Limak Elektrik

"Terbiyesiz milletvekilleri"

Ortaokulda,
Mesleğine aşık Türkçe öğretmenimiz, sınıfta olmadık zamanda, olmayacak şekilde birbirine sataşan arkadaşlara kızdığı zaman, "terbiyesiz milletvekilleri gibi neyi alıp veremiyorsunuz" derdi...

Efendim,
Meslektaşım Mustafa Özdal'ın, önceki gün"AK Partili milletvekillerinin terk ettiği BESOB'da neler yaşandı" başlıklı yazısını okurken anımsadım bu yıllanmış hatıramı...

Bayramın ikinci günü 
BESOB'un bayramlaşmasına başka konuklarla birlikte Ak Partili ve CHP'li milletvekilleri de katılmış. Mustafa'nın yazdığına göre, sırasıyla söz verilen CHP'li vekiller siyasete girmeden, "adalet" temalı konuşmalar yapmışlar. Ak Partili vekil Müfit Aydın ise CHP'lilerin "adalet"e vurgusunu bir sataşma olarak görüp “Türkiye'de adalet sorunu yoktur, yürüyenler adaletle sorunu olanlardır”şeklinde bir ifade kullanınca CHP'liler de buna cevap vermek için hareketlenmiş. Sonrası ağız dalaşı, derken birileri Müfit Aydın'a "terbiyesiz" demiş ve Müfit Aydın da dönüp, "terbiyesiz sensin" demiş.

Ne güzel değil mi?
Başınız göğe erdi mi şimdi? Tek kelimeyle herkes kendisine yakışanı yapmış. Zaten güzel olan, insanın kendisine yakışanı yapmasıdır değil mi?

CHP'nin Sarıbal'ını,
Yüksel Baysal'a havale ediyorum. O bildiği gibi yapsın. Ben ise  elime sağlam bir kızılcık kalemi(!) alıp Ak Partili Müfit Aydın'a şöyle bir girişeyim.

Ey Müfit Aydın!
Sen bir Ak Partilisin, dahası Ak Parti'nin milletvekilisin. Kulağına ezan okuyup, adını Müfit koyar gibi söylüyorum. "Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül alma sana... Suçlamak bize; katlanmak sana... Acizlik yanılgı bize; hoş görmek sana... Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana... Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana..."

Ey Müfit Aydın!
Bayram nedir sen bilmez misin? Sen hiç Reis'in "Balkon Konuşması"nı dinlemedin mi? Hadi geçtik balkonu, daha üzerinde dumanı tüten, "kapı kapı dolaşacaksınız, gönüllere gireceksiniz..." sözünü de mi işitmedin?

Şimdi bana,
Mahallenin mızıkçıları gibi, "ama onlar başlattı" diyerek kendini savunmaya falan kalkma sakın. CHP'liler mağlup oldukça hırçınlaşıyor, hırçınlaştıkça da bir sonraki mağlubiyetin yoluna taş döşemiş oluyorlar. Tamam da sana ne oluyor? Sen köprüler yapacaksın! Sadece boğazın bir yakasından diğerine değil, gönülden gönüle köprüler yapacaksın. Böyle her gittiğiniz yerde köprüleri yıkacak bir yaklaşım içinde olursanız ne kendiniz gittiğiniz yerlerden dönebilir, ne de partiyi götürdüğünüz yerden geri getirebilirsiniz. Yazık olur, yazık edersiniz. Nitekim ediyorsunuz da...

Ve fakat
Tek kabahatli Müfit Aydın mı? Değil elbette. Bu işleri Bursa'da layıkıyla kotaracak bir il başkanı yok ne yazık ki. Reis, "metal yorgunluğu" diyor ya hani; işte o yorgunluğun ne boyuta ulaştığını Ak Parti'nin Merinos'ta yaptığı bayramlaşmada net olarak gördük. Açık söylüyorum, lalettayin bir mahalle başkanı kendi mahallesinde bir bayramlaşma tertipleseydi Merinos'takinden daha kalabalık, daha heyecanlı, daha samimi olurdu.

Olmadıysa, olmuyorsa,
Problem büyük demektir ki; 15 Temmuz'da ve devam eden gecelerde sabahlara kadar nöbet tutan partililer bayramlaşmaya gelmiyorsa durup düşünmek gerekmez mi? Bir kez daha söylüyorum, Bursa'da Ak Partililer Ak Parti'ye küskün, kırgın, kızgın... Ak Parti Bursa'da nezaketin yerini hakaret, vizyonun yerini hamaset aldığı müddetçe bu irtifa kaybı hızla devam edecek demektir.

SON SÖZ:
Eğer Ak Parti, 2019'da tarihsel çapta büyük bir kırılma yaşamak istemiyorsa herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor. Bugünden tezi yok, Bursa'da yeniden yeni bir heyecan dalgası oluşturacak, gerçek soruları sorup, gerçek sorunların çözümüne yoğunlaşacak, her kesin/kesimin saygı duyacağı, temsil kabiliyeti yüksek, entelektüel donanıma sahip bir il başkanına ihtiyaç var. Hem de ölümcül derecede ihtiyaç var.  Öyleyse soruyorum, bu isim sizce kim olmalı?  

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR