24 Ağustos 2017 Perşembe
ROTA BURSA

AK PARTİ BURSA İL BAŞKANI AYHAN SALMAN OLDU!

Başbağlar Katliamı

Bugünlerde, Doğan medya ve Ulusalcı medya ve kanallarda, temcit pilavı gibi her sene şişirilerek önümüze getirilen bir olay var. Bundan tam 21 sene önce Doğu’nun en güzel şehri Sivas’ta 12-07-1993 de gelen Madımak olayı… Tam 20 seneden beri her 2. temmuz günü malum medya, uyuyan fitneyi uyandırabilmek için toplantılar tertip ediyor, eskiden beri kurgulanmış görüntüleri milletin zihnine yerleştirmek ve bunun sonunda da memleketi kaos ortamına sokabilmek için büyük gayretler sarf ediyor. Bütün çabaları da tüm ayak oyunları ve uğraşlarına rağmen Türkiye’de Alevi-Sünni kavgasını körüklemek. Bundan önce Kahramanmaraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta denediler olmadı. Milletin aklıselimi galip geldi. Bugün de aynı zihniyet Gezi ve sonrası olaylarda bu ateşin altına odun taşıma sevdasındalar.                         

Başbağlar Katliamını anlamak için Madımak oteli olayını da bilmeyiliz. Peki, bugünlerde tekrar tekrar dillendirilen Madımak oteli olayı nedir? Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından Sivas’ta bir etkinlik tertip edilir. Bu etkinliğe Alevi yazar ve çizerlerin yanında, zamanın Sivas Valisi Ahmet Karabilgin tarafından Alevi olmayan yazarlar da özel olarak davet edilir. O sıralar da bütün İslam âleminde büyük yankı uyandıran İranlı dinsiz bir yazar olan Salman Rüşdi isimli kişinin Şeytan Ayetleri isimli kitabını Türkçeye çevirerek aydınlık dergisinde yayınlayan Aziz Nesin de özel davetliler arasındadır. Aslında Aziz Nesin kendisini dinsiz ateist olduğunu kitaplarında ve o günkü konuşmalarında açıklamaktan çekinmez… Tarihsel gelişimi içinde Alevilik dini bir realite olmasına rağmen, resmi Vali tarafından dinsizliği tescillenmiş Aziz Nesin ve aynı tandaslı bazı kişilerin bir alevi derneğinin etkinliğinde ne işi vardı? Bugüne kadar ki tahkikat ve yargılamalar da bu hususlar hiç araştırılmamıştır.                           

Madımak Oteli’nde çıkan olaylarda toplam 37 kişi ölmüştür. Bunların 33 ü gelen kişi 2si halktan 2side otel çalışanıdır. Bu olayı istismar çabası içinde olan malum basın ve medya dikkat edilirse bu olayın her yıldönümünde 33 candan bahseder, halktan ve otel personelinden ölen diğer 4 kişiyi hiç anmazlar, onları kendilerinde bile saymadıkları için anma toplantılarında hep ölen 33 kişiyi zikrederler. Bu olay nedeniyle yapılan yargılama sonunda uydurma ve zorlama delillerle 33 idam ve çeşitli hapis cezaları sanıklara verilmiştir.                       

İşte Madımak olayından 3 gün sonra komşu il Erzincan Kemah ilçesi Başbağlar köyünü 100 kişiden fazla, yüzleri kapalı, görgü tanıklarının anlattıklarına göre bazısı asker bazısı sivil ve bir kısmı da terörist kıyafetli silahlı çete akşamüzeri İmam ezanı okurken basarlar, çoluk çocuk kadın köy meydanın da toplayıp içlerinden isim isim okudukları 33 kişiyi kurşuna dizer, camı okul ve halkevi dâhil 214 hanelik köyün tamamını ateşe verip giderler. Madımaktan 3 gün sonra meydana gelen bu katliam tamamen sayı ve netice itibarıyla Madımak olayının bir intikamıdır. Her ne kadar o günün resmi ideolojisi bu olayı PKK nın üstüne atsada, tamamen akla Alevi-Sünni provokasyonu kokularını çağrıştırmaktadır. O günü yaşayan görgü tanık ifadelerine göre, köye gelen sivil düzgün kıyafetli şahısların elinde ölüm listesi olduğu, listedekilerin mesleklerine ve hatta bir kısmı İstanbul’dan anne babasını ziyarete gelenlerin İstanbul’daki adreslerini dahi söyledikleri beyan edilmektedir.2 günlük bir süre içinde terörist grubun bu bilgileri elde etme imkânı yoktur. Bu isim ve bilgileri devletin resmi kurumlarındakilerin veya çevredekilerin verdiği açıktır. Görgü tanıklarına göre olaydan sonra köye 25 km. uzaklıktaki jandarmaya haber verilmiş, ancak jandarma köye 14 saat sonra varabilmişti. Başbağlar şehitlerini ardından yapılan yargılamada failler bu güne kadar bulunamamıştır. Zaten o günün DYP-SHP iktidarı bu olayı örtbas etmek için elinden geleni yapmıştır. Bugün bile hala araştırma komisyonu kurulmasına rağmen hiçbir sonuç alınamamıştır. Zira Başbağlarda şehit olan 33 can vatanına bağlı, halim selim gariban köylü tabakasıdır.                  

Bugün hala bir kesim olayın yıldönümünde her sene anma programları tertip ederek,33 canı Sünnilerin üzerine yıkma gayretleri içindedirler. Hiç kimse olayın arka planını araştırmamaktadır. Son ortaya çıkan Ergenekon ve Balyoz davaları gibi devlet içinde yuvalanan derin yapının 1993 yılında da Alevi-Sünni çatışması çıkarmak için Madımakta taşeron olarak Alevileri, Başbağlarda da PKK yı kullandıkları aşikârdır. Bu olaylarla ilgili daha önceki dönemlerde birçok yayın yapılmış olmasına rağmen slogan haline getirilen tekrarlar, Alevi-Sünni gerilimi oluşturmak ve bunu diri tutmak amacı ile kullanılmaktadır. Madımak ile yeni olayların çıkmasını istemek, gözyaşlarını yeniden akıtmak kimseye fayda sağlamaz.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR