Limak Elektrik
11 Aralık 2017 Pazartesi

Putin'in kulakları çınlasın!

 Hoca, bir gün, arkadaşıyla konuşuyormuş...

Arkadaşı, Hoca'ya,

"Ya Hocam, dün sizin evden bir ses çıktı, neydi o?" diye sormuş.

Hoca, pişkin pişkin sırıtıp,

"Kavuğum merdivenlerden yuvarlandı" demiş.

Arkadaşı, şaşkın bir halde,

"Hocam, bir kavuktan o kadar ses çıkar mı?" demiş.

Hoca, sinirlenmiş ve, "Yahu anlasana, içinde ben de vardım" demiş. :)

 

***

Bu fıkrayı,

Bir de şöyle okuyun...

 

Obama, Putin'e soruyor...

"Ya Putin, dün sizin sınırdan bir ses çıktı, neydi o?"

Putin, sinsi ve sırıtarak, "bizim uçak düştü" diyor.

Obama, "Yahu Putin, bir uçak düşmesinden bu kadar ses çıkar mı?"

Putin, yine sinsi ve bu sefer sinirli halde, "Yahu anlasana içinde ben de vardım..."

 

***

Tamam,

Anlayanlar anladı ama onların sabrına sığınıp yeni başlayanlar için kısa bir açıklama yapalım.

 

Efendim,

Uçağı düştü düşeli Putin, hamamda sakız çiğneyen hatunlar gibi "cak cak" bağırıp duruyor. "Yav he hee..." desek de nafile, o yine sabah akşam dayak yiyen ergen kompleksiyle aynı telden çalmaya devam ediyor.

 

Ne yaparsın ki; adam da haklı,

Karizma çizildi bir kere, üstelik de katil Esed'le birlikte eşelendikleri çöplükte horozlanayım derken birKasımpaşalı tarafından çizildi karizma... Anlayacağınız, "Putin Büyüsü" bozuldu. O'nu gözünde büyütenler ileri geri konuşmaya başladı bir kere, kolay kolay da büzülmez o ağızlar. Dahası Rusya'da isyan bayrağı açanların sayısı her geçen gün artıyor. Bizdeki argo tabirle, "Koltuk sallanıyor." Şimdi anladınız mı, fıkranın ikinci bölümünde, Putin'in, Obama'ya, neden sinsi ve sinirli bir şekilde, "Yahu içinde ben de vardım" dediğini?

 

***  

Hazır, yeri gelmişken

Konuya "cuk" diye oturan bir fıkra daha anlatarak Putin'in kulaklarını çınlatmaya devam edelim.

 

Efendim,

Bir ayı(!) ile bir kartal(!), uçakta yan yana seyahat ediyorlarmış. Kartal, düğmeye basmış hostesi çağırmış. Hostes gelmiş ve "buyurun, ne istediniz?" demiş. Kartal, "hiç, i*nelik olsun diye bastım" demiş. Hostes gitmiş... Kartal, aynı şeyi birkaç defa daha tekrarlamış.

Ayı, bakmış bu iş keyifli, o da yapmış aynısını. Hostes gelmiş, aynı cevabı alınca iyice sinirlenmiş ve soluğu pilotun yanında almış. Olanları anlatmış. Pilot da, "ikisini de uçaktan at" demiş. Hostes, emri yerine getirmiş ve iki kafadarı şutlamış uçaktan... Ayı, bacaklar havada yere doğru çakılırken kartal süzülerek yanına gelmiş ve "madem uçmayı bilmiyorsun ne diye i*nelik yapıyorsun?" demiş...

 

Ne yani,

Durup dururken sınırımızı ihlal eden, sonra da yanarak yere çakılan o Rus uçağını görünce, "madem uçmayı bilmiyorsun..." diye başlayan bir cümle kurup, Putin'in kulaklarını çınlatmayalım mı şimdi?

 

***  

Sözü bir fıkrayla açtık,

Bir fıkra daha anlatalım ve bugünün sohbetini nihayetlendirelim...

 

Adamın birisinin karşı komşusuna borcu varmış. Lakin borcu bir türlü ödeyememiş. Bu sebepten hasta olmuş, gece uykularından kesilmiş. Bu duruma iyice içerleyen karısı, bir gün, "yeter be" diyerek, açmış pencereyi ve karşı tarafa, "komşu komşuuu, biz sizin borcu ödemiyoruz" diye bağırmış. Sonra da kocasına dönüp, "şimdi, biraz da onlar düşünsün" demiş...

 

Rus uçağı düştü düşeli,

Yok, "turist gelmeyecek"; yok, "ekonomi batacak"; yok, bilmem ne olacak diye gece uykularından kesilenler var. Tamam, bizim için de birtakım zorluklar olacak. Lakin şu ayrıntıya bir bakın lütfen. Geçen yıl biz Rusya'ya sadece 5.9 milyar dolarlık ihracat yaparken, Rusya bize tam 21 milyar dolarlık ihracat yapmış... Hal buyken, bırakalım da, zaten Avrupa'dan yediği ambargoyla feleği şaşmış, Ukrayna, Gürcistan ve Kırım batağında debelenirken halkı fakirleşmiş Rusya düşünsün biraz da...

 

 

Mustafa Gültekin'i TWİTTER'dan takip edin!

www.twitter.com/SeferiSair     

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR