Vali Küçük'e içki kumpası!

En son söyleyeceğimi,
En başta söyleyeyim. Bursa Valisi İzzettin Küçük'e 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda düpedüz "içki kumpası" kurdular...

Peki, kim kurdu bu kumpası?
Bilmiyorum, ancak burnuma kötü kokular geliyor. FETÖ kokusu geliyor mesela. Veya Vali Küçük'ün Bursa'ya gelmesiyle birlikte fiyakası bozulan bazı Ak Partili kılığına girmiş "nokta nota" çocuklarının adeta nokta atışı gibi geliyor bana...

Efendim,
Yeni başlayanlar için konuyu kısaca özetleyeyim. Bursa'daki Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda isteyene içki ikramı da yapıldı. Bu uygulama şehrimize yeni gelen henüz çiçeği burnunda sayılacak Vali Küçük'le de başlamadı üstelik. Nitekim önceki valiler döneminde de yapılan rutin bir uygulama aslında...

Ve fakat
Ne hikmetse bu sefer konu krize bağlandı... Davete katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve Kent Konseyi Başkanı Hasan Çepni, Twitter hesabından, büyük bir iş başarmış edasıyla duyurdu konuyu.

Neymiş efendim,
"Reis, Beştepe'de Kur'an okuturken Bursa Valisi içki ikram ediyor"muş. Bak bak bak... Doğrusu gözlerim yaşardı Çepni'nin hassasiyetinden. Ey Hasan Çepni! Sen ne ara hafiyeliğe soyundun? Senin derdin ne Hasan Çepni? Seni kim fişekliyor, sen kimin kılıcını sallıyorsun? Sen hangi FETÖ'cünün veya FETÖ yancısının oyununa, kumpasına alet oluyorsun? Sana bu aklı hangi kurnaz verdi Hasan Çepni?

***

İzzettin Küçük'ü tanımam,
Bursa'ya geldiğinden beri sadece 15 Temmuz hain darbe kalkışmasının hemen akabinde yerel basınlaDerebahçe'de gerçekleştirdiği tanışma toplantısında gördüm kendisini. O gün bu gündür de dünya gözüyle ne gördüm ne de iki kelam ettim.

Lakin, basın mensuplarıyla
Buluştuğu o akşam, 15 Temmuz gecesinde yaşadıklarına değindi ve hatta Bursa'daki otomobil devi bir fabrikanın Genel Müdürü'nün kendisini arayıp, "üretimi durdurayım mı?" sorusuna kararlı bir tavırla, "kesinlikle durdurmayın" talimatını verdiğini anlattığında verdim notunu. 15 Temmuz'daki duruşundan, sevk ve idaresindeki kararlı tavrından ötürü gözümde büyüdü Vali Küçük. Kaldı ki; Şanlıurfa'daki başarıları da cabası... 

***

Yeniden,
Resepsiyondaki "içki" konusuna dönecek olursak, bildiğim kadarıyla Vali Küçük'ün Şanlıurfa'daki görev süresince Cumhuriyet resepsiyonlarında içki ikram edilmedi.  Bursa'daki ilk resepsiyonu öncesinde, "burada usul nasıl" diye soruyor ve aldığı cevap, "isteyene ikram ediyoruz efendim"şeklinde oluyor ki; O da arıza çıkmasın diye ses çıkartmıyor.

İyi de,
Bursa'daki uygulama öteden beri "arıza çıkmasın" modunda devam ederken birileri bu sefer "içki ikramını"servis ederek durup duruken arıza çıkarttı.

Biliyorum,
Şimdi bazı aklı evveller çıkıp, "sen de mi içkiyi savunuyorsun?" diyerek bu fakire atarlanmaya kalkıp, akıllarınca kendi asıl yapmak istediklerinin anlaşılmasını örtmeye çalışabilirler. Ancak boşuna uğraşmasınlar, bizi bilen biliyor.

Burada asıl soru/sorun şu,
Önceki resepsiyonlarda içki ikram edildiği halde gıkını çıkartmayan üstelik içki ikram eden Vali'lerle can ciğer kuzu sarması olanlar Vali İzzettin Küçük'e karşı neden saldırmak ve bel altı vuruşla yıpratmak istediler? Vali Küçük, kimin/kimlerin keyfine, konforuna çomak soktu da onu kötülemeye, "kötü" ilan etmeye kalktılar?

Ey Hasan Çepni!
Vali'lerin ne derece Reis'i takip ettiklerini sormak/sorgulamak sana mı kaldı? Sen o kadar Müslüman'san, o kadar dürüstsen, o kadar yürekliysen; bırak iki kadeh içkiyi de, danışmanlığını yaptığın Recep Altepe'nin Reis'i ne derece takip edip etmediğini sorgula hele bi...

Bursa'nın
Bağrına saplanmış Doğanbey'in nasıl bir şehir katliamı olduğunu hatırlat mesela... Mesela Bursa'nın trilyonlarının o ucube stada neden gömdüğünü sorgula... Veya Reis, "inlerine girin" dediği FETÖ'cülerin kılına bile neden dokunulmadığının hesabını sor. Reis, Ankara'da bas bas bağırırken "sen neden FETÖ'nün okuluna araç hediye ediyorsun" de mesela. Veya daha düne kadar FETÖ'nün basın yayın organlarına verilen ilanların hesabını sor. Büyükşehir'den FETÖ şirketlerine verilen ihaleleri irdele. Bursa trafiği felç olmuş vaziyette, insanlar sinir harbinden ölecek, bunun hesabını sor. Sorabilir misin? Soramazsın. Peki, neden soramazsın? Sorarsan yarın ne danışmanlığın kalır ne de Kent Konseyi Başkanlığın... Tamam, bunları soramıyorsun, bari birilerinin ahlaksız, edepsiz, iğrenç senaryosunda ucuz "İslamcı" figüranlığına soyunma. Biz seni "adam" bilirdik, adam rolünü oynama devam et... (Ha bir de, onu bunu arayıp, 'yazıyı kaldır, paylaşımı beğenme' diye trip atma emi!)

Hazır yeri gelmişken,
Bir çift lafım da, Ak Parti İl Başkanı Cemalettin Torun'a olacak. Hoş, Cemalettin Torun artık sözün bitti yerde am ben yine de şansımı deneyeceğim. Ey Cemalettin Başkan! Yeni Vali hemşerin değil diye bu kumpaslara göz yumuyorsan vebaldesin diyorum daha bir şey demiyorum. 

SON SÖZ:

Uyuma Bursa! Bu şehri babasının malı sanan ve Arnavut böreğine, maklubeye meze eden birileri, kendi kaplarına sığdıramadıkları Vali'yi akıllarınca yemeye çalışıyorlar... Son sözün son sözü de Vali'mize olsun. Sayın Vali'm; yanınızda/yakınınızda olanlara lütfen dikkat edin, sizi yanlış yönlendirmesinler...     

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR