21 Ağustos 2017 Pazartesi
ROTA BURSA

Meleklerin de bayramları var

Deniliyor ki; yeryüzünde Müslümanların nasıl iki Bayramı varsa, gökte Meleklerin de iki Bayram Gecesi vardır. Meleklerin Bayram Gecesi, Şaban Ayının onbeşinci gecesine rastlayan “ Berat” gecesi ile “ Kadir” gecesidir. Müminlerin Bayramı ise Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramıdır. Bu yüzden Şaban Ayının onbeşinci gecesine "Meleklerin Bayramı" adı verilmiştir.

Subkî (r.a) Tefsir kitabında : “Şaban'ın onbeşinci gecesi bir yılın günahlarını, Cuma gecesi bir haftanın, Kadir gecesi ise bir ömrün günahlarını giderilmesine vesiledir. Bu yüzden Berat gecesinin bir adı da “Kefaret Gecesidir” diye buyurulmaktadır.

İki bayram gecesi ile Şaban gecesini ibadet ile geçiren kalpler, diğer kalplerin öldüğü gün ölmez. Bu nedenle bir adı da Hayat Gecesi'dir.”
Hazret-i Peygamber (a.s.m.) Şaban'ın onbeşinci gecesinde yaptığı dua ile ümmetinin üçte biri, ondördüncü gecesinde yaptığı dua ile üçte ikisi üzerine şefaat yetkisi verildiğini, onbeşinci gecesinde ise ısrarla dua etmesi üzerine (Allah'ın emrinden kaçanların dışında) tüm ümmet üzerine şefaat yetkisi verildiğini bildiren rivayete dayanarak bu geceye aynı zamanda “Mağfiret Gecesi” adı verilmiştir.
Şu hadiseye göre bu geceye “ Azad Gecesi” de denilmektedir; “ Hz. Ayşe; ulu Allah bu gece Kelb Kabilesinin sürüsünün kılları sayısı kadar kişiyi cehennemden azad eder.

Hz. Peygamber (a.s.m.) şöyle buyurmaktadır ; “Azrail'e bir sonraki Şaban Ayına kadar ölecek olanların isimleri bildirilir. İnsan bir yandan ev, ağaç dikerken bir yandan da adı ölecek olanlar arasına geçmiştir “, hadisine göre de bu gecenin bir ismi de “Kısmet ve Takdir Gecesidir.”

Hz. Ayşe “Berat Gecesinde” peygamberimizi evde göremeyince gece mescide gittiğinde karanlıkta ayağı O'na takıldı, şöyle dua ediyordu; “Sana cismim ve duygularımın kemali secde etti, kalbim sana inandı. İşte elim ey ulu Allah, onunla işlediğim tüm kusurlara gelince, her uludan istenir. Sen de büyük günahlarımı bağışla. Yüzün yaratıcısına, biçim verene ve üzerine göz, kulak açana secde etti. Ve arkasından başını kaldırıp şöyle dedi: 
Allah'ım! Bana içimde senin korkunu taşıyan , şirkten arı ve uzak, kafir ve günahkar olmayan bir kalp nasip eyle.

Arkasında secdeye kapanarak şöyle dedi:
“Öfkenden kaçıp rızana, cezandan çekinip avfına, senden uzak kalmaktan sakınıp sana sığınırım. Ben seni övecek sıfatları sayamam. Sen kendini övdüğün gibisin. Ben kardeşim Davud (a.s.) gibi ; efendim için yüzümü toprağa sürdüm, efendimin şanına yaraşan affetmektir, diyorum.”.
Cenab-ı Hak idrak içinde bulunan Şaban ve gelecek olan Ramazan ayı hürmetine bizleri şefaat edilenlerin listesine dahil eylesin. 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR