Limak Elektrik
11 Aralık 2017 Pazartesi

Sedat Yalçın'dan TOKİ açıklaması!

Bursa'da,
Yerel yönetimlerin en önemli vaatleri şüphesiz Kentsel Dönüşüm Projeleriydi ki; henüz ortaya çıkan önemli bir örnek olmasa da, başkanların bu konuda özveriyle çalıştıklarını pekala söyleyebiliriz.

Haliyle konu,
Kentsel Dönüşüm olunca, belediyelerin en büyük ortağı sayılan TOKİ'den de söz etmeden geçemeyeceğiz.

Ve fakat
"TOKİ" deyince yüreğimiz ağzımıza geliyor ne yazık ki. Zira TOKİ eşittir Doğanbey Ucubeleri olarak kazındı hafızamıza... Bir şehir cinayeti olan Doğanbey, TOKİ'nin Bursa'da işlediği affı imkansız bir günahtır. Tamam, bu cinayette tek suçlu TOKİ değildir. Lakin konumuz TOKİ olduğu için diğer suç ortaklarını başka bir yazıya havale ediyoruz.

***

Ak Parti,
İl Eski Başkanı Sedat Yalçın, şimdilerde Bursa'da haftalık bir gazetede, ekonomi başta olmak üzere birçok konuda kanaatlerini paylaşıyor. İyi de yapıyor. Bazen güncelliği olmadığı için ıskaladığımız ama hayati öneme sahip konularda ciddi tespitler yaparak farklı bir okuma yapmamızı sağlıyor.

Bu haftaki yazı tezgahına,
TOKİ'yi yatırmış Sedat Yalçın ve TOKİ'nin yeni misyonunu, avantajlarını, uygulama sorunlarını ele alan uyarıcı/öğretici bir yazı kaleme almış.

Ülkemizde,
"Göç gerçeğinin ortaya çıkardığı barınma sorunu"ndan hareketle bir sosyal politika argümanı olarak TOKİ'nin üstlendiği misyona dikkat çekmiş. TOKİ'nin, özel imar planı yapma yetkisinden, hazine arazilerini bedelsiz kullanma imkanlarına kadar avantajlarla etkili olduğu performansın altını çizmiş.

Ve tabii ki;
TOKİ'nin, plan yapma yetkisini kullanırken, şehirleri bütüncül planlama prensiplerini ıskaladığının altını çizerek uygulama sorunlarını da hatırlatmış...

Hiç kuşku yok ki;
Sedat Yalçın ismi, bir vesileyle Kentsel Dönüşüm ve/veya kent yönetimi ile birlikte anıldığında hemen herkesin aklına 2013'ün Mayıs ayında, Merinos Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirdiği o muhteşem sunum geliyor...

Bursa'nın,
TOKİ Doğanbey Ucubeleriyle adeta katmerleşen öngörüsüzlüğe mahkum edildiği bir dönemde Sedat Yalçın'ın çizdiği vizyon şehir adına en karamsarımızın bile heyecanlanmasına neden olmuştu...

Belediye başkanları,
Ve/veya başkanlık gibi hülyaları olanlar, şehir yönetimine dair derinlikli bir manifesto niteliği taşıyan o sunumun kaydını bulup defalarca seyretmeli diye düşünüyorum...

Konumuza dönersek,
Bursa'da, belediyelerin TOKİ ortaklığıyla kentsel dönüşüme başlamaları artık an meselesi. Hemen her gün belediyelerin basın bürolarından, uygulanacak kentsel dönüşümün şifrelerine dair haber bültenleri düşüyor elimize. Haliyle heyecanlanıyoruz. Fakat korkuyoruz da... Zira TOKİ'nin, "ben yaptım oldu" dayatmasıyla yeni Doğanbeylerin hortlamasından korkuyoruz.

Kim ne söylerse söylesin,
Bu konuda korkumuzu hafifletemez. Çünkü Doğanbey hançeri hala Bursa'nın bağrında saplanmış duruyor ve içimizi kanatmaya devam ediyor...

Son söz:
İçişleri Bakanı Efkan Ala ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, "Paralel Yapı" ile uğraşırken TOKİ eliyle Bursa'nın bağrına yeni hançerlerin saplanmasını ıskalamamalılar. Nitekim, Paralel Yapı'nın elinden kurtardığımız şehri, üzerine beton dökülerek ölüme terk edilmiş vaziyette bulabiliriz. Sözlerimiz birilerine fazla acımasız gelebilir fakat Doğanbey orada öyle durdukça yoğurdu üfleyerek yemekten kendimizi alamıyoruz, ne yapalım... 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR