24 Ağustos 2017 Perşembe
ROTA BURSA

AK PARTİ BURSA İL BAŞKANI AYHAN SALMAN OLDU!

Ara seçim mi geliyor?

Erken yerel seçim, erken genel seçim derken şimdi de bir ara seçim gündemde. Yani, en son söyleyeceğimizi en başta söylersek, ara mı, yerel mi, genel mi, erken mi henüz net değil ancak artık bir seçimin olması kaçınılmaz hale geldi...  

 

Bu konuyu irdeleyeceğiz fakat öncesinde bir hususun da altını çizmek istiyorum. Bir "Türkiye partisi" olma iddiasıyla yola çıkan HDP'nin geldiği nokta tam anlamıyla teröre teslimiyettir ki; bu durum aslında "Barış Süreciyle" başlayan umutları kimlerin ne adına tükettiğinin de açık ispatıdır... 

Oysa, Cumhurbaşkanı Erdoğan, "baldıran zehri içeceğim" dediği ve kararlılıkla, samimiyetle yıllanmış, kangren olmuş bu sorunu çözmeye eğildiğinde, HDP'liler de Erdoğan kadar cesur olabilselerdi ve "o zehri biz de içelim ve artık 'barış' gelsin" diyebilselerdi bugün böyle mi olurdu? Olmazdı elbette... 

Şimdi gelelim olası bir seçime... Biliyorsunuz, Türkiye Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi ekseninde bir erken seçimi tartışıyor bir süredir. Daha önceleri CHP ve MHP aynı safta durup "Başkanlık Sistemi"ni getirecek her türlü adıma karşı olduklarını ifade ediyorlardı. Muhalefetin bu duruşu yapılan tartışmaların bir ayağının havada kalmasına neden oluyordu. 

Ne var ki; 15 Temmuz'daki hain darbe kalkışmasıyla birlikte Muhalefet partilerinde de ciddi kırılmalar oldu. Hemen hemen aynı eksende yürüyen CHP ve MHP yol ayrımına girdiler ve CHP, HDP'ye yaklaşırken, MHP'de Ak Parti'ye yaklaşarak saflar siyasette saflar daha da netleşmiş oldu. 

Bugün, Ak Parti ve MHP'nin, HDP'li vekillerin tutuklanmasının yerinde ve isabetli bir karar olduğunu söylemeleri ve buna karşın CHP'nin hararetle HDP'yi savunması siyasette netleşen safların en bariz göstergesidir. 

Peki, HDP'li milletvekillerinin tutuklanmasıyla kapımızı bir ara seçim çalar mı? Veya olası bir ara seçimden nasıl bir sonuç çıkar? Hadi soruyu daha da net bir şekilde soralım. Bir ara seçim olursa Ak Parti, Anayasa değişikliğini ve Başkanlık Sistemi'ni referanduma götürmek için ihtiyaç duyduğu 330 sandalyeye ulaşır mı? 

Süreci bir hatırlayalım isterseniz. Mayıs ayında dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin Anayasa değişikliği yürürlüğe girmesiyle birlikte haklarında fezlekeler bulunan milletvekilleri ifadeye çağırılmaya başlanmıştı ki; HDP'li vekiller bu ifade çağrısına uyamayacaklarını alenen ifade etmişlerdi. Nitekim dokunulmazlıkları kalkan ve herhangi bir vatandaş gibi yargılanma sürecine tabi olan HDP'li vekiller savcılıkların çağrısına uymadıkları gibi, zaman zaman yaptıkları açıklamalarla hukuka, devlete ve anayasal düzene adeta meydan okudular. 

Hal böyle olunca normal bir vatandaşa uygulanan prosedür neyse savcılıklar halklı olarak gözaltı kararı verdiler ve polis zoruyla hakim karşısına çıkan HDP'lilerin bir kısmı tutuklandı. 

Peki, tutuklanan vekillerin milletvekilliği düşüyor mu? Cevap hayır. Milletvekilliklerinin düşmesi için bir mahkumiyet kararının verilmesi, o kararın Yargıtay'ca onanıp, TBMM'de okunması gerekiyor. 

İşte zurnanın "zırt" dediği yer de tam burası. Böyle bir durumda bir ara seçim söz konusu olur mu?Milletvekilleri hakkında bir mahkûmiyet kararı kesinleşirse Meclis tablosu da değişmiş olacak. Anayasa'ya göre üye tam sayısının 5'te 1'i, yani 28 sandalye boşalırsa 3 ay içinde ara seçime gidilmesi gerekecek ki; 59 milletvekili bulunan HDP'de 28 vekil hakkında kesin mahkûmiyet kararı verilirse işte o zaman bir ara seçim söz konusu olacak. 

Tabi, bir de, HDP Grubunun tutuklama kararlarına karşı topyekun istifa etmeleri halinde bir ara seçim söz konusu olabilir. Ancak bu durumda da vekillerin istifaları ancak genel kurulda kabul edilmesi halinde geçerli olacaktır. Genel kurulda kabul edilmezse istifalar geçerli olmaz.

Peki, ister 28 kişinin vekilliğinin düşmesi şeklide, isterse de HDP'li vekillerin topyekun istifaları şeklinde olsun. Bir ara seçim yapıldığında sonuç ne olur dersiniz? Hadi, hep birlikte bu konuda biraz kafa yoralım...  

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR