayan okuryazar kısmımızın, Uludere’de öldürülen 35 Kürt için,  “hepimiz Kürt’üz” deme cesaretinden yoksun oluşu ibretle ve hayretle karşılıyorum…

Oysa
Uludere’de de kan aktı. Akan kan bizim ya, ne hazindir ki; kanı akıtan da biziz… İstanbul’da, “hepimiz Ermeni’yiz” diye ortalığı ayağa kaldıran vicdan sahipleri Uludere için neden kıllarını bile kıpırdatmıyor? Günlerce Hrant’ı yazan kalem erbapların aklına arada bir de olsa Uludere’yi yazmak akıllarına neden gelmiyor acaba?

Yıllardır,
Kürtlüğümüz ve Türklüğümüzü kuru ekmeğimize katık ettiğimiz Kürt kardeşlerimizin gönül dilleri buruk konuşuyor bir süredir. Hani, haksız da sayılmazlar. Ne yazık ki; hayatının baharında kara toprağa düşen 35 cana karşı yeterince candan olamadık.

Nitekim
Uludere’nin acısı memleketin Batı’sında olması gerektiği kadar makes bulmadı belki fakat Doğu’sunda her geçen gün biraz daha derinleşiyor. Hiç kuşku yok ki; bu derinleşme bir yarılmayı da beraberinde getirir…

İyi hatırlıyorum,
Olaydan hemen sonra, “Uludere kardeşliğin miladı olacak” denilmişti. Böyle olması bir zorunluluk olduğu kadar aynı zamanda bir fırsattı da. Ne var ki; bugün Uludere, umutsuzluğun, unutulmuşluğun, umursamazlığın adresi olarak orada öylece duruyor…

Şimdi soruyorum,  
Kürt anaların gözyaşları, en azından “hepimiz Ermeni’yiz” dediğimiz kadar da olsa, “hepimiz Kürt’üz” diyebilmeyi de boynumuza borç kılmıyor mu?

www.twitter.com/seferisair

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR