24 Ağustos 2017 Perşembe
ROTA BURSA

AK PARTİ BURSA İL BAŞKANI AYHAN SALMAN OLDU!

AK Parti'de referandum kongrenin önüne geçti!

Kongre konusuna geçmeden evvel, hafta sonu Bursa'ya gelen ve bir dizi açılışlara katılan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'la alakalı çarpıcı bir iddianın altını çizmek istiyorum. 

Bakan Yılmaz'ın, Bursa ziyareti sırasında, sahibi FETÖ'den tutuklu olan Halıca mağazasını programına alması başta AK Parti tabanı olmak üzere FETÖ hassasiyeti olan kamuoyunca hoş karşılanmadığını hatırlatmak isterim. Zira bir taraftan FETÖ ile mücadele için amansız bir çaba harcanırken diğer tarafta bu türden ziyaretler insanların kafasında soru işaretlerinin oluşmasına neden oluyor. Kuşkusuz Bakan'ın maksadı bu olmasa da, niyetler doğru anlatılmadığı ve anlaşılmadığı zaman kalplerde soğukluklar oluşuyor. Kimin kimi ziyaret edeceğine biz karışacak değiliz elbette ancak sonuçları bakımından bu iyi niyetli uyarıyı yapmayı da bir görev olarak görüyoruz.

Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra şimdi dönelim asıl konumuza... AK Parti'de, ilçe ve il kongrelerine dair takvim aşağı yukarı belli olmuştu. Buna göre, Buna göre takvim Ocak ayı itibariyle başlayacak, Şubat ve Mart aylarında ilçe kongreleri tamamlanacak ve nihayet Nisan ayında da il kongrelerinin bitirilmesi öngörülmüştü. 

Ne var ki; MHP ile AK Parti arasındaki yakınlaşma siyasetin yol haritasında bir dizi değişime neden oldu. Nitekim, ana başlığı "Başkanlık Sistemi"nin oluşturduğu Anayasa değişikliği konusunda MHP ve AK Parti kurmayları hummalı bir çalışma içerindeler. 

Bu konuda gelinen son noktayı, MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman Bursa İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında açıkladı. 

Büyükataman, AK Parti'nin hazırladığı Anayasa değişikliği taslak metinin MHP'ye geldiğini ifade ederek şu açıklamayı yaptı: "MHP bünyesinde oluşturulan hukukçulardan müteşekkil komisyonda taslak metin üzerinde detaylı ve kapsamlı, kabul etmeyeceğimiz, eksik bulduğumuz ‘gözden geçirilmesi gerekir’ şeklinde değerlendirdiğimiz değişiklik halini ihtiva eden metin AK Parti’ye hafta sonu itibariyle ulaştırılmış ve bu konuda çalışmalar karşılıklı olarak devam etmektedir. Dolayısıyla metne son şekli verilmeden metinle ilgili muhtevası bakımından bir açıklama yapmak, değerlendirmede bulunmak doğru değil. Şüphesiz bu çalışma muhtemeldir ki önümüzdeki hafta belli bir noktaya getirilebilir. Karşılıklı olarak mesele olgunlaşıp tereddütler giderildikten sonra bu husus kamuoyunun bilgisine sunulacaktır ve son şekli komisyona geldikten sonra TBMM’ye en kısa süre içinde iletilmesi temin edilecektir. Bu teklifin sahibi şüphesiz Ak Parti'dir. Dolayısıyla TBMM’ye metni getirecek olan da Ak Parti'nin kendisi olacaktır." 

Evet, İsmet Büyükataman'ın da altını çizdiği gibi süreç hızla ilerliyor ve son rötuşlar yapıldıktan sonra teklif Meclis'e gelecek. Üzerinde anlaşılmış metnin Meclis oylamasından hızla geçeceği halk oyuna sunulacağı da ortada... 

Haliyle, AK Parti, bu önemli gelişmeyle birlikte önceden belirlediği kongre takvimini askıya aldı ve anayasa değişikliğinin oylanacağı referandum sonrasına bıraktı. 

Referandumun ise en erken bahar aylarında olacağını hesaba katarsak kongre sürecine epey bir süre olduğunu söyleyebiliriz. Hatta, yeni anayasanın kabul edilmesiyle birlikte başlayacak olan başkan seçimi ve yaklaşan yerel ve genel seçimleri de hesaba katarsak AK Parti'nin adeta "hızlandırılmış kongre" yapmak zorunda kalacağını bile söyleyebiliriz. 

Tam da burada çok önemli başka bir konu daha var ki; aslında hemen herkesin fazlaca merak ettiği taraf burası... Şöyle ki; FETÖ'nün   Temmuz'daki ihanet kalkışmasından sonra ülkede topyekun bir temizlik harekatı başladı. 

Askeriye, polis, eğitim, sağlık başta olmak üzere kamunun hemen bütün kurumlarından binlerce FETÖ'cü ihraç edildi. Kuşkusuz bu sürecin siyasi ayağı da var ve şu ana kadar temizlik harekatının başlamadığı bir alan olarak öylece duruyor. Zaman zaman duyuyoruz, şu kadar milletvekili, şu kadar Bakan'ın da "ByLock" kullandığı iddialarını... Ancak bunlar şimdiye kadar birer iddia olmaktan öteye geçmedi ve siyasi kimlik taşıyan kimse hakkında bir işlem yapılmadı. 

İşin siyasi ayağında temizliğin daha dikkatli yapılması gerektiği muhakkak ortada. Bu bağlamda Ak Parti, kongre sürecini erkene alıp, önce parti içerisini temizleme, akabinde de yerel ve genel seçimleri erkene alarak belediyeleri ve Meclis'i temizleme iradesine sahipti. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Araya "Anayasa değişikliği" gibi çok daha önemli bir konu girince siyasetin yol haritası da ister istemez değişti. Ancak Ankara'dan kulağımıza çalınanlara bakılırsa, kongrelerin ertelenmesi demek topun ağzında olan ilçe ve il başkanları/yönetimleri için tehlikenin geçtiği anlamına gelmiyor. İşte zurnanın "zırt" dediği yer de burası. Her an Ankara'dan bir telefon gelebilir ve "bir zahmet istifanızı verin" diyebilirler....

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR