19 Ağustos 2017 Cumartesi
ROTA BURSA

Pensilvanyalı Özgen Keskin!

Konuya geçmeden evvel
Bir parantez açıp,  sizin de fena halde aklınızı karıştırdığına inandığım ve adeta beynimi kemiren şu can alıcı iki soruyu sormak istiyorum: 

BİR: Fetullah Gülen’i, doğrusu hiç bu kadar öfkeli, hiç bu kadar ağzını bedduaya açmış bir vaziyette görmemiştim. Şaşırdım. Şaşmak ne kelam, adeta donakaldım. “Biz beddua etmeyiz, bedduaya âmin de demeyiz” düsturunu yaymak için “Muhabbet Fedailiği”ne soyunmuş bir Hocaefendi’nin, yıllar yılı gözyaşı dökerek söylediklerine bir sünger çekip, kürsüden beddualar haykırması da ne demek oluyor şimdi? 

İKİ: 28 Şubat, Müslümanlar’ın üzerinden adeta silindir gibi geçerken susan, başörtüsü zulmünde ağzını kıpırdatmayan, Mavi Marmara katliamında suratını bile ekşitmeyen; aksine, “İsrail’den izin alsalardı” diyenHocaefendi, ne oldu da bu denli öfkelendi?
 

***

Evet,
Şimdi parantezi kapatalım ve başta/başlıkta işaret ettiğim asıl konuya geçelim…

Osmangazi Belediye Başkanı
Mustafa Dündar ne kadar Balkan ziyaretleriyle meşhursa, Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin de en az o kadar Pensilvanya ziyaretleriyle meşhurdur…

Hatta
Başkan Keskin’in bu ziyaretlerinin zamanlamaları da hayli dikkat çekicidir.

Ne yazık ki;
Özgen Keskin’in, Ak Parti’nin geleneğinde döktüğü bir damla alın terine rastlayamazsınız. Ve fakatPensilvanya’nın desteğiyle, temayüllerden çıkmadığı halde teşkilata; en az yüzde 60 alınması gerekirken yüzde 50’nin altında bir oyla seçilerek halka rağmen iki dönemdir Yıldırım Belediye Başkanlığı koltuğunda oturuyor.

Özgen Keskin’in,
Pensilvanya’yla kurduğu derin ilişki o kadar manidar ki; Fetullah Gülen, Keskin’in yazdığı bir kitaba övgüler düzmekle yetinmemiş, örneğine pek rastlayamadığımız bir şekilde önsözünü de bizzat yazarak açık destek vermiş.

Pek tabii ki;
Bu derin desteğin karşılıksız kalması da düşünülemez. Elbette bu desteğin neler ve yöntemlerin nasıl olduğuna dairbilgileri/belgeleri ilerleyen günlerde paylaşacağım.

Ancak,
Hâlihazırda, on yıllık süre içerisinde, Yıldırım Belediyesi’nde devlet memuriyetine geçirilen veya sözleşme yapılan personellerin normal yollardan ziyade, “Paralel Yapı”nın insan kaynaklarından karşılandığı iddiası iyi incelenmelidir…

Yine,
“Paralel Yapı”nın yayın organlarına belediyeden aktarılan reklam bütçesi ne kadardır? Satın alınan kitaplar, abonelikler ve organizasyon sponsorluklarına ne kadar ödeme yapılmıştır?

Beraberinde,
Yıldırım sınırları içerisinde bulunan özel üniversiteyle ilişkilerin ve alışverişin durumu nedir?

Birinci dereceden yakınları
“Paralel Yapı”da ülke imamı olan Özgen KeskinFetullah Gülen’in ettiği o ürpertici beddualara, “âmin” demiş midir? Dediyse belediye başkanlık koltuğunda oturduğu Ak Parti’ye, demediyse iki dönemdir o koltukta oturması için destek veren Pensilvanya’ya ayıp etmiş olmuyor mu?      

Benzer soruları
Sayfalar boyunca uzatmak mümkün. Fakat bu derin konuya girizgâh niteliği taşıyan ilk yazımda bu kadarıyla yetinmek isterim…

Nitekim  
Ak Parti Genel Merkezi, belediye başkan adaylarını belirlerken, Başbakan Erdoğan’a karşı kalkışılan bu saldırıyı da dikkate alıp karar verirken kılı kırk yarmalıdır… Aksi halde bu vebal kendi boyunlarına olacaktır…   

Son söz:
“Bir musibet bin nasihatten evladır.” Hiç kuşkunuz olmasın, Ak Parti, bu saldırıdan, içine sızmış yiyicilerden de kurtulup daha da güçlenerek çıkacaktır. Ak Parti’ye ve Başbakan Erdoğan’a beddua edenlerin bedduası kendi başlarına dönsün inşaAllah… (Amin)


Mustafa Gültekin’i 
TWİTTER’dan takip edin
www.twitter.com/seferisair

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR