Fitne ve tuzaklar rabbimin yardımıyla tek tek bozuluyor!

Financial Times Gazetesi şöyle bir başlık atıyor: “Türkiye’nin Cerablus operasyonuyla bu bölgede bir devlet hayalini kuran Kürtlere büyük darbe indirildi.” Aslında bu darbe ABD’ye vurulmuştur.

Bakınız, yıl 23 Eylül 2007, TV bültenlerinde ve basında ABD ile ilgili şöyle bir itiraf haberi yayınlanıyor:

“ABD’li savcılar, Amerikan ordusunun taşeronluğunu yapan Blackwater adlı bir özel güvenlik şirketinin Irak’a kaçak silah soktuğunu ve karaborsada sattığını tespit etti.” Bu iddia idi, ama resmi ağızlar tarafından dünyaya duyurulan bir iddia. Merak edenler ilgili basın organlarına bakabilirler.

Gelelim kaybolan silahların miktarına ve çeşitlerine. Yine ABD savcılarının raporuna göre:

 

“ABD ordusunun araştırmasına göre 2004-23005 arasında Irak Güvenlik Güçlerine dağıtılan 190 bin silah kayıp. Bunların 110 bini Kaleşnikof, 80 bini tabanca, 135 bini koruma ekipmanı ve 115 bin kask kayıp. (Vatan.23.09.2007)

 

Bugünlerde PYD ‘nin kullandığı son model gelişmiş uçaksavarları, tank delicileri… vs silahları bir düşünelim. Bunları iyi niyetle yorumlamak için herhalde aptal olmak lazımdır. Zaten ABD’de her zaman karşısındakileri aptal yerine koymuyor mu? Her zaman olduğu gibi ABD’nin olayları değişik senaryolar ve entrikalarla örtbas ettiği, herkes tarafından bilinen kesin bir gerçektir.

 

MİT MÜSTEŞARI’NDAN BİR ANI

 

İsterseniz ABD’nin Ortadoğu’da oynadığı senaryoyu deşifre etmek için biraz daha geriye doğru gidelim, MİT Müsteşarı Sadi Koçaş’ın anılarında yer aldığı şu ibretlik olayı nazarlara verelim:

 

“ Amerika CIA’nın klasik mücadele yolları ile, 1965’te Adalet Partisini ve Süleyman Demirel’i iktidara getirdiği zaman, karşılık olarak, yeni Türk Hükümetinden bir istekte bulunmuştur: İran- Irak ve Türkiye Kürtlerini federe bir cumhuriyet haline getirelim. Bunu Türkiye’ye bağlayalım. Hem de büyük toprak kazanmış olursunuz., diyorlardı. “

 

Sadi Koçaş’ın MİT Müsteşarı olduğunu hatırlattığımızda olayın sıradan bir plan olmadığını ve işin ciddiyeti hangi boyutlarda cereyan ettiği daha kolay anlaşılacaktır.

Bugün Cerablus’taki harekâta da bu minvalden bakmak lazımdır. Türk ordusu en doğrusunu yapmıştır. Dost ve müttefik (!)  Amerika’nın yalan ve aldatmalarına artık karnı toktur. Yeni stratejisini Batı’nın ve ABD’nin çirkin, yalancı ve ikiyüzlü politikalarının kesinliği ve gerçekliği üzerine bina ettiğinden eminim.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR