21 Ağustos 2017 Pazartesi
ROTA BURSA

CIA kaynaklı global tarikatlar!

 (İslam Dünyasına Protestanlaştırılmış Türkiye Modeli)

Neden Fetullahçı hareket,Katolik Opus Deitarikatına çok benziyor?  Çünkü ikisini de kendi hesabına çalışması için CIAkurdurmuştur. Aynı model, aynı taktik, aynı yapılanma, kullandıkları kelimeler bile aynı.

CIA, Moon tarikatını kullanarak Dünya Anti Komünist Ligi’ni örgütledi. Moon Tarikatının dünyanın birçok yerinde vakıfları, işletmeleri, okulları, medya kuruluşları mevcut olup, fakir bir köylü çocuğu olan Sun MyungMoon’un bugün müthiş bir portföye sahip olduğu dikkat çekiyor.

Myung Moon liderliğindeki tarikat, Kiliseleri birleştirmek (Unifi-cationChurch) felsefesini yaymak amacıyla düzenlediği toplantılarda çeşitli ülkelerin tanınmış isimlerini bir araya getiriyor ve bu ülkelerde örgütlenmeye çalışıyor Tarikat, Hıristiyanları birleştirmenin yanı sıra, Müslümanlarla Hıristiyanları da birleştirmeyi gaye edindiği için İslami kesimi de hedef kitle seçiyor.

Türkiye’deki ilk girişimleri de bu amaca uygun olarak “Dini Araştırmalar” “Hoşgörü” “Diyalog” görüşmeleri adları altında, Türkiye’den özellikle dini çevreden çok aşina isimler tarikatın toplantılarına katılmaya başlıyor.ABD’de yapılan “Dinlerarası ilişkiler” toplantısına Türkiye’den 40 kadar ilahiyatçı katılıyor.

Tarikat, Türkiye’de 1991 yılında İstanbul’da President Otel’de düzenlenen bu toplantıya katılan Hıristiyan din adamları, Müslüman din adamları, basın ve medyaya kapalı üç günlük bir seminer gerçekleştiriyor, 1994 yılında yine İstanbul’da The Marmara Oteli’nde yine medyaya kapalı olarak gerçekleştirilen bir başka toplantıda Türk kamuoyu için şok isimler katılımcı oluyor.

ANA KAVRAM “HOŞGÖRÜ”!

http://file.reklamstore.com/file/uploads/Adim%20Adim-1/AdimAdim-F-0.gifFetullah Gülen’ in de savunduğu ana kavram “hoşgörü” ve “dinler arası diyalog”. Dahası, Moon tarikatının başlattığı dinler arası diyalog girişimine Türkiye’den de Fetullah Gülen destek veriyor.

Papa ile görüşüp, yetkisinde olmamasına rağmen, “Harran da üç semavi dine din adamı yetiştirecek bir ilahiyat üniversitesi” kurmayı teklif ediyor. Yani Gülen, İstanbul’da izin verilmeyen ruhban okulunun Güneydoğu da açılmasını istiyor.

Fethullah Gülen’in CIA ile ilişkilerini sürdürmede en önemli örtülerinden biri, Dinler arası Diyalog oldu. Bu örtü de bir ABD imalatı. 1950′lerden itibaren dünyanın efendiliğine soyunan ABD, kıtalararası imparatorluğunu sürdürmek için, her kıtasal din içinde kendisine bağlı bir tarikat örgütledi. Bu tarikatların hepsinin söylemi ayni: Dinler arası diyalog. Arap baharı ile Ortadoğu’ya ihraç edilmeye çalışılan Türkiye modeli demokrasi anlayışının temelinde de bu var.

Moon tarikatının, Latin Amerika’daki askeri diktatörlüklerle, İsrail üzerinden kurduğu uyuşturucu ve terör bağı dikkat çekici. Fethullah Gülen’in İsrail ile yakın ilişkisi de onun en ayırt edici özelliği.

Körfez Savaşı’nda, Irak yönetiminin İsrail’e attığı Scud füzesi üzerine İstanbul’da verdiği vaaz ve döktüğü göz yaşları ve ettiği bedduaların kaseti, görsel medyada elden ele dolaştırılıyor.

İsrail ile ilişki, ABD açısından kilit öneme sahip. GrahamFuller’in İslamcı hareketi konu alan “Kuşatılanlar” kitabında, İslamcı hareketlerin Bati ile entegrasyon için yapması gerekenlerin başında  İsrail ile iyi ilişki geliyor.(Graham Fuller, I. O. Lesser, Kuşatılanlar, Sabah Kitapları, İstanbul, 1996, s.126.)

GÜLEN VE KUDÜS BAŞHAHAMI!

Gülen’in İslamcı kitleleri kendisinden soğutma tehlikesine karşın, Kudüs Başhahamı ile yakın ilişkisi ve cemaatin işadamları derneği ISHAD’in İsrail’le bağları, bu politikanın gereği olarak kuruluyor.

Kasım Gülek ismi, Gülen için çok önemlidir. Zira, kendisine açılan bütün yollara ilk adımı Kasım Gülek’in aracılığıyla atmıştır. Kasım Gülek’in vasiyeti üzerine cenaze namazı bizzat Fetullah Gülen tarafından kıldırılıyor. (Bkz. 01.09.1997 tarihli Zaman Gazetesi, 21.01.1998 tarihli Yeniyüzyıl Gazetesi)

Gülen, 1992 yılında ABD’ye gittiğinde, Kasım Gülek’in Amerikan Ordusu’nda albay olarak görev yapan, daha sonra şüpheli bir şekilde ölen, baldızı Aylin Rodomisli (Adı Aylin romanında anlatılan kişi) aracılığıyla Pentagon ve CIA ile ilişkiye geçtiğini de bizzat kendisi söylüyor.

Kasım Gülek’in kızı Tayyibe Gülek, daha sonra DSP’den Adana milletvekili seçiliyor. Ecevit’in son yıllarda Fetullah Gülen’e sempati duyduğu bilinen bir gerçek. Tayyibe Gülek’i yetiştiren kişi, teyzesi Aylin Rodomisli olup, bu kişi aynı zamanda Fetullah Gülen’in Pentagon’la ilişkisini kuran kişidir.

Moon Mesihliğe soyunurken, Fetullah Gülen İslam temsilciliğine soyunmaktadır.  Moon da, Gülen de Amerika’yı üst olarak seçmişlerdir.

Fethullah Gülen’e sorduk:
‘Amerika, sizlerle ilgili referansı merhum Kasım Gülek’ten mi aldı?’ Gülen bu konuda şunları söyledi: ‘Kasım Gülek Bey’in baldızı Amerika’daydı. Yani Pentagon’la irtibatları vardı. Eğer kendisine değişik platformlardan, Beyaz Saray’dan sormuşlarsa ‘Bunlar nedir?’ diye, o da ‘Endişe edilecek bir şey yoktur’ demiştir, referans vermiştir.”

Gülen, 1 Eylül 1997 tarihli Zaman gazetesinde bu ilişkiyi şöyle açıklıyor:
“ABD’de görüştüğüm insanlardan biri Abramowitz’di. O, Türkiye’de bir zaman elçi olarak kalmıştı. Müşterek dostumuz Kasım Gülek Bey vardı. Onun vasıtasıyla gıyaben onu tanıyorduk…”

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR