Allah için birbirimizle uğraşmayalım!

Ülkemizde cereyan eden son olaylarla ilgili olarak ara sıra köşemi ulema-i İslamdan; M. Abduh, C. Afgani, Bediüzzaman… ve istiklal şairimiz merhum M. Akif Ersoy’a vermek istiyorum. Yüzyıl öncesinden bakınız nasıl feryat ediyorlar. Eğer bunlardan ibret ve ders alınsaydı, bugün ciğerimizi yakan bu hadiseler olur muydu? Hastalık mikrobu aynı, lakin reçete uygulanmasına müsaade edilmiyor, bilmem anlatabiliyor muyum? İşte Akif’in feryadı:

“ Ey cemaat-i müslimin! Şu son İslam yurdunu çepeçevre kuşatan kanlı felaketler yok mu? İşte onlar bizim kendi yüzümüzden, evet, hiç kimsenin değil, hep bizim kendi yüzümüzden meydana geldi. Zannederim ki bu hakikati düşünemeyecek kadar sersem, ortadaki faciaların karşımıza geçip mel’un mel’un sırıtan sebeplerini göremeyecek derecede kör değiliz. Öyle ise her birimiz yalnız yüreğinin yandığını değil, vicdanın da nedamet (pişmanlık) azabıyla kıvrandığını hissediyor demektir.

TUTULAN YOL UÇURUMA ÇIKAR…

Eğer bütün Müslümanların vicdanındaki bu nedamet duygusu diğer hissiyatın hepsine galebe etmiş ise istikbali olsun kurtarmak kabildir. Yok, hala şunu bunu mahkûm edivermekle işin içinden sıyrıldık zannına kapılarak eski inadımızdan, şikakımızdan, nifakımızdan vaz geçmezsek bugünü daha yarından arayacağımıza hiç şüphe etmemeliyiz.

Tutulan yol, bugünkü uçuruma çıkacağını bundan seneler evvel bize söyleyenlere inanmadık; nasihatlerine kulak vermedik. Hatta biçarelerin her birini birer suretle itham ettik! Ne ise maziyi bir tarafa bırakalım. Çünkü olan oldu. “Kırk nasihatten bir musibet yeğdir”, derler. Biz bir değil, binlerce musibet gördük; hala da görüyoruz. Bari bundan sonra olsun gözlerimizi açalım. Bundan böyle olsun aklımızı başımıza alalım. Aynı delikten tekrar tekrar ısırılmayalım.

MAAZALLAH BU HÜKÜMET YIKILSA…

Artık Allah için olsun birbirimizle uğraşmaktan vazgeçelim. Artık bu fırkalara, bu mel’un tefrikalara nihayet verelim. Biliyorsunuz ki doğuda, batıda, kuzeyde, güneyde ne kadar Müslüman varsa hepsi mahkûm; hem de mahkûmiyetlerin en zelili, en sefili ile mahkum. İşte o zavallıların şimdilik dinlerini olsun muhafaza edebilmeleri de şu hükümet sayesindedir. Maazallah bu hükümet de yıkılacak olursa (yahut Batı hegomanyasına geçerse) Rusya’daki, Çin’deki, Hind’deki, Cava’daki elhasıl dünyanın her yerindeki yüzlerce milyon Müslüman artık dinine sahip olamayacak (mülteciler için Alman hükümeti Hristiyan olursanız sizi alırız sözünü hatırlayınız). O zaman biz yalnız kendi vebalimizi değil, 400 milyon (şimdi 1,5 milyar) ibadullahın da vebalini de yükleneceğiz! Ne dünyayı görecek gözümüz, ne huzur-u Rabb-ül –alemine çıkacak yüzümüz kalmayacak.

EY CEMAAT-İ MÜSLİMİN…

Bakınız birbirimizle uğraşa uğraşa ne hale geldik…“ Ey cemaat-i müslimin! Bizi düşmanlarımızın kuvveti bu hale getirmedi; onların içimize ektikleri tefrika tohumudur bizi mahveden…bugün biz kendimizin, kendi seyyiatımızın, hatalarımızın mağlubuyuz.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR