Limak Elektrik

Orhan Özcü’yü, Faruk Çelik mi konuşturdu?

Tamam,
Bakan Faruk Çelik’in, her ne kadar bayramı da fırsat bilerek postu Bursa’ya serip günlerce “delege çalışması” yaptığını sağır sultan bili duymuş olsa da, son anlarda çıkıp, “Bursa’daki kongrelere müdahil değilim” dedi…

Hatta
Bakan Çelik’in bu beyanatı, kendisine biatlı bazılarını fena kızdırmış olacak ki; sağda – solda, “Bakan bizi sattı” dediklerini de yine bu köşeden duyurmuş, her şeye rağmen, “Bakan sattı” demenin şık olmadığına işaret etmiştik…

Ve fakat
Günlerdir sonucu en fazla merak edilen ilçelerin başında gelen Gürsu Kongresi’nde yaşananlar kafaların yeniden karışmasına neden oldu…

Çünkü:
Belediye Başkanı Orhan Özcü’nün günlerdir sürdürdüğü takıntılı, sataşmacı tavrı kongre salonunda tavan yaptı. Hele ki; desteklediği adayın delegece desteklenmediği anlaşılmaya başladığında adeta zıvanadan çıktı ve tabir-i caiz ise ağzından çıkanı kulağı duymadı…

Orhan Özcü’nün partiden ihracı gerekir!

Neler demedi ki; Özcü!
“Kirli siyasetin dosyası” diye tanımladığı mavi bir klasörle kürsüye çıkıp, tehditkâr bir tavırla adeta kükredi… Desteklediği başkan adayı İbrahim Aslan için “bunun ağzı var dili yok” sözleriyle başladığı konuşmasında tek kelimeyle açtı ağzını yumdu gözünü…  

Genel Merkez’in
İşaret ettiği Cüneyt Yıldız’a ve Yıldız üzerinden genel merkeze karşı bayrak açmak şöyle dursun. Milletvekili Bedrettin Yıldırım’a, “sen kim oluyorsun” deme cüretinden tutun da, İl Başkanı Sedat Yalçın’a ve geçmişte kendisine nasihatte bulunan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a karşı adeta meydan okuyan tavrı herkesi şaşkına çevirdi…

Kuşku yok ki;
Orhan Özcü’nün, üzerine elzem olmayan bir konuda bu denli hırslı olması ve ne Ak Parti’ye, ne parti tüzüğüne, ne de siyaset ahlakına yakışmayan hali aslında partiden, “kesin ihracını” gerektirecek bir davranıştır.  

Genel Merkez,
Orhan Özcü’ye nasıl bir yaptırım uygular bilemeyiz. Sonuçta kendi iç meseleleridir fakat gereken yapılmadığı takdirde, taban, “yapanın, yaptığı yanına kar kalıyor” düşüncesiyle inancını yitirir ki; bu durum, Ak Parti adına önemli bir zafiyet; dolayısıyla olası disiplinsizliklere de davetiye çıkartmak anlamına gelir… Bunu yapmaya, kimsenin de buna müsaade etmeye hakkı olmasa gerek…

Özcü, “Mavi Dosya”yı açıklamazsa müfteridir!

Orhan Özcü,
Partiden “ihracını” gerektirecek kadar disiplinsiz bir tutum sergilediği Gürsu Kongresi’nde, sadece Ak Parti’nin değil, muhalefet partilerinin de üzerinde fazlasıyla durmasını gerektirecek bir çıkış daha yaptı.

Elinde,
Herkese gösterdiği fakat içeriğini açıklamadığı mavi bir dosyayla geldi kürsüye ve “kirli siyasetin dosyası elimde” nidalarıyla herkesi töhmet altında bıraktı… Şimdi, en başta Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve milletvekilleri olmak üzere bütün Ak Parti Bursa teşkilatları zan altındadır.

Başkan Özcü,
“Kirli siyasetin dosyası” diye tanımladığı “Mavi Dosya”yı derhal açıklamalıdır. Aksi halde oklar tersine döner ki; bu sefer kendisi müfteri konumuna düşer.

Bu arada,
Başkan Özcü’nün, son 10 gün içerisinde kaç kişiye ceza kestiği ve bunların delege olup olmadıkları da ciddi bir merak konusu… Ayrıca, Özcü’nün girişimleriyle, Genel Merkez’in işaret ettiği aday olan Cüneyt Yıldız’ın listesindeki bazı isimlere çekilmesi için Ankara’dan hangi danışmanın telefon ettiği de dilden dile dolaşmıyor değil…

Dervişin fikri neyse zikri de odur!     

Gürsu Kongresi,
Hemen her yönüyle gerçekten Ak Parti’nin diğer bütün kongrelerinden farklıydı. Her şey bir yana burada söz alan hatiplerin zikrettikleri aslında zihinlerinde ne olduğuna dair de çok net fikir verdi kamuoyuna…

Mesela,
Orhan Özcü’nün desteklediği ve bana göre desteğiyle faydadan çok zarar verdiği ilçe eski başkanı İbrahim Aslan son derece naif bir konuşma yaptı.

Daha sonra
Kürsüye gelen Başkan Özcü ise Aslan’ın temiz bıraktığı kürsüyü adeta kirletircesine bir konuşmaya imza attı. Hâlbuki böylesi toplantılar belediye başkanları için hizmetlerini ve projelerini anlatmak adına iyi bir fırsattır.

Ve fakat
Gürsu’ya hizmetle mükellef olan Başkan Özcü, Genel Merkez’e, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a, milletvekili Bedrettin Yıldırım’a, İl Başkanı Sedat Yalçın’a ve yeni seçilen ilçe başkanı Cüneyt Yıldız’a sataşmaktan, “Gürsu’ya bir çivi çaktık” diyecek zaman bulamadı…

Büyükşehir Belediye Başkanı
Recep Altepe ise, “herkes işini yapsın” diye başladığı konuşmasında bir ara “başbakan da işini yapacak” gibi ucu açık bir söz etti ki; salondakiler, “Altepe, Başbakan’a gönderme mi yapıyor?” diye düşünmeye ve birbirleriyle bunu konuşmaya başladılar…

Günün
En derinlikli, toparlayıcı, kuşatıcı konuşmasını yapmak ise birçok yerde olduğu gibi yine İl Başkanı Sedat Yalçın’a düştü… Allah var, O da bunu iyi yaptı…

Orhan Özcü,
Ev sahibi sıfatıyla misafirlerine hiç iyi davranmadığı halde, Sedat Yalçın,ev sahiplikleri” için teşekkür etti. Özcü, öfke nöbetlerine girerken; Yalçın, “hırsa kimse padişah olmamıştır” diyerek kanaat dersi verdi. Özcü, partisinin vekiline “sen kim oluyorsun” derken; Yalçın, “hepimiz biriz” dedi. Özcü, “20 ülke gezdim” derken; Yalçın, Gürsuluların hayat damarı olan ovaya ve tarıma sahip çıkılmasına işaret etti.

Şimdi düşünüyorum da,
İl Başkanı Sedat Yalçın, Orhan Özcü’nün hamlığına uyup, Gürsuluların, iki seçimde de, İl Genel Meclisi veya Büyükşehir’e verdiği oyla Özcü’ye verdiği oyu açıklayıp, “sen önce kendi işine bak” diye lafı gediğine koysaydı ortalık toz duman olmaz mıydı? Açıkçası, bu örnekleri sayfalarca uzatmak mümkün… Demem o ki; “dervişin fikri neyse zikri de oldur” misali herkes içindekini dışa vurdu…

Orhan Özcü’yü, Bakan Çelik mi konuşturdu?      

Orhan Özcü’nün,
Çok cüretkâr sözlerinin, edebe mugayir davranışlarının damga vurduğu Gürsu Kongresi’nden akılda kalan en önemli bir başka şey ise Özcü’nün kendisini kurban edercesine ortaya atılmasının, Faruk Çelik harici herkesi hedef almasının hikmeti oldu?

O hikmet ise;
Hemen herkesçe, Başkan Özcü’nün bütün bunları kendi iradesiyle değil, Bakan Faruk Çelik’in telkiniyle yaptığına olan sarsılmaz inançtır… Şimdi, hem Özcü hem de Çelik çıkıp bu iddiayı yalanlayabilirler. Fakat bu, ölümcül gerçeği, yani teşkilatın, tabanın, halkın, bunun böyle olduğuna olan inancını değiştirmez.

Açık söylüyorum,
Bakan Çelik, her ne kadar, “taraf değilim” dese de, taraftarlarının militan tutumları devam ettiği müddetçe kimseden buna inanmasını beklemesin… Sonra çıkıp, “adımı karıştırıyorlar” diye de yakınmasın… Yapılanlar ortada, yapanlar ortada, kimin kime yakın olduğunu da herkes bildiğine göre, “karışmıyorum” diyerek Faruk Çelik ancak kendisini kandırabilir…

Son olarak,
Bakan Çelik, Orhan Özcü’den ümidini kesmiş ve eline “mavi dosya” verip, “canlı bomba” olarak sahaya sürmüş olabilir fakat Bu millet henüz Ak Parti’den ümidini kesmedi ve kimsenin partiyi bu denli yıpratmasına hakkı yoktur…

www.twitter.com/seferisair    

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR