Yıldırım Belediyesi’den şok uygulama!

Hani,
“Burası Türkiye” diye bize özgü bir söz var ya; olması imkânsız olayların oldurulması halinde söylenir ve aslında şaşkına dönülmesi, dudakların uçuklaması gereken böylesine haller karşısında şaşılmaz bile…

İşte bu söz
Yıldırım Belediyesi için adeta “cuk” oturuyor. Haliyle sözü de, “burası Yıldırım Belediyesi” diye değiştirmek gerekiyor…

Nitekim
Şimdi anlatacağım, Yıldırım Belediyesi’nin şok uygulaması ancak bu sözle açıklanabilir. En iyisi mi ben lafı uzatmayayım da, bu konuda son kararı siz verin ve son yorumu siz yapın…

***

Hatırlarsınız,
Önceki yazılarımda da peyderpey bahsetmiştim. Yıldırım Belediyesi’nin bol keseden verdiği “geçici ruhsat”lar yüzünden kolay kolay geçmeyecek bir sancısı var… Ki; bu konu bir gün bir yerde patlarsa Allah korusun, enkazının altında çok kişi kalabilir…

İşte bugün,
Böylesine çetrefilli bir konuyu sereceğim gözlerinizin önüne… Vatandaş (ismi bende saklı) Kurtuluş Caddesi’nde bir işyeri açmak için belediyeye müracaat ediyor.

Belediye,
Daha önce “kaçak” zaptı tutup, “yıkımına” karar vererek para cezası kestiği bu yere, “İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatı” veriyor. Yetmiyor, işyerini denetleyip, uygunluğunu rapor edilip, harcını da alarak tatil günlerinde de çalışması için ayrıca bir ruhsat daha veriyor.

Ve fakat
Aynı işyeri bir süre sonra el değiştiriyor ki; ne hikmetse curcuna da ondan sonra başlıyor. Ruhsatı veren aynı Yıldırım Belediyesi, aynı işyerinin, “kaçak” bir yerde faaliyet gösterdiği gerekçesiyle “encümen kararı” ve “Başkanlık Oluru”yla, “İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatı’nın iptal edilmesini” istiyor…

Doğal olarak
Olay yargıya intikal ediyor. Belediye avukatı mahkemeye gönderdiği yazıda konuyu şu cümlelerle özetliyor: “İDARENİN AÇIK HATASI sonucu verilen ruhsat, kazanılmış bir hak doğurmayacağından, ‘Başkanlık Makamı Oluru’ ile iptal edilmiştir.” Tabii ki; avukat, davanın reddi ile dava ve vekâlet masraflarının da işyeri sahibine bırakılmasını saygıyla arz ve talep etmeyi de unutmuyor…

***

Evet,
Özet olarak sunduğum bu uygulama, “burası Türkiye” dediğimiz ve bunu, “burası Yıldırım Belediyesi” diye değiştirdiğimiz söze tam da uymuyor mu?

Hoş,
Ruhsatın önce verilip, sonra iptalinin istenmesine dair ucu başkalarına dayanacak derin iddialar da yok değil. Fakat bütün bunları dikkate almasak ve sadece belediye avukatının da beyan ettiği gibi, “idarenin açık hatası” bile olsa, bu hatanın hesabı sorulmayacak mı?

Yani,
Böyle bir hatayı vatandaş belediyeye karşı yapsa başında boza pişirilirken, belediye vatandaşa karşı yapınca, “geçmiş olsun” deyip geçmişe mi gömeceğiz? Bu Allah’tan reva mı? Kararınız ve yorumunuz nedir?

 

Mustafa Gültekin’i TWİTTER’den takip edin!

www.twitter.com/seferisair

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR