21 Ağustos 2017 Pazartesi
ROTA BURSA

Otel odasında ölen Hıristiyan ünlülerin akıbeti!

Papa 16. Benedictus, Papalığın Resmi yayın organı” Osservatore Romano” gazetesine verdiği bir demeçte;  Avrupa’da ve Batı’daki İslam olgusundan dolayı büyük bir korkuya kapıldığını ve Hırıstiyanlığın yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını ifade ediyor.

Röportajda verilen rakamlara bakıldığında Papa, bu korkusunda, bu endişesinde haklıdır.

Zira aşağıdaki istatistiki rakamlar gerçekten Hıristiyanlığın bir buz parçası gibi eridiğini ve Hıristiyanların da gittikçe İslamiyet’e yöneldiklerini göstermektedir
 
“11 Eylül 2001 olaylarının ardından Islama karşı yoğun baskılara rağmen Amerika’da yer yıl 20.000 kişi Müslüman oluyor.
Avrupa’da ise yılda 23.058 kişi yani günde ortalama 67 kişi İslam’ı seçiyor.
Bu istatistiğe göre, Hıristiyan Avrupa’da Tanrıya inananların oranı % 14tür.
Avrupa’nın en büyük Katolik ülkesi Fransa’da kiliseye gidenlerin oranı sadece %5. Yani bu rakamlara göre Fransa’da birinci din İslam’dır [5.000.000 kişi].”
Kiliselerin durumuna gelince bekâr kalma korkusu nedeniyle rahip olmak isteyenlerin sayısında ciddi azalma var.
Din adamları ve çocuklar arasında homoseksüellik gittikçe yayılmaktadır. (Amerikan İstihbaratı Amerika’daki Katolik kiliselerindeki bu sapkınlık dosyalarını Vatikan’a baskı ve şantaj yapmak amacıyla açık tutuyor. Vatikan
2003’ te Amerika’nın Irak’ı işgaline karşı çıkınca bu dosyalar devreye sokulmuştu.)
Kuzey Amerika’da ise; 1950 li yıllara göre kiliseye Pazar ayinine gidenlerin oranı % 40 azaldı. Bunların üçte biri haftalık ayine katılanlardır. Bir kuşak önce gidenlerin sayısı bunun iki katıydı.
ABD’de yaşayan Katoliklerin % 70 i kilisenin muhalif duruşunun aksine doğum kontrol yöntemlerinin serbest bırakılmasını istiyor.
Vatikan’ın bulunduğu Roma Katoliklerinin % 70 i evlenmeden önce cinsel ilişkiyi onaylıyorlar.

Avrupa başta olmak üzere dünyanın farklı yerlerindeki (Hırıstiyan ülkelerde) eşcinsel evliliklerinin yasal olmasına izin veren ülke sayısı her geçen gün artıyor.

(Kanada, Holanda, Belçika, İspanya, Norveç, Güney Afrika, Arjantin, ABD’de bazı eyaletler eşcinsel evliliklere izin veren ülkeler.)

2005 Gallop araştırma şirketinin düzenlediği bir ankete göre Katoliklerin % 74ü ahlaki konularda kilisenin öğretilerinden çok kendi vicdanlarına göre hareket ediyorlar. Sadece %20si ahlaki konularda kilisenin talimatlarına göre davranıyor. Lezbiyen evlilikler aldı başını gidiyor.
Hayat standartlarının en yüksek olduğu, şehvetin ve içgüdülerin her türlüsünde doyumun zirvede olduğu Hıristiyan batı devletlerinde umutsuzluk, uyuşturucu ve intihar vakaları en yüksek seviyededir.

Dünyanın Hıristiyan kuzeyinde yaşayan % 20 lik nüfus yeryüzü kaynaklarının %86ını tüketirken bu bölgelerde en çok ticareti yapılan üç şey şunlardır;
1-Silah ticareti
2-Uyuşturucu ticareti
3-Fuhuş ticareti

Rakamlar gösteriyor ki, Hıristiyan alemi maalesef büyük bir çöküntü içerisindedir. Ahlakî noktadan olayı değerlendirdiğimizde Papa’nın aslında İslam’a müteşekkir olması gerekir. Zira zaten Batı aile yapısı tamamen parçalanmış ve ortada kalan nesil ise alkol ve uyuşturucu bataklığında çırpına çırpına can vermektedir.

Zaman zaman yazılı ve görsel medyada Hıristiyan ünlülerin acıklı ölüm hikâyelerinin manşete çekildiğini görüyoruz. Batı kültürünün kişiyi nasıl bir akîbete götürdüğünün en bariz bir örneğidir bu haberler.

Evet, bütün hedefi “hayvani ve cinsi arzuları ve istekleri tatmin etmek ” olan, maneviyattan uzak bir yaşamın peşinde koşanların eninde sonunda ulaştıkları “finiş” noktası işte budur.

Dünyayı bir oyun ve eğlence yeri gibi algılayanlar, nefsinin peşinde koşturanlar sonunda yalnızlık içerisinde, otel odalarında can veriyorlar. Aşağıdaki ayet-i kerimeler hayatın bir oyuın ve eğlenceden ibaret olamadığını ve böyle bir algılayan, böyle yaşayanların akibetini hatırlatmaktadırlar:

“(Habibim) sen “Allah” de, sonra da onları daldıkları sapıklıkta bırak, oyalana dursunlar.(Enam/91.Ayet)” Biz, bir 'oyun ve oyalanma konusu' olsun diye göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları yaratmadık.” (Enbiya Suresi, 16) Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar farketmeden onları yavaş yavaş sonlarına yaklaştıracağız. (Araf/Ayet:182)

Şu haberler her şeyi çıplak olarak ortaya koymaktadır:

“ABD’nin güçlü seslerinden ünlü şarkıcı Whitney Houston, bir otel odasında ölü bulundu.”

Çoğu genç yaşta şöhret belasına tutulan bu insanlar; Eroin, Kokain, Alkol, Aşırı dozda bağımlılık yapan ilaçlar alarak yaşamını sürdüren batı gençliği sonunda “Su Testisi Su Yolunda Kırılır” atasözüne uygun olarak genç yaşta perişan bir vaziyette yuvarlanıp gidiyorlar.

Whitney Houston gibi birçok efsane sanatçının yaşamı bir otel odasında son buldu. Çoğu henüz yirmi sekiz yaşına bile ulaşmamış gencecik çocuklar. İşte onlardan bazıları...

Ammy Winhouse,

Jim Morrison,

John Belushi,

Janis Joplin,

David Carradine,

John Bonham,

Oscar Wilde,

Michael Hutchence,

Sid Vicious,

Paul Gray,

Mikey Walsh,

Marilyn Monroe,

Elvis Presley,

Michael Jackson,

PAPA’NIN SORUMLULUĞU

Şimdi Papa’ya soruyorum: Hıristiyan neslinin böyle otel odalarında uyuşturucu komasından ölmeleri mi daha iyi yoksa; İslam’la tanışıp, hem de anne ve babalarına saygılı olarak hayatını bir “Müslüman İsevî” olarak sürdürmeleri mi?

Bence Batıdan cesur seslerin yükselme vakti geldi..

Her şeyi sorgulamaya çalışan Batı dünyası gençliğe, yeni nesil gençlere hiçbir manevi gıdayı veremeyen Kiliseyi artık sorgulamalıdırlar.

Gençlerinin bataklığa, alkole, uyuşturucu..vb. yöne kaymasını engelleyemeyen  “bir  Kilise” de kendisini bir iç hesaba” çekmesi gerekmez mi?

Hem Papa’nın bir sorumluluğu daha var: Artık şu “Barnabas İncili”nin üzerindeki gizemi kaldırıp, ülkelerinde gittikçe yaygınlaşan “bohemist ve ateist” bir hayata karşı Müslümanlarla Tevhid ve iman birliğini” sağlamalı ve böylelilikle Hırıstiyan gençleri içine düştüğü bataklıktan kurtarmalıdır. Şu notu da düşelim; Barnabas İncil’indeki Hz. İsa’nın emir ve öğretileri Papa’ya bu sorumluluğu yüklemektedir.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR