ROTA BURSA

Şevket Abi beni mahkemeye veriyor!

Pazar sabahı,
Acı acı çalan telefonumu açtım. Kızgın bir ses tonuyla Şevket Abi; “Mustafa Bey” dedi! Ben de, “buyurun” dedim. “Ben Şevket” dedi Şevket Abi… “Buyurun Şevket Hocam” dedim. “Bana hocam deme” dedi Şevket Abi… “Olur abi” dedim…

Sonra,
Yazını okudum, seni mahkemeye vereceğim” dedi aynı kızgın ses tonuyla. Ben ise yine, “olur abi, buyurun verin” dedim… Telefondan “dıt, dıt, dıt” sesi gelmeye başladı. Şevket Abi telefonu kapatmış…

 

***

Gazetecilerin kaderidir bu,
Haliyle mesleğin sevdasını çekerken acı lokmasını da hesaba kattık elbette. Nasıl ki; ben eleştiriyorsam, Şevket Abi’nin de beni mahkemeye verme hakkı vardır.

Ne var ki;
“Abi” olmak hülyasıyla makam talep eden Şevket Abi’ye, partisi ve kendisinin de referans alıp hemen her platformda sıklıkla tekrar ettikleri Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e “Ey Oğul” diye başlayan nasihatini hatırlatmak isterim…

Ey Şevket Orhan!
“Abi”ysen! Bundan böyle özfe bize; uysallık sana… Güceniklik bize; gönül almak sana… Suçlamak bize; katlanmak sana… Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana… Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana… Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana… Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana… Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana…

***

Ve fakat
Görünen o ki; Şevket Abi ve bazı “Abi”ler için bu nasihatin zerre kadar bir kıymeti harbiyesi yok. Zira kısa bir süre önce, başka “Abi”ler de benim “işten atılmam” için patron ziyaretlerinde bulunup, “Egemen Abi rahatsız” uyarısı yapmaktan geri durmamışlardı… Dün, “işten atılmam” için patron kapısını aşındıran “Abi”ler, bugün ise mahkeme kapısı aşındıran “Abi”ler… Ne diyelim, canınız sağ olsun…

 ***

 

Ahmet Okumuş çok iddialı

Yerel siyasetin,
Tansiyonu yüksek tek partisi Ak Parti değil elbette. Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’yle birlikte Demokrat Parti’deki hareketlilik de fazlasıyla dikkat çekici…

Demokrat Partililer,
25 Mart’ta, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirecekleri il kongresine odaklanmış durumdalar…

Hâlihazırda,
Atamayla iş başında bulunan mevcut İl Başkanı Ahmet Yıldırım’la birlikte, Ahmet Okumuş ve Zeki Ekren de aday…

Ve fakat
Basınla kurduğu temas ve oluşturduğu kamuoyuna bakılacak olursa en iddialı adayın Ahmet Okumuş olduğu konusunda hemen herkes hemfikir…

Zira
Dün görüştüğüm Okumuş, başkan seçilmesi halinde neleri hayata geçireceğini büyük bir heyecanla anlattı… Mesela, “göreve geldikten üç ay sonra teşkilat binası ve örgütü olmayan ilçe ve belde kalmayacak” dedi Okumuş…

Ayrıca,
Atayacağı on ayrı başkan yardımcısıyla her gün İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenleyeceğini; bu yolla “siyasette fırsat eşitliği” sağlayacağını vurguladı…

Öte yandan,
“Siyasette şeffaflık” ilkesinin yerleşmesi adına, her üyenin bir dilekçeyle, partinin o ayki gelir ve giderlerini öğrenebileceğini belirtti… Kadın ve gençlik kollarının özerk bir yapıya kavuşması ve seçimle göreve gelmelerinin önünü açacaklarını anlattı. Ayrıca, “kadın kotası”na karşı olduğunu belirten Okumuş, nitelikleri uyduğu müddetçe kadın sayısının erkekten fazla bile olabileceğini özellikle ifade etti…

Ahmet Okumuş,
Daha önce başka siyasi partilerde de görev yaptığı eleştirilerine, “ben yüzde 50’lik bir partiden yüzde 1’lik bir partiye geldim. İddiam ve ideallerim uğruna siyaset yapmak için buradayım” dedi…

Bence de haksız sayılmaz,
Zira yüzde 1’lik bir yerden yüzde 50’lik yere geçmiş olsa eleştirecek bir yan bulunabilir belki ama tersi olunca durup düşünmek lazım! Görünen o ki; Demokrat Parti, Ahmet Okumuş’la daha fazla gündem olacak

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR