Limak Elektrik
11 Aralık 2017 Pazartesi

Şimdi 438 kelimeyi oku sonra hep oku!

Şehir’den,
Köşedaşım Pınar Yeniyiğit’in Line Tv’de Pazartesi akşamları hazırlayıp canlı sunduğu, “Kum Saati” programını bilmeyeniniz yoktur sanırım…

Geçen haftaki konuğu
Ak Parti İl Başkanı Sedat Yalçın’dı. Seyredebildiniz mi bilmiyorum ama Pınar’ın, Başkan Yalçın’a yönelttiği ilk ve son soru, alakasız gibi görünse de, sonuncusunun ilkine cevap teşkil etmesi bakımından çok can alıcı geldi bana…

Bizim Pınar,
İlkin, Başkan Yalçın’ın iki defa atama, bir defa da seçimle koltuğa oturduğunun altını çizip, “genel merkez neden hep Sedat Yalçın diyor?”  diye sordu. Son soru ise, “kitap okuyabiliyor musunuz?” şeklindeydi ki; verilen cevap bu yazıya da ilham oldu…

Şöyle ki;
Pınar’ın, “okuyabiliyor musunuz?” sorusuna Yalçın, yeni bitirdiği ve hâlihazırda okumaya devam ettiği kitapları ve içeriklerini bir çırpıda anlatarak, “evet, okuyorum. Hem de iyi okuyorum” dercesine adeta ezber bozdu…

***

Yüce yaratıcının
İlk emri, “oku” olmasına rağmen, okumanın kıyısından geçmeyen bir millet olduğumuz noktasında hemen hepimiz hemfikirizdir herhalde

Okumayan
Bir milletin siyaset erbapları da, ne yazık ki; bu acı, yakıcı gerçeğin içindeler ve yine, ne yazık ki; bunun değişmesi adına bir kaygıları da yok…

Ve fakat
Böylesine ölümcül bir tabloda Sedat Yalçın gibi okuyarak hizayı bozan bir siyasetçiye rastlamak gerçekten de sevindiriyor insanı…

Zira
Siyasetçiler başta olmak üzere toplumda, bırakın okuyanı, sorulduğunda birkaç kitap adı sayacak insan sayısı bile bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır.

Belli ki;
Ak Parti genel merkezi de Yalçın’ın bu ezber bozan yanının farkında ve birilerinin her türlü çelme takma hamlelerine rağmen ısrarla, “Sedat Yalçın” demekten geri durmuyor.  

***

Tamam da,
Şimdi ben bütün bunları, sırf Başkan Yalçın’ın hizayı bozan yanını anlatmak için mi yazdım? Elbette ki hayır!

O halde,
Asıl meramımı anlatayım. Biliyorsunuz, Bursa bir süredir, CHP İl Başkanı Metin Çelik’in gündeme taşıdığı “üyelik” konusunu tartışarak geçirdi zamanını. Peki, bu tartışmadan kim ne fayda sağladı? CHP’nin oyu mu arttı veya Ak Parti’nin oyu mu azaldı? Tabii ki; hayır!

Madem,
Fındıkkabuğunu doldurmadı bu tartışma ne diye böylesine gündem edildi ve edenler bundan ne umdu? Oysa tersi olsa… Yani, siyasilerimiz, “oku” emri üzerine ve okudukları üzerinden yerinde paylaşımlarla kayda değer bir farkındalık yaratsalar, kente ve hepsinden önemlisi gençlere muhteşem bir model olmazlar mı? O model ki; yeniden yeni bir “İnsan Medeniyeti”nin işaret fişeğini ateşlemez mi?

Bunu yapmak,
Çok zor olmasa gerek ki; bizim Pınar’ın, program sonunda aklına esip sorduğu, “okuyabiliyor musunuz?” sorusuna Başkan Yalçın’ın bir çırpıda ve içeriği dolu verdiği cevapla adeta kanıtladı bunu… Ne diyelim bu da bir Sedat Yalçın farkı olsa gerek… Darısı diğerlerinin de başına…

Son söz:

Kuşkusuz okumaya dikkat çekmek sadece siyasilerin işi değil. Bu fakir gibi Yazı Gündelikçilerinin de işi… O halde bizim Pınar’a da bir önerim olacak… “Okuyor musunuz?” sorusunu her konuğuna sorsun. Dahası konuklarına bir de kitap hediye etsin…   

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR