Nereye gitsek aynı soru: Torun görevden alınacak mı?

Yazık değil mi, yahu?
Koskoca Ak Parti Bursa teşkilatlarının neredeyse tek gündem maddesi bu: "İl Başkanı Cemalettin Torun görevden alınacak mı?"

Alınır, alınmaz;
Bu Genel Merkez'in bileceği bir iş. Ancak tartışma partinin kılcal damarlarına kadar işlemişse artık tat vermeyeceği, dikiş tutmayacağı da ortada.

Zira, herkesin, herkese
"İl Başkanı görevden alınacak mı?" sorusunu soruyor olması bile bu manada bir isteğin/beklentinin habercisi değil mi? Böylesine beklenti içerisine girmiş bir teşkilatın iştahla yeni seferlere/zaferlere konsantre olması mümkün mü? Elbette ki; değil.  

Peki,
Neden böyle oldu, teşkilat neden bu kadar heyecanını yitirdi, veya Başkan Torun'a karşı neden bu kadar soğukluk oluştu? Kaldı ki; Sedat Yalçın görevi bıraktığında iyi giden bir yapının bozulmaması için hemen herkes Yalçın yönetiminden birisinin sorumluluğu üstlenmesi, bunun da bir ağabey konumunda sayılan Cemalattin Torun olması gerektiği konusunda hemfikirdi.

Çünkü:
Teşkilatların kahir ekseriyeti Sedat Yalçın'dan memnundu. Hakkını teslim edelim, hatası eksiği elbette vardır ancak her bakımdan Ak Parti'yi Bursa'da en iyi temsil eden ve zirveye taşıyan bir il başkanı olarak Yalçın adını tarihe yazdırdı.

Nitekim,
Ak Parti teşkilatları bu kuşatıcı/kucaklayıcı temsiliyetin devam edeceği/etmesi gerektiği umuduyla Cemalettin Torun'la yola devam edilmesini arzuladı.

Ve fakat
Sonuç hüsran... Şimdi herkes derin bir hayal kırıklığı yaşıyor...

Gidişattan
Memnun olmayanlara, "sonuçta Cemalettin Torun da bir insan ve O'nun da hata yapma hakkı vardır, herkes gibi O da hata yapabilir, bu konuları neden partinizin İl/İlçe Danışma Meclisleri'nde dile getirmiyorsunuz?" diye sorduğumda aldığım cevap çok manidar...

"Kimse konuşmak istemiyor.
Çünkü, konuşan, eleştiren hesaba çekiliyor..." deniliyor. Dahası, "Başkan Torun, kendisiyle en ufak görüş ayrılığı yaşadığı kişiye, (seninle ilişkim kurumsal olur) restini çekiyor..." deniliyor.

Aman Allah'ım,
Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır? Ak Parti bir şirket mi ki; ilişkiler bu denli kurumsal yürüyor. Tamam, elbette ki; bir hiyerarşik sıralama olacak ancak kimse kimsenin amiri de değildir. Ak Parti bir kardeşlik hareketidir. Gönüllülük esastır ve bu işin temelinde sevgi vardır.

Öte yandan,
Cemalettin Torun'un asla eleştiri kabul etmez bir yapısı olduğundan dem vuruyorlar ki; başta Başkan Torun olmak üzere, Bursa'nın bakanları Mehmet Müezzinoğlu ve Efkan Ala'ya sormak isterim. 7 Haziran'dan sonra iyi niyetli, yapıcı eleştiriler olmasaydı 1 Kasım olur muydu?

Bir önemli husus daha var,
Cemalettin Torun'un, Ak Partili bazı belediye başkanlarıyla alakalı dosya hazırlayıp genel merkeze götürdüğü iddia ediliyor. Her şeye rağmen inanmak istemiyorum ama dilden dile dolaşıyor bu iddia. Eğer böyle bir şey varsa Genel Merkez yetkilileri Torun'a, "sen bu sorunları çözmek için o koltukta oturmuyor musun, amacın ne senin?" diye sormuyorlar mı çok merak ediyorum.

Son söz:
Kim ne söylerse söylesin, benim gördüğüm, Ak Parti Bursa bu haliyle dökülüyor ve yönetilemez halde. Her gün ortaya atılan yeni bir iddia partiyle birlikte aslında Cemalettin Torun'un da daha fazla yıpranmasına, yaralanmasına neden oluyor. Genel Merkezin ivedilikle meseleye el atıp yeniden herkesi kucaklayacak, heyecanlandıracak bir İl Başkanı ataması hem partinin hem de Torun'un hayrına olacaktır...  


Mustafa Gültekin'i TWİTTER'dan takip edin!
www.twitter.com/SeferiSair 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR