İskilipli Atıf Hoca'nın Mahkemesi ve İdamı

Tarih her zaman ibretlerle doludur. Ama ibret alınmadığı zaman da benzer olaylar mütemadiyen devam eder. Bu nedenle “tarih tekerrürden ibarettir” denilmiştir.

 

Bu gün ülkemizde cereyan eden olaylara da o gözlükten bakmak ve ibret almak, bize düşen bir vazife olsa gerektir.

Bakınız, her gün yargı hakkında gazetelerin attığı manşetleri, aşağıda alıntıladığımız İskilipli Atıf Hoca olayı ile kıyasladığımızda zannediyorum ki; “tarih tekerrür eder” sözünün gerçekliğine sizler de hak vermiş olursunuz.

 

İskilipli Atıf Hoca,( (1875 - 4 Şubat 1926), Türk İslam alimi)
Şapka Kanunundan 2 yıl önce yazdığı kitap yüzünden hayatından olmuştur.
Ki daha önce resmi makamlardan izin alınarak yayınlanan bir kitap yüzünden, üstelik Şapka Kanunun yayınlanmasından sonra Trabzon'da yargılanıp beraat etmişken, ikinci kez yargılanıp hiçbir sebep gösterilmeksizin idam edilmiştir.
Karar 2 Şubatta verilir. İnfaz bir gün sonra, 3 Şubatı 4 Şubata bağlayan gece gerçekleştirilir."

 İstiklal Mahkemelerinin meşhur üç Ali’lerinden ( Kel Ali, Kılıç Ali, Necip Ali)

 

Kel Ali namıyla bilinen Ali Çetinkaya mahkeme reisliğini yürütüyordu.

Bir ara büyük bir hışımla Hoca'ya dönerek:

-"Sen şapka aleyhinde bulunmuşsun!..."dedi

Hoca sakin ve vakur bir tavırla:

-"Evet efendim, Şapka Kanunu çıkmadan "2" sene evvel şapkanın bir Müslüman kisvesi olmadığına dair bir risale yazmıştım." dedi.

Kel Ali:

-"Şimdi ne yapıyorsun?" diye sordu.

Hoca:

-"Kanunlara itaat ediyorum" diye cevap verdi. Bunun üzerine Kel Ali yine hiddetle bağırarak:

-"Sen bilmiyor musun ki; şapka da bezdir, fes de bezdir, sarık da bezdir?" deyince Hoca yine aynı sükunetle:

"Evet biliyorum." dedi." Ancak Heyeti Hakiminin arkasındaki bayrak da bezdir. Lütfen o bayrağı kaldırınız da yerine İngiliz bayrağı asınız." karşılığını verdi.

 

Kel Ali pek hiddetlenmişti:

-„Ne diyorsun?“ diye bağırdı. Hoca:

“Efendim şapka bir alamettir. Oysa ki; benim de sizin de giydiğiniz ceket, pantolon ve palto bir adettir. Adet ile alamet arasındaki farkı göstermek için o risaleyi yazmıştım.” dedi.

Bunun üzerine celse tatil olundu ve müdafaasını yapması için muhakeme bir gün sonraya ertelendi.

Hakikaten İskilipli Atıf Hoca, Şapka Kanunun kabulünden iki sene evvel “Frenk Mukallitliği” adlı bir risale yazmış ve bunda şapkanın küfür alameti olduğunu beyan etmişti. Celse tehir edildikten sonar hapishanede müdafaasını yazan merhum, o gece Peygamber Efendimizi (s.a.v) rüyasında görmüş ve kendisine:

 

-“Bana gelmek istemiyor musun ki müdafaa hazırlıyorsun?” buyrulmuş. Bunun üzerine yazdığı müdafaayı yırtan Hoca, mahkemede, “hiçbir diyeceği olmadığını” beyan etmiş. Çünkü gördüğü rüyadan, mutlaka idam edileceğini anlamış.

Atıf Hoca’nın gördüğü rüya gerçekleşiyor. Mahkeme sonucunda ; "(...) Frenk Mukallitliği ve Şapka adındaki kitabı yazdığı ve muhtelif bölgelere göndererek halkı isyana teşvik ettiğinden dolayı 7/12/1341(M.1925)tevkif edilen Fatih Dersiamlarından Hoca Atıf (..) ve diğer arkadaşları haklarında yapılan muhakemeleri neticesinde: İskilipli Atıf ve Babaeski eski Müftüsü Ali Rıza Efendilerin salben(asılarak) idamlarına... karar verildi." hükmü açıklanıyor.

Hemen ertesi günü , halen Ankara'daki Zincirli Camii'nin kenarında bulunan bir hamam harabesi içinde idam edilerek hüküm infaz edilmiştir..

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR