23 Ağustos 2017 Çarşamba
ROTA BURSA

Peygamber Katilleri İsrail Oğulları!

Gizlenen “Barnabas” İncil’inin 203. Bölümünde Hz. İsa şöyle haykırıyor:

“Ey sert yürekli, sapık fikirli (ısrarla İsa’nın Allah’ın oğlu olduğu fikrini kabul ettiklerinden sapkın insanlarla dolu olan mekân. R.A) şehir, sana, seni kalbine çevirmesi için ve sen de tevbe edesin diye kulumu (Hz.İsa) gönderdim;

Ama sen ey bozuk şehir, senin için ey İsrail! Mısır’a ve Firavun’a yaptıklarımın hepsini unuttum. Kulum, hasta vücudunu iyileştirsin diye defalarca ağlarsın; ama senin günahkâr ruhunu iyileştirmeye çalıştığı için, kulumu (İsa) öldürmenin yollarını ararsın. Cezama uğramayan yalnız sen mi kalacaksın? Kesinlikle hayır, çünkü bir orduyla birlikte karşına reisler çıkaracağım. Ve onlar seni kuvvetle saracaklar ve seni onların ellerine öylesine teslim edeceğim ki, gururun doğru cehenneme düşecek. Yaşlıları ve dulları bağışlamayacağım, çocukları bağışlamayacağım, seni tümden kıtlığa, kılıca ve hakarete terk edeceğim ve üzerine rahmetle baktığım mabedi şehirle birlikte ıssız bırakacağım; o kadar ki, uluslararasında bir efsane, bir alay konusu ve bir darb-ı mesel olacaksın. Gazabım üzerinde böyle kalacak ve benim öfkem uyumaz.”

İsa (as) 68. Bölümde de; “Kralın İsrail kavmine bu dünyada çektirdiği acılarına son vermek için kulları (peygamberleri) Yusuf, Musa ve Harun’u gönderip onları nasıl himayesine aldıklarını ve İsrail Kavmi uğruna Mısır’ı vurduğunu, Firavunu boğduğunu ve Kenanîlerle Medyenlilerin 120 kralını darmadağın ettiğini, onlara Kanun’u verdiğini onları o topraklara varis kıldığını,” hikâye ediyor. Sonra bu milletin bütün bu İlahi nimetlere karşı nasıl münkirce ve nankörce davrandıklarını, Cizebel zamanında onbin peygamberin, oğlu Ahab tarafından da yedibin peygamberin katledildiğini “ söyler ve havarilerine dönüp İsa peygamber şöyle seslenir:

“ Fakat İsrail Kavminin yaptığı nedir? Ne kadar peygamberi öldürmüş, ne kadar peygamberliği lekelemiştir; Nasıl da Allah’ın kanununu çiğnemiştir;  bu nedenle kaç tanesi Allah’tan kopup, sizin suçlarınız yüzünden ey Kâhinler (din adamları), putlara kulluğa koşmuştur! Ve yaşama biçiminizle Allah’ın şanını nasıl da hiçe sayarsınız! Ve sonra da gelip bana sorarsınız;

Allah bize cennette ne verecek, diye.

Bana şöyle sormalıydınız: Allah’ın bize Cehennem ’de vereceği ceza ne olacaktır? Ve sonra da Allah’ın kendinize merhamet etmesi amacıyla gerçek tevbe için ne yapmanız gerektiğini sormalıydınız. Size bunu söyleyebilirim ve sizi bu hedefe yöneltiyorum.” (Bölüm 68)

“… böyleyken, burada şersiz, kötülük süz her iyiliği arzuladığınızı gören Allah ne yapacaktır size? Bakın size diyorum ki, Allah size, tüm iyiliklerden yoksun her türlü şerri bulacağınız bir yer verecektir. “(Bölüm 69)

Ben-i İsrail’e bir de İslam kaynaklarından bakalım. Bu hususta en meşhur sahih hadis kitaplarında geçen şu hadis-i şerif İncil’de yukarıda alıntıladığımız bölümle ne kadar örtüşmektedir.

Bence bu hadisin en ilginç ciheti, daha çok kıyamet alametlerinin zikredildiği bölümlerde geçiyor olmasıdır. Kaynaklarda kıyamet alametleri sıralanırken, fitnenin artması, Yahudilerin Müslümanlara yönelik taşkınlık ve zulmü inanılmaz boyutlara varınca, sabır sınırı taşıp artık bu zulme bir dur demek isteyen Müslümanların kendilerini bulup cezalandırmasından çekinen Yahudilerin bulabildikleri her yere kaçıp saklanacağından söz ediliyor.

Hadis-i Şerif’te;“Müslümanlar ile Yahudiler arasında bir muharebe olmadıkça kıyamet kopmaz. O muharebede Müslümanlar Yahudileri tamamen kırıp öldürürler. Hatta bir Yahudi, taş veya ağaç arkasına saklanırsa o taş veya ağaç şöyle der: "Ey Müslüman, Ey Allah’ın kulu, şu arkamda saklananbir Yahudi’dir,  gel onu öldür"denilmiştir.(Sahihü’l Buhâr: Kitabu’l Cihad ve’s- Siyer, Bab:94, Sahiu’l Müslim: Kitabu’l Fiten ve Eşra’tu’s- Saat, Bab:18)

Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz:  Yahudiler bütün bu kötü huylarından dolayı Allah’ın gazabına uğramışlar ve Yüce Allah kendilerinden intikam almıştır. Bu da çeşitli şekillerde gerçekleşmiş ve gerçekleşecektir. Onların tarih boyunca başlarından belâların, musibetlerin eksik olmaması bunun en açık delilidir. Buna rağmen kendileri; “gurur ve kibrinden”, “yeryüzünde fesat ve bozgunluk çıkarmaları”, “İnkârcı olmaları”, “kendi şeriatlerine muhalefetleri ve Hz. Peygambere karşı olan tutumları”, “Mala olan düşkünlükleri ve Müslümanlara cimriliği emretmeleri”, “Allah hakkında uygunsuz konuşmaları” sebebiyle Cenâb-ı Allah da ;”…De ki, o halde niçin günahlarınızdan ötürü (Allah) size azap ediyor?(Maide 5/18) ifadeleriyle ile onlara azap vereceğini ilan ediyor.

O halde bu son vahşete ve zulme bu pencereden baktığımızda; İsrail vicdanları paramparça eden zulümleri ile adeta “takdir edilmiş belâyı” tacil etmekte ve mukadder akibetini(belki de dünyanın) hazırlamaktadır. 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR