21 Ağustos 2017 Pazartesi
ROTA BURSA

Bugün Hiçbir Felaket Ve Musibet Yoktur Ki İçinde Yahudi Parmağı Bulunmasın!

“Bugün hiçbir felaket ve musibet yoktur ki içinde Yahudi parmağı bulunmasın. Savaşlar ancak Yahudi bankerler yüzünden çıkar. Yahudiler hiçbir savaştan etkilenmezler. Yahudiler dünyayı birbirine karıştırarak ve kapıştırarak uzaktan seyretmeyi pek ziyade arzu ederler…” (Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri s.40)

 

Evet, yukarıdaki sözler bir İngiliz Misyoner şefine aittir. Elhak doğrudur. Yahudilerin parmağı ve onların destekçileri olan çanak yalayıcıları bu ülkede etkin ve yetkin olduğu müddetçe, iç karışıklar bitmez ve bitmeyecektir.

 

Sultan A.Hamit’i tahtan indirdikleri günden beri, bu ülkede muktedir pozisyonundadırlar.O günden beri, İslam dinini hedef tahtasına koyup, halkın inancıyla, örf ve adetleriyle, kültürüyle alay ediyorlar. Onun için bu milletin sahnedekileri iyi tanıması gerekir.

 

İsterseniz bir de Hz. İsa’nın bu lanetliler için kullandığı sözlere bakalım ki, ülkemizde cereyan eden bilhassa kirli ekonomik savaşın nedeni ve bitmeyen hile ve tuzakların arka yüzü bir nebze deşifre olsun.Hem de Hak namına bunların arkasına takılan bazı safdiller gerçeği daha çıplak görebilsin.

 

Hz. İsa,Barnabas İncilinin 68. Bölümünde bakınız bu peygamber katilleri için ne diyor:

 

«Allah'ın bize Cennet'te ne vereceğini size anlatmamı istersin. Bakın, size diyorum ki, ücretleri düşünenler patronu sevmezler. Önünde bir koyun sürüsü bulunan bir çoban kurdun geldiğini görünce onları korumaya hazırlanır; (ama) tersine, ücretli, kurdu görünce koyunları ve sürüyü terk eder. Huzurunda durduğum Allah sağ ve diridir ki, eğer babalarımızın ALLAH'ı sizin Allah'ınız olmuş olsaydı, «Allah bize ne verecek» diye aklınızdan geçirmezdiniz. Tersine, Davud Peygamber'in dediği gibi derdiniz: «Bana verdiği bunca şeye karşılık ben Allah'a ne vereceğim?»


Anlayasınız diye, sözlerimi bir temsille anlatacağım. Kralın biri, yol kenarında hırsızlar tarafından soyulup, ölme derecesinde yaralanan bir adam gördü. Ve, ona acıyıp, bu adamı şehre götürerek  (gerekli) bakımını yapmalarını kölelerine emretti ve onlar da bunu tüm dikkatleriyle yerine getirdiler. Ve, kral hasta adama karşı büyük bir sevgi duyup, kızını ona verdi ve varisi yaptı. Şimdi, bu kral mutlaka en merhametli (bir kraldı); fakat, adam köleleri dövdü, ilâçları küçümsedi, karısına kötü davrandı, kral hakkında ileri geri konuştu ve sipahilerini ona karşı ayaklandırdı. Ve, kral herhangi bir hizmet istediğinde, «Kral bana ödül olarak ne verecek» der dururdu. Şimdi, kral bunu işitince, böylesine dinsiz bir adama ne yapsın?»


Hepsi (birden) cevap verdiler. «Yazıklar olsun ona, kral onu her şeyden yoksun bırakır ve şiddetli, bir biçimde cezalandırır.» O zaman Îsa dedi: «Ey kâhinler, yazıcılar, Farisîler ve siz, benim sözümü dinleyen Baş kâhin: «Size Allah'ın, peygamberi Îşaya aracılığıyla söylediğini bildiriyorum: «Ben köleleri besledim ve yücelttim, fakat onlar beni küçümsediler.»


Kral, İsrail kavmini bu dünyada acılarla dolu bularak, onlara kulları Yusuf, Musa ve Harun'u verip, bakımlarını yaptıran Allah'ımızdır. Ve Allah'ımız onlara karşı öylesine bir sevgi duymuştur ki, İsrail kavmi uğruna Mısır'ı vurmuş, Firavun'u boğmuş ve Kenanîlerle Medyenliler'in yüz yirmi kralını darmadağın etmiştir; İsrail Kavmi'ne kanununu vermiş, onları insanlarımızın oturduğu (toprakların) tümüne varis kılmıştır.


«Fakat, İsrail Kavmi'nin yaptığı nedir? Ne kadar peygamberi öldürmüş, ne kadar peygamberliği bozup lekelemiştir; nasıl da Allah'ın kanununu çiğnemiştir; bu nedenle kaç tanesi Allah'tan kopup, sizin suçlarınız yüzünden ey kâhinler, putlara kulluğa koşmuştur!
Ve, yaşama biçiminizle Allah'ın şanını nasıl da hiçe sayarsınız! Ve, (sonra da) gelip bana sorarsınız;

 

 

 «Allah bize Cennet'te ne verecek» diye. Bana şöyle sormalıydınız : «Allah'ın bize Cehennem'de vereceği ceza ne olacaktır?» Ve sonra da Allah'ın kendinize merhamet etmesi amacıyla gerçek tevbe için ne yapmanız gerektiğini (sormalıydınız). Size bunu söyleyebilirim ve sizi bu hedefe yöneltiyorum.»

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR