Limak Elektrik

Başkan Altepe'ye sesleniyorum!

Sayın Başkan,

Evvela; Yaptığınız güzel hizmetlerden dolayı sizi tebrik ederken, Bursa’da yaşayan bir vatandaş olarak bir istek ve talebimizide dile getirmek istiyorum.

Her karış toprağınaİslam’ın mührünü nakşeden, mezar taşlarından tut da hanlarla, saraylarla, çeşmelerle, camilerle, minarelerle ve husussan bayram günleri ve kandil gecelerindeki örf ve adetleriyle Anadolu toprağına İslam’ın mührünü basan ecdadımızın,“mirasına ve manevi şahsiyetine” sahip çıkarak bütün bu eserleri yeniden “ihya ve inşa” etmeniz, nesiller boyu alkışlanacak büyük bir hizmettir. Ve inanıyorum ki, bu aynı zamanda da büyük bir ibadettir.

Sayın Başkan; Bu hizmetlerinizden ve gayretlerinizden dolayı, sizi tebrik ve takdir ediyorum. Sadece Bursa’mızda değil, husussan Balkanlarda da yok olmuş, ayağa düşmüş, unutturulmuşbir tarihi,mekanları ve sembolleriyle beraber, yeniden ihya etmek, Haç’ın karşısında Hilal’i, İlây-ı Kelimetullahı  gurbet ellerde, ecnebi diyarlarda İlan etmek, sünnet-i seniyyeyi tekrar canlandırmak, İslam’a iç ve dış mihraklar tarafından saldırıların yoğunlaştığı bu yıllarda en anlamlı bir destektir, bir hizmettir ve şahsi farzlardan da ehemmiyetli bir ibadettir.

Sayın Başkan; “Sünnet-i seniyyenin içinde en mühimi, İslamiyet alametleri olan ve şeaire de taalluk eden sünnetlerdir.Şeair, adeta hukuk-u umumiye nev’inden, cemiyete ait bir ubudiyettir. Birisinin yapmasından o cemiyet umumen istifade ettiği gibi, onun terkiyle de umum cemaat ondan mes’ul olur. Bu nevi “şeaire” riya giremez. Ve ilan edilir. Nafile nevinden de olsa şahsi farzlardan daha OSMANLIYI İHYA İSLAM’I İHYADIR!

Hiç şüpheniz olmasın ki; Avrupa’nın Türkiye’ye olan bütün husumeti, Türkiye’nin yeniden, ecdadın İslam coğrafyasında oynadığı rolüne dönmesinden, İslam katarının dümenine geçmesinden, unutturulan “Tevhid Ruhunu” uyandırmasından, şeairlerive İttihad-ı İslam’ı ihya ve inşa etmek gayretindendir.

Bakınız, Merkel;  “Erdoğan, Avrupa’nın dengesini bozuyor yaptığı icraatlar ve bu icraatlarına OSMANLI  ismini vermesi Avrupa gençliğini rahatsız ediyor”, diyerek bunu açıkçaifade etmiştir.

Şimdi bu güzel, devasa hizmetlerin yanında, Bursa’mızda ulaşım araçlarının, mübarek bayram günlerinde ücretsiz olarak işlememesi büyük bir eksikliktir, noksanlıktır, hatta yapılan diğer hizmetlere de tezattır.

Bakınız, sadece “körfez köprüsünden” beş günde geçen araç sayısı, yaklaşık beşyüzbine tekabül etmiştir. Her arabada 4-5 kişi olduğunu varsaysak, iki-iki buçuk milyon insan oradan geçmiş ve Hükümetin devasa hizmetlerini gözüyle müşahede etmiştir. Bu nedenle, aleyhte yapılan bütün iç ve dış propagandalara rağmen vatandaşın hükümete olan desteği azalmadan devam ediyor. Zira hiçbir şey göz ile görülen bir hizmetin aleyhine sizi çeviremez.

Sizden de genelde fakir-fukaranın, garip-gurebanın kullandığı ulaşım araçlarını, Bursaray’ı Müslümanların birbiriyle kucaklaştığı, akraba ve yakınlarıyla kaynaştığı, bu “dini bayramlarda” ve hatta “dini gecelerde” Osmanlıdan kalma, islamişeairin bir göstergesi olan örf ve adetlerimize destek olmanızı katkı koymanızı istirham ediyorum. Bunun nezdinizde maddi ve manevi getirisi ve götürüsü ile tartışılmasını bekliyoruz ve istiyoruz. 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR