Limak Elektrik

Niçin mi Erdoğan'ı seçiyoruz?

Öyle ya;
O bir, "diktatör"

Hatta,
Kılıçdaroğlu'na göre, O bir, "diktatör bozuntusu"

O bir,
"Başçalan"

O bir,
"Altın klozetli kaçak saray sakini"

Bunlar
Düpedüz yalan... Yalan olmanın da ötesinde iftira, kokuşmuş bir ihanet...

Ve fakat
Bir an tersten düşünelim ve bu tezviratların doğru olduğunu kabul edelim. Yine de bu millet her defasında gidip bile bile neden Tayyip Erdoğan'ı seçiyor/seviyor?

Neden biliyor musunuz?
Çünkü siz bize 28 Şubat'ı yaşattınız. Onun için korkuyoruz sizden, "öteki" olmaktan, ötelenmekten, tepelenmekten, dövülmekten, azarlanmaktan, aşağılanmaktan, hakarete uğramaktan korkuyoruz. Zulmünüzü yaşadık, tekrar görmekten korkuyoruz. Tedirginiz...

Kınalı kuzusunu,
Vatan borcu için yollayan anaları, sırf başında örtü var diye ağlatarak, aşağılayarak dikenli tellerin arkasına attınız. El kadar çocukların başına polis copları indirdiniz. Milletin parasıyla alınmış (yapılmış demiyorum) tankların namlusunu millete çevirdiniz, üzerine sürdünüz.

Velhasıl,
Çok canımızı yaktınız, çok zulmettiniz, çok çektirdiniz...

Onun için,
Ne derseniz deyin, hangi yalanı, iftirayı atarsanız atın, hangi kumpası kurarsanız kurun. Biz, sizin demokrasinizdense Erdoğan'ın diktatörlüğüne razıyız. Siz, "başçalan" diyedurun; biz Başbakan, Cumhurbaşkanı yaptık bile.  Siz "diktatör" diyedurun; biz, "dik duran adam"la iftihar ediyoruz.

Şimdi de kalkmışsınız,
"Seni başkan yaptırmayacağız" diye tutturmuşsunuz. Merak etmeyin, biz O'nu Allah'ın izniyle Başkan da yapacağız.

Şimdi bu yazıyı okuyunca,
Küplere binecek, ne yandaşlığımız kalacak, ne yalakalığımızı bırakacaksınız. Tamam, hem yandaşız, hem yalakayız, kabul. Ama bir şartım var. Aynanın karşısına geçip, dilinize bir bakın,  mutlaka zamanında yaladığınız postalların izini göreceksiniz.  Zira siz postal yalarken bizim yediğimiz copların izi hala sırtımızda zulmünüzün imzası olarak duruyor.

***

Hani diyorum,
Aslında siz de sevebilirsiniz Erdoğan'ı; şu dev havalimanını yapmaya kalkmasaydı, "milli savunma sanayi" diye tutturmasaydı, her ile üniversite götürmeseydi, kapısında bir milyar dolar için beklediğiniz IMF'ye borcu kapatıp, üzerine dönüp bir de borç vermeseydi, zalimlere meydan okuyup, mazlumlara kol kanat germeseydi siz de severdiniz O'nu, dahası şimdi sizin Uzun Adam'ınız olurdu belki de...

Son söz:
Tıpkı, cennet mekan Erbakan"yerli araba, yerli motor, ağır sanayi,  D8" dediği için sevmediğiniz gibi, Erdoğan'ı da aynı gerekçelerle sevmiyorsunuz. Sevemezsiniz de zaten. Çünkü o da Erbakan gibi, Menderes gibi, Özal gibi toprak kokuyor, Anadolu kokuyor, velhasıl millet kokuyor. Ağır gelir bu koku size...

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR