21 Ağustos 2017 Pazartesi
ROTA BURSA

Bırakınız havlayıp dursunlar!

Fransız filozoflarından birisi olan Denis Diderot bir makalesinde (Bir Filozofun Bir Krala Söylevi), - ki kendisi aynı zamanda Cizvit Okulu mezunu bir Katolik rahibi adayıdır-  ülkeye hâkim olan iki etkin güçten kurtulmanın yolunu, ayrıntılı bir şekilde anlatmıştır.

Bu makaleye baktığımızda sanırım, Ülkemiz de şu anda cereyan eden olayların nereden ve neden kaynaklandığının bir sebebini de görmekteyiz. Top yekûn içte ve dışta oluşturulmuş hegomonik oluşumların, hep birden, neden oklarını Türkiye’ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı’na  çevirdiklerini bu makaleden net anlıyoruz.

Bu ülkedeki akl-ı selim sahiplerinin de bunu görebilmesi için evvela;  kendi küçük-büyük menfaatlerini bir tarafa bırakmaları elzemdir. Aksi takdirde bilmeden bu şer kuvvetlerinin ekmeğine yağ sürmüş oluruz.Bakınız bu makalede,

DİDEROT NELER SÖYLÜYOR:

“ Efendim, eğer rahipleri istiyorsanız (unutmayalım ki o tarihlerde Batı’da, rahipler yönetimde söz sahibi kişilerdi), filozoflara ihtiyacınız yok demektir ve eğer filozofları istiyorsanız rahiplere ihtiyacınız yoktur. Çünkü biri aklın dostu ve bilimin geliştiricisi olarak anılırken, diğeri aklın düşmanı ve cehaletin savunucusu olarak tanınır; ilki iyi, ikincisi kötüdür.”

“Sizin hem rahipleriniz hem de filozoflarınız var, filozoflar fakirdir ve pek ürkütücü değildir. Oysa rahipler çok zengin ve tehlikelidir. Filozofları zengin etmekle ilgilenmenize gerek yoktur, çünkü zenginlik filozoflara zararlıdır. Onları korumanız gerekir sadece; rahiplerinizi ise yoksullaştırmayı ve onlardan kurtulmayı arzulamalısınız.”

“Onları fakirleştirirseniz hem onlardan hem de onlar yüzünden milletinize bulaşmış tüm yalanlardan kurtulmuş olursunuz. Çünkü fakirleştiklerinde kısa zamanda alçalmış olacaklardır; elde edilecek onur veya kazanılacak bir servet olmazsa kim bunların peşinden gider ki?

 Ama onları nasıl yoksullaştıracaksınız? Ben size bunu açıklayacağım:

Onların ayrıcalıklarına saldırmamak ve hemen başlangıçta onları normal vatandaşlar seviyesine indirmeyi denememek konusunda çok dikkatli olmalısınız. Bu hiç de adil ve beceriklibir davranış olmaz; adil olmaz çünkü, tacınız nasıl size aitse, o ayrıcalıklar da onlara aittir, onlar bu ayrıcalıklara sahiptir ve onların sahip olduklarına dokunursanız,sizin sahip olduklarınıza da dokunulur; çünkü sizin için de en uygun olan zamanaşımı yasasına saygı göstermekten daha iyi bir çözüm yoktur. ..

Burada Diderot, sistemden beslenen hâkim bir gurubun nasıl tasfiye edileceğini ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. Özellikle ilk başlarda onların imtiyazlarına ve menfaatlerine doğrudan doğruya dokunulmamasını ve zamana bırakılmasını söylüyor.

Ülkemizdeki laik zihniyetlilerin bu kadar şuursuzca saldırdıklarının altında yatan neden, acaba ellerindeki ayrıcalıklarını (ekonomik, siyasi ve bürokratik) kaybetmeleri değil midir?

Ha filozoflar kesimi ise; onları kaale bile almayınız, bırakınız havlayıp dursunlar. 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR