23 Ağustos 2017 Çarşamba
ROTA BURSA

Avrupa'nın asimile ettiği Moriskolar!

Biliyorum ne alakası vardır diyorsunuz? Vardır vardır, hem de bu “Referandumun”, “Recmi Şeytan” ile bile alakası vardır.

Bakınız “İberya adasında” bin yıl süren Müslümanlığın (Endülüs Medeniyeti), Haçlı İttifakı ile yeryüzünde bir benzeri olmayan, “vahşice  ve canice muamelelerle” izi ve kökü bile kalmayacak bir şekilde kazınarak, sürülerek, öldürülerek, asimile edilerek, dünyanın dört bir tarafına nefyedilerek ( İspanyol Müslümanlara Moriskolar deniyor) yok edildi. Hem de kendi ülkelerinden, kendi topraklarından. (meraklılarına Alfa yayınlarından çıkan, “Kan ve İman” adlı Matthew Carr’in, İslami İspanyanın tasfiyesini anlatan kitabını tavsiye ediyorum. Gerçi biz pek okumayı sevmeyen milletiz de…)

Burada, Batılı Medenilerin (!) karanlık vicdanlarını, vahşi fıtratlarını, Müslümanlara olan, bitmez-tükenmez kin ve öfkelerini müşahede edebilirsiniz.  Bugün de olduğu gibi.

Fakat bir şeyi daha açık ve net görürsünüz; yapılan mezalimin, nasıl büyük bir ustalıkla ters yüz edilerek kitaplara geçirildiğini, tüm bunların Moriskolar'ın kirlenmiş kanının temizlenmesi için yapıldığını, ruhlarına girmiş şeytanlardan arınmaları, Hıristiyan dünyasının sapkın  bir inançtan, şeytani bir anlayıştan, kafir bir fikirden ve akideden kurtarmak için yapıldığını okursunuz.

VAHŞİ VE YOBAZ AVRUPA!

Bu vahşeti, katliamı, asimilasyonu ve soykırımı en acımasız yöntemlerle icra edenlerin, aziz ve saygın insancıl, hümanist, demokrat, adil ve dürüst oldukları; şehir konseylerinde, engizisyon mahkemelerinde, Lordların ve asillerin toplantılarında; ayrıca her türlü festivallerde, bayramlarda, dini ve milli törenlerde yüksek sesle ve yazılı olarak dağıtılan bildirilerde ilan ediliyordu.

Kendi dışındaki dünya devletlerini aldatmak için de Moriskolar'ın”, ayaklandıkları, isyan ettikleri, bedevi ve vahşi kalkışmalarda bulundukları yalanını ustalıkla işliyorlardı. Bunların eğitilmesi için her türlü fedakârlığın yapıldığını, ancak kanlarının ve fıtratlarının “Muhammed’in mezhebiyle” son damlasına kadar kirlendiğini, kabil-i ıslahlarının mümkün olmadığını, bu nedenle topyekun imha ve ihraç’tan başka bir çare bulunmadığını, yazdıkları mektuplarla elçilere ulaştırılıyordu.

Ellerinde taştan ve sopadan başka hiçbir şey olmayan Zavallı Moriskolar! Kaderine rıza göstermekten başka bir imkânı olmayan zavallı Mağribiler! Bin yıllık topraklarını ve dinlerini yitirirken, tüm Avrupa’nın seyretmekten ve için için sırıtmaktan başka yaptığı tek şey; roman ve senaryolarla, eğlence ve festivallerle, mikrop ve şeytan olarak adlandırdıkları “Müslümanlardan” kurtulmanın hazzını ve lezzetini yaşamak ve tatmaktan başka bir şey değildi.

Bugün de aynı Haçlı muamelesiyle karşı karşıyayız ve yine aynı numara; adalet, medeniyet ve demokratlık hile ve fitnelerle dolu bir numara. Bu defa ters tepecek, göreceksiniz.

Devam edecek.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR