Limak Elektrik

Sümbüllübahçe’de ne konuşuldu?

Tıpkı,
Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın, Genelkurmay eski başkanı Yaşar Büyükanıtla Dolmabahçe Sarayı’nda yaptığı ve içeriği ikisi arasında “sır” kalan konuşma kadar gizemli bir hale büründü; Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Sümbüllübahçe Konağı’nda, Ak Parti’de adı il başkanlığı için geçen Hayrettin Çakmak ve Şevket Orhan’la yaptığı görüşme…

Peki;
Gerçekte ne konuşuldu dersiniz Sümbüllübahçe Konağı’nda? Basına yansıyan şekliyle Hayrettin Çakmak 15 dakika, Şevket Orhan 30 dakika süreyle Bülent Arınç’ın yanında kalıp, il başkanlığı için niyet beyanında mı bulundular, yoksa başka şeyler mi konuşuldu?

Hemen belirteyim,
Hayrettin Çakmak’ın yaptığı görüşmede konu ne kendisinin ne de bir başkasının il başkanlığı değildi kesinlikle. Çakmak’ın tamamen şahsıyla alakalı özel bir durum görüşüldü ki; siyasi olmayıp, insanı yanı bulunan bu görüşmenin içeriğini paylaşmak uygun düşmez…

Ve fakat
Şevket Orhan il başkanlığı hususunda inceden bir nabız yoklaması yaptı. Ancak iddia edildiği gibi 30 dakika falan sürmedi bu konuşma.  Ben diyeyim 3, siz deyin 5 dakika. Hepi topu bu kadar…

Şevket Orhan’ın;
Bülent Arınç’tan aldığı cevap pek de iç açıcı olmasa gerek ki; kısa süren görüşmenin çıkışında suratından düşenin bir parça olduğu söyleniyor…

Bu iddiayı;
Doğrulayacak şöyle bir yorumda bulunmak istiyorum. Biran Şevket Orhan’ın, Bülent Arınç’tan olası bir yeşil ışık aldığını düşünün. O gün bugündür böylesine derin bir sessizliğe bürünür müydü?

Sadece gazeteci olarak değil,
Ak Parti’yi ve bugün adı bir yerlerle birlikte zikredilen birçok kişiyi kılcal damarlarına, alyuvarlarına, atomlarına kadar tanıyan birisi olarak diyorum ki; Şevket Orhan, Bülent Arınç gibi bir otoriteden cılız da olsa bir ışık almış olsaydı büyük bir zafer kazanılmış edasıyla Bursa çalkalanırdı… Ak Parti içerisindeki bazı mahfiller, “bu iş bitti” diyerek tek kelimeyle sarhoş olurlardı…

İlla ki;
Kulis kovalamaya veya müneccim olmaya gerek yok. Bu saydıklarımın hiçbirisi olmadığına göre, Bülent Arınç’ın, Şevket Orhan’a verdiği cevabın olumsuz olduğunu söylemek pekâlâ mümkün… Şu halde, Sümbüllübahçe üzerinden üretilen, yayılan içi boş dedikodulara itibar etmeye gerek var mı?

***

Yeri gelmişken;
Ak Parti il kongresiyle alakalı fakat aktörlerinin Bakan Faruk Çelik ve Nazım Maral olduğu başka bir iddiayı da paylaşmak istiyorum…

İddia o ki;
Bakan Faruk Çelik’in, teşkilatlara “şekil verme” sevdası hala bitmemiş. Daha önce Cafer Yıldır ve başkaca isimler üzerinden yürüttüğü çalışmayı son süreçte Nazım Maral eliyle yürütüyormuş…

Nazım Maral,
Başta ilçe başkanları olmak üzere Ak Parti tabanında etkisi olabileceğini düşündüğü isimleri ziyaret ederek, “Bakanımız sizinle bir yemek yemek istiyor” diyerek bazı mesajlar götürüyormuş…

Öyle anlaşılıyor ki;
Bakan Çelik, (hadi iyi niyetli davranalım) Çelik değilse bile “Çelikçiler” kuru inatlarından vazgeçmemişler… Ne var ki; Bülent Arınç’la yeniden zemin bulan “Erdemliler Hareketi” içerisinde bu hırs ve kin kokan hamleler kendini daha çabuk ele veriyor ki; herkes neyin ne olduğunu daha net anlıyor…  

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR