Limak Elektrik

Semih Pala'dan inciler!

 Yazıya başlarken,
"Hazreti Semih" demedim ama Semih Pala ismini görünce siz belki de kendi kendinize fısıldandınız, "Hazreti Semih" diye...

***

Bugün sizlere,
Semih Pala'nın son incisinden bahsedeceğim, fakat öncesinde Pala'nın siyasi geçmişine dair küçük bir analizde bulunmak istiyorum. Zira yapılanlar, yapılacakların da aynası sayılır.

Eğer yanılmıyorsam,
Semih Pala ismi ilkin 1989'da, Doğru Yol Partisi belediye başkan adayları arasında görüldü. Ancak ibreler Teoman Özalp'i gösterince Pala da DYP'yi terk edip soluğu Fazilet Partisi'nde aldı.

1999 yılında
FP'nin Büyükşehir adayı olarak çıktı kamuoyunun karşısına Semih Pala... As Tv'de program yapan Yüksel Baysal, dönemin belediye başkan adaylarını canlı tartışmaya çağırmıştı ki; Pala, oturma düzenini beğenmediği için programı terk etti. (Bu bilgileri 19 Ocak 2012'de Yüksel Baysal da Yeni Dönem'deki köşesinde paylaşmıştı)

Takvimler 2004'ü gösterirken,
Bu kez de Ak Parti'nin Büyükşehir aday adayı olarak sahneye çıktı Pala... Ve fakat tercih Hikmet Şahin'den yana oldu ve Pala, bu sefer de Ak Parti'den terki diyar eyledi. Akabinde ise amansız bir muhalefete adadı kendisini.

Ama ne muhalefet!
Mangalda kül bırakmadı adeta. Bakın, 19 Ocak 2012 tarihli yazısında Yüksel Baysal bu durumu nasıl özetliyor: "Finansmanı kimin tarafından sağlandığı belli olmayan cep mesajları, internet üzerinden yürütülen yoğun bir propaganda, hangi araçlar varsa, hepsini seferber ediyor Semih Pala… Şimdi yönettiği Merinos başta olmak üzere Hikmet Şahin’in bütün yatırımlarına kulp buluyor. Oysa Bursa 2004-2009 döneminde yapılan hizmetlerle rahat bir nefes alıyor. Gün oluyor, devran dönüyor ve Semih Pala Kent Konseyi Başkanı oluyor. Hikmet Şahin’i, gözünün üzerinde kaş var diyerek eleştiren Semih Pala bu kez Recep Altepe’nin kalkanı oluyor. Pardon pardon, kalkan yeterli değil, mızrağı oluyor. Bugün, Recep Altepe’yi kim eleştirirse eleştirsin, karşısına Semih Pala’yı buluyor. Dünün eleştiri rekortmenine sormak isterim, bugünün Büyükşehir Belediyesi'nin eleştirilecek hiçbir noktası yok mu? Yoksa siz mi bir koltuk uğruna gözünüzü kapattınız?"

***

Evet,

Baysal'ın da altını çizdiği gibi, Semih Pala'daki duygusallığa dönüşen katı "Altepecilik"in sebebinin, "tamamen duygusal" bir durum olduğu ortada... Zira koltuğu için tehdit olarak gördüğü ve kontrol edemeyeceğini bildiği Hikmet Şahin'i nasıl ve ne pahasına olursa olsun tasfiye etmek için her şeyi yapan Pala, Recep Altepe'nin koltuğunu korumak için de akıl almaz icraatlara imza atmaktan geri durmuyor...

 

Katılmak zorunlu, katılana mesai...

 

Girişte,

"İnciler" diye bahsettiğim, Semih Pala'nın, bu nevi şahsına münhasır icraatlarından birisine daha değineceğim bugün.

 

Efendim,

Semih Pala, geçtiğimiz günlerde, Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden BESAŞ, BİNTED ve BURULAŞ'tan yaklaşık 800 personeli Merinos AKKM'deki Başkanlık Salonu'nda iki gurup halinde toplayarak Altepe'nin icraatlarını anlatmış.

 

İddia o ki;

Pala, şirket personellerine katılımı zorunlu kılarken, katılanlara da mesai verileceği vaadinde bulunmuş. Personel eli mahkum katılmış tabii. Bu şekilde bir toplantı yapmak hukuki midir? Daha da ötesi ahlaki midir? Katılan personele ödenen ücret hangi kamu hizmetine karşılık verilmiştir? Veya bütün baskıya rağmen gelmeyen personele (varsa) ne gibi bir yaptırım uygulanmıştır?

 

Bu soruları daha da uzatılabiliriz kuşkusuz,

Ancak benim en çok merak ettiğim şey, her karesinde  merhum Hikmet Şahin'in emeği olan bir eserde, "varsa yoksa Recep Altepe" diye nutuklar atmak nasıl bir duygudur? 

 

Nitekim

O toplantıda, "varsa yoksa Altepe" diye konuşmuş Pala. Yani, ne Altepe'yi oraya getiren teşkilatlardan, ne Ak Parti'den, ne Başbakan'dan, ne Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'tan, ne Bursa Milletvekillerinden tek kelime bile bahsetmemiş. Bütün bunlar bir tarafa, bugün, Altepe'nin kol kola yürüdüğü Bakan Faruk Çelik'in bile ismini anmamış Pala... O toplantıya mecburen katılanların yorumu ise hayli ilginç: "Altepe bağımsız adaylığa hazırlanıyor?" diyorlar...

 

Haliyle sormak isterim,

Recep Altepe kazansın diye çalışan teşkilatları, Başbakan, Arınç, Milletvekillerini, hatta Bakan Çelik'i py pass edip, "varsa yoksa Altepe" içerikli konuşma yapmak nasıl bir ruh halinin yansıması veya hangi gerçeği gölgeleme çabasıdır?

 

Madem,

Recep Altepe bu kadar başarılı ve bu denli bir kudret sahibidir, o zaman personelin yorumundaki gibi koysun bağımsız adaylığını da görelim. Bırakın kazanmayı, Hikmet Şahin'in aldığı yüzde 6'yı geçerse bile ben kendisini başarılı addedeceğim...

 

SON SÖZ:

Hırs, iradeyi öylesine acımasızlaştırıyor ve betonlaştırıyor ki; hiç olmayacak şeyleri bile yaptırıyor insana. Bu bağlamda, Semih Pala hakikatinden yola çıkarsak, Recep Altepe'nin değişime ayak direyen, çaresiz ruh halini anlamakta da zorlanmayız herhalde.

 

Bu değerlendirmeyi

Daha da uzatmak mümkün fakat sabrınızı daha fazla zorlamak istemiyorum. Onun için son sözümü söyleyip bu yazıyı nihayetlendireyim. Diyeceğim şu ki; Büyükşehir Belediyesi'ni Semi Pala, Bursa'yı da Recep Altepe vizyonsuzluğuna mahkum etmek bu şehre yapılmış ve yapılacak en büyük haksızlıktır...  

 

 

Mustafa Gültekin'i TWİTTER'den takip edin!

www.twitter.com/seferisair

www.bizimbursa.com

  

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR