Limak Elektrik

Yavuzselim, Mamuşa’dan uzak mı?

 11’inci yılında 12’den vuran parti

Önceki akşam,
BUTTİM’in bahçesine vardığımda tahminimin ötesinde bir manzarayla karşılaştım. 5 bin civarında insan ama tek bir kusur yok… Mum gibi duran teşkilat mensupları büyük bir disiplin ve özen içerisinde gelen konuklarla ilgilenip, adeta gecenin feyzinden daha fazla istifade etmek için birbirleriyle yarışıyorlardı…

Abartmıyorum,
İftara katılan diğer birçok gazeteci dostumla birlikte, konuştuğum fakat gerçekte tanımadığım birçok katılımcılının kanaati de öyle… Kime sorsanız, “muhteşemdi” demekten kendini alamıyor. Gerçekten de muhteşemdi…

Bülent Arınç’ın,
“Bursa teşkilatları başarılırdır” demesi de son derece yerinde bir tespitti ki; bütün yüreğini ortaya koyan ekiple birlikte bu ekibi çalıştıran İl Başkanı Sedat Yalçın’ın hakkını bir kez daha teslim etmiş oldu…

Ve tabii ki;
250 binin üzerinde üyeyle Türkiye 1’inciliği de bütün çabanın/ çalışmanın adeta vesikası gibiydi. Arınç’ın,“Muhafazakâr Demokrat” kavramını açıklarken altını çizerek söylediği “12’den vurmak, damarı yakalamak” sanırım böyle bir şey olsa gerek…

Altın çağı yaşayan kim/ler?

BUTTİM’deki,
Muhteşem gecenin “tek olumsuz tarafı ne?” diye sorsak kahir ekseriyet Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin “gereğinden fazla uzattığı ve gecenin ruhuyla uyuşmayan konuşmasıydı” derdi herhalde…

Hakikaten de öyle,
“Bu dönem belediye ve Bursa altın çağını yaşıyor…” diye övünen Recep Altepe’yi dinlerken kulaklarıma inanamadım. Yahu bu ne kibirdir böyle… Eğer tarihte yaşanmış altın çağlar böyleyse vay o çağların haline… Haa Altepe, altınla kast ettiği ÇAĞLAR(!) başkası ise bak orada haksız sayılmaz… Zira perişan yönetilen Bursa’da altın çağını yaşayanlar da yok değil…

“Metro bizim işimiz değil demiyoruz”

Bu çılgın söz de,
Yine, Başkan Altepe’nin o gereğinden fazla uzun ve gecenin ruhuyla örtüşmeyen konuşmasında sarf ettiği fakat ne anlama geldiğini kimsenin anlamadığı bir cümle…

“Metro bizim işimiz değil demiyoruz” diyor Recep Altepe… Bir de deseydiniz bari… Soruyorum metro yapmak kimin işidir Allahaşkına?

Şimdi,
Bir doktor, “tedavi etmek bizim işimiz değil demiyoruz” dese veya bir avukat, “duruşmaya girmek bizim işimiz değil demiyoruz” dese nasıl karşılarsınız? Yine, bir şoför “araba kullanmak bizim işimiz değil demiyoruz” dese, bir öğretmen, “derse girmek bizim işimiz demiyoruz” dese ne garip, anlamsız bir cümle kurmuş olur değil mi?

Metro yapmak  
Tabii ki de; belediyenin işi… Hem de yapması elzem bir iş… Ey Altepe! Gözümüzün içine baka baka “bizim işimiz değil demiyoruz” diyemezsiniz. Çünkü: metro yapmak zaten sizin işiniz…

Yavuzselim, Mamuşa’dan uzak mı?

Başkan Altepe,
Bir nefeste, “icraatın içinden” sunumu yaparken Balkanlar’da yaptıklarına da geniş bir yer ayırdı BUTTİM’de.

Bu esnada
Kulağıma eğilen bir partili, “Vallhi Recep Altepe, Özgen Keskin hastalığına tutulmuş” dedi. Malum Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin de mikrofonu kapmaya görsün, hele bir de, “ben yok, biz varız” cümlesiyle söze başladı mı aşk olsun tutabilene…

Sonra
Başka bir vatandaş daha eğildi kulağıma ve “Yavuzselim, Mamuşa’dan uzak mı?” dedi. Hayırdır dediğimde, “Yavuzselim’de Su Deposu Caddesi’ndeki parkın haline bak ta, hayır mı, şer mi kendin gör” dedi…

Kuşkusuz
O vatandaş, uyarısıyla omuzlarıma bir sorumluluk yüklemiş oldu. Toz toprak içerisinde oynayan çocukları görünce kanaat getirdim ki; Yavuzselim, Recep Altepe’ye, Mamuşa’dan daha uzaktaymış… Eğer aksi olsaydı Yavuzselim’deki o park 2011’den beri bitirilmez ve çocuklar pisliğe mahkûm edilir miydi? 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR