ROTA BURSA

Öfkeyle kalkıp zararla oturmayalım!

Olmaz ama sesli düşünelim ve hadi, bir an için oldu diyelim. Birilerinin sırf kendi siyasi hırslarıyla içeriden, birilerinin de “AK Parti gitsin de isterse ülke yansın” öfkesiyle dışarıdan yaptığı hamleler sonuç verdi ve 7 Haziran akşamında sandıktan bir koalisyon çıktı; ne olacak? Kim ne kazanacak hiç düşündünüz mü?

Şimdi, başımızı ellerimizin arasına alalım, biraz gözümüzün önünden geçirelim o her sabahına başka bir kaosla uyandığımız koalisyonlu yılları. Sadece sen, ben, biz değil, ülke olarak neleri kaybettiğimizi bir hatırlayalım.

Hatırlayalım da, öyle öfkelenelim AK Parti içerisinde hoşunuza/hoşumuza gitmediğini düşündüğünüz/düşündüğümüz o bütün detaylara…

Milletvekili listelerinde temsilde adalet sağlanmadı ve vicdanlara mı dokundu? Tamam… İktidara yürürken yürekli insanların üzerine basarak kibir kulelerini dikmiş olanlara mı kızdın? Tamam…

Ve fakaaaaat, öfkeyle kalkıp zararla oturmak da var azizim, bu işin sonunda. İşte o zaman “tüh” demek, pişman olmak fayda etmez. Ok yaydan çıktı mı, mühür pusulaya vuruldu mu, geri dönüşü yok bunun…

Şunu bir an bile aklınızdan çıkarmayın!

Türkiye’de, kökleri dışarıda ve oradaki saçaklarından beslenen derin devlet ne zaman zayıf bir yer bulsa, fırsat yakalasa; adeta yanardağ gibi patlıyor ve etrafa püskürttüğü lavlar ne var ne yok her şeyi/her şeyimizi, özellikle de bizi yakıp, yıkıp, harabeye çeviriyor…

Memurunun maaşını deprem yardımlarıyla ödeyebilen, başındaki örtüsünden ötürü bir kadına “haddini bildirin” diyen o ceberut devletin höykürüşünü unutmadık, unutamayız…

İmam Hatiplerde Kur’an derslerine bile başörtüsüyle girilmesine isyan ederek 11-12 yaşındaki çocuklara ve ailelerine “düşman” muamelesi yapan o zorba devlete itirazımızın hatırası olarak yediğimiz copların yerleri hala uyuşuk duruyor ne yazık ki…

Hemen her gün, şehit haberlerinin geldiği, kan ve gözyaşının sel olup aktığı, olağanüstü halin bir alın yazısı olduğu, faili meçhul cinayetlerin sıradanlaştığı, batırılan onlarca bankadan buharlaşan milyar doları, akşamdan sabaha değişerek hayatımızı altüst eden ağır ekonomik krizleri hatırlatmama gerek bile yok sanırım…

Ve bugün, Allah’a hamdolsun ki; o Eski Türkiye yok artık. Önüne hedefler koyan, nereden gelip, nereye gittiğini bilen, milletiyle daha barışık, daha kendinden emin, üreten ve daha çok üretmeye istekli olan bir Yeni Türkiye var…

Sadece bu mu? Yıllardır Batılılar tarafından sömürülen İslam devletlerinin halkları, Yeni Türkiye’nin yeniden yeni bir medeniyet soluklaması için dua eder hale gelmiş ve gelecek adına umutlanabilmişse eğer, bu paye Recep Tayyip Erdoğan’ındır, Ahmet Davutoğlu’nundur, Ak Parti’nindir…

Kendi ilindeki listeye, kendi ilçesindeki belediyeye, kendi mahallesindeki çözülemeyen herhangi bir soruna asabı bozulmuş ve bundan ötürü “kararsız” kıvamında dolaşan aziz kardeşim!

Unutma! 7 Haziran’da sadece bir iktidar belirlemeyeceğiz. Türkiye’nin Mısır’a, Irak’a, Suriye’ye dönmesinin hayaliyle yanıp tutuşanlara da okkalı bir cevap vermiş olacağız. Türkiye’nin kaderi senin kararındır. Artık sen düşün!

Son söz: Bursa’nın merkez Gürsu Belediye Başkanı değerli dostum Cüneyt Yıldız uğradığı hain bir saldırı sonucu tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum. İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR