O Adam'ın adı ne?

Dün de söyledim,
Yıldırım'da kentsel dönüşüm dendiğinde hemen aklıma önceki dönem belediye başkanı Özgen Keskin'in, "getir eciş bücüş evini al daireni" deyişi gelir hep...

Fakat,
Özgen Keskin'in, "ben yok, biz varız anlayışıyla..." diye başladığı, fareleri küheylan, balkabağını fayton yaptığı dönemler geride kaldı. Zira saat çoktan onikiyi vurdu ve büyü bozuldu...

Şimdi Yıldırım'ın
Başkanlık koltuğunda, ADAM oturuyor. (Adam gibi dam demedim. Zira gibisi fazla)

Haliyle koltukta
ADAM oturunca, işler de adam gibi yürüyor. Önceki gün, gazetede ağırladığımız O ADAM'ın kentsel dönüşüm projelerini dinlerken hem sevindim, hem de kahroldum.

Sevindim çünkü:
Masal anlatmadı bize. Kentsel dönüşümün felsefesini anlattı ilkin. Sonra o felsefe ekseninde Yıldırım'da nasıl bir dönüşüm öngördüğünü sıraladı. Tek kelimeyle dönüşüme girecek mahallenin adeta emarı çekilmiş, ruhu okunmuş.İnsanların yaşam tarzından, sanatına, sosyolojisinden, psikolojisine kadar ince elenip sık dokunan, kıldan ince kılıçtan keskin bir süreç işletiliyor Yıldırım'da.  

Kahroldum çünkü:
Osmangazi'den ve Nilüfer'den daha fazla sorunları olan, Bursa'nın adeta bekleme odası sayılan Yıldırım'ın önceki dönemlerde yılları heba oldu gitti. Oysa on yılı aşkın bir süredir bu mantık işbaşında olsaydı Yeni Yıldırım'ın doğuşunda yol çoktan yarılanmış olurdu.

Ne yapalım,
"Olmuşla, ölmüşe çare yok" nasılsa, "zararın neresinden dönülürse kardır" hesabıyla buna şükredip sonrası için ise dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimizden.

Ve fakat
ADAM'ı dinlerken, Yeni Yıldırım'ın ayak seslerini de duyar gibi olduğumu hatırlatmak isterim. Bu manada, planlamaların büyük oranda sona erdiğini, 2016'da hemen bütün kentsel dönüşüm projelerinin eşzamanlı olarak startının verileceğini müjdeleyebilirim size...

Ayakları yere basan,
Kuşatıcı, kucaklayıcı kentsel dönüşüm projeleriyle Yıldırım'ın konutları yenilenirken, ticaret alanları da o oranda çoğalacak ki; bu ekonomik hareketlenme ve haliyle kalkınma demektir. Yine, yeşil alan, spor alanı ve parkların da o oranda çoğalacağını söylemek isterim.

Önemsediğim,
Hatta çok önemsediğim bir konu da şu: Atıl bir bölge kamu eliyle değerlendirildiğinde bunun sefasını yıllarca o bölgenin kahrını çekenler değil de başkalarının sürdüğü örneklerle sabittir. Yıldırım'daki kentsel dönüşümde bunun için de özel önlem alınmış. Takdire şayan buldum doğrusu.

Sadece,
Kentsel dönüşüm seferberliği olmuyor tabii ki; Yıldırım'da, 25-30 bin okuma yazma bilmeyen kişinin olduğu tespit edilmiş ve "okuma-yazma seferberliği" başlatılmış. Çok acı değil mi, bilgi çağında okuma bile bilememek? En az kentsel dönüşüm kadar önemsediğim bir proje bu da. İnşaAllah, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Kaymakamlık başta olmak üzere ilçenin bütün dinamikleri bu seferberliğe omuz verir ve maksat hasıl olur.

Son söz:
Bu övgü satırlarımız, haliyle yerdiklerimizde, yerden yere vurduklarımızda kalp çarpısı yapabilir. Beklenmedik bir etki gösterdiğinde Asr Suresi'ni okuyunuz. Dilerseniz bir hekime de başvurabilirsiniz ancak sağlıkta süper dönüşümlere imza atılmış olmasına rağmen haset ve fesatlığa henüz bir çare bulunamadı. Haa bitirmeden söyleyeyim, O ADAM'ın adı İsmail Hakkı Edebali. 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR