ROTA BURSA

Üçüncü gurubun yolu yol değil!

Ak Parti’de,
İl kongresinin eli kulağında artık. Günlerdir süren heyecanlı bekleyişin sona ermesine şunun şurasında 8 gün kaldı.  İl Başkan adayları Sedat Yalçın ve Şevket Orhan bir taraftan son toplantılarını yaparken öbür taraftan da listelerini şekillendirmenin telaşındalar…

Nitekim
Meslektaşlarım, köşelerinden kimlerin kimin listesinde olacağına dair, “liste toto” çalışması yapmaya başladılar bile… Henüz yazmadım ama benim tahminlerimle örtüşenler veya ıskalayanlar var. Buda normal olsa gerek, çünkü nihayetinde yaptığımız birer tahmin…

Bütün bunlara evet,
Fakat bir de “üçüncü gurup” diye adlandırılanlar var ki; henüz ne yapmak istediklerini anlayan bir Allah’ın kuluna rastlamadım… “Kim bunlar” demeyin sakın. Zira Ak Parti’deki, “üçüncüler”in kimler olduğunu tavuklar bile biliyor…

Elbette ki;
Herkes iktidar partisinde yönetici olmak isteyebilir. Hatta bunun için meşru yoldan bir çalışma da yürütebilir. Ancak Ak Parti İl Yönetim Kurulu üyeliği, potansiyel sahiplerine ne vaat ediyor olmalı ki; “Üçüncüler” bu denli hırsla pazarlık yapar hale gelmişler?

Duyuyor / görüyoruz,
Üçüncüler, Sedat Yalçın ile Şevket Orhan arasında adeta nefes almaksızın mekik dokuyorlar… Ne konuşuyorlar, ne öneriyorlar, ne istiyorlar orasını Allah bilir…

Üçüncüler’in
Sayılar az ama kerameti kendilerinde görüp, “Osmangazi’de şu kadar, Yıldırım’da şu kadar, Nilüfer’de şu kadar adamımız var” deyerek, parmak hesabıyla Ak Parti delegesini kendi nefislerine pazarlık konusu ediyorlar… Şu halde birisinin çıkıp, bu “Üçüncüler”e, “Ak Parti babanızın malı değil, ayağınızı denk alın” demesi lazım ki; buna ivedilikle ihtiyaç olduğu çok açık…

Sorsanız,
“Dava” derken ağızlarından salyalarını sepiterek bir “dava” daha çıkar… Ama icraata gelince “tıssss…!” Bugüne kadar “ne başardınız?” diye sorsak yine “tısss…!” Madem Ak Parti delegesi üzerinde bu denli bir hakimiyetiniz var o zaman “çıkın kendiniz aday olun” desek, bu sefer en kallavisinden bir  “tısss…!” daha… İyi de kardeşim, böyle “tısss…, tısss…” nereye kadar? Tamam, Muhammedi olmaya yüreğiniz yetmiyor, bari ya İsa’ya yarayın, ya Musa’ya yaranın yahu!

Bu Üçüncüler’in,
Bir de “ben karşı tarafla denge sağlarım” diyerek kendisini Kaf Dağı’nda gören bir kanadı var ki; orasını ne siz sorun ne de ben söyleyeyim… Tek kelimeyle itici… 28 Şubat’ın Müslümanlar’da yarattığı tahribattan “nefsi tatmin” sağladığını bilmem duymayan kaldı mı?

Anlayacağınız,
Bu Üçüncüler’in yolu, yol değil. Sedat Yalçın’a gidip yönetim pazarlığı, Şevket Orhan’a gidip delege pazarlığı yaparak bir yere varılmaz. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bursa’da yeni oluşu ve yoğun iş yükünden ötürü sizin “tısss…!” olduğunuzu hemen fark edemeyebilir belki fakat bu samimiyetsiz duruşunuz parti tabanının gözünden kaçmıyor doğrusu…

Hadi diyelim ki;
Sedat Yalçın bu Üçüncüler’in taleplerini kabul edip istedikleri sayıda kişiyi yönetime aldı, sonuç ne olur dersiniz? Ahde vefa gösterip canla başla çalışırlar mı? Ne gezer… Kongre daha yılını doldurmadan, “kuyu kazma” çalışmalarına başlamazlarsa dişimi kırarım ben…

Peki;
“Şevket Orhan bu Üçüncüler’i yönetimine alsa ne olur?” diye sorabilirsiniz. Hemen söyleyeyim. Üçüncüler’in derdi Şevket Orhan’ın yönetimine girmek değil. Şevket Orhan kartıyla Sedat Yalçın’dan istediklerini kopartmak… Üçüncüler, “tek akıllı” kendilerini gördükleri için gözümüzün içine bakarcasına çevirdikleri dolapların anlaşılmadığını sanıyorlar… Ama çok fena yanılıyorlar…

SON SÖZ:

Ey Üçüncüler! Birinci olmak için, yüksek bir ahlak, samimiyet ve sadakatle yol yürümek gerektiğini biliyorsunuz fakat nefsinize ağır geliyor. İkinci olmak için en azından tarafını belli edip meşru yoldan çalışmak lazım ki; bu da işinize gelmiyor. Haliyle size kala kala üçüncülük kalıyor. Kusura bakmayın siz buna müstahaksınız… (Bu bile çok ama hadi neyse…)

           

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR