24 Ağustos 2017 Perşembe
ROTA BURSA

AK PARTİ BURSA İL BAŞKANI AYHAN SALMAN OLDU!

Başkanlık Sistemi tartışmaları

Başbakan iken köşke çıkan Turgut Özal ile başlayan tartışma, bugün tekrar köşke çıkabileceğine kesin gözle bakılan Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan aynı geleneği sürdürerek “başkanlık sistemi” tartışmasını başlattı.

Akabinde hemen daha sistemin çerçevesi dahi belli olmadan muhalefet ve medya organları, “mal bulmuş mağribi gibi” üzerine atlamışlar, hemen aleyhinde bir sürü fikirler serdetmeye başlamışlardır.

Sayın Başbakan her zaman olduğu gibi gündemi kendisinin belirlemesi açısından ortaya kapalı bir zarf atmış, bir kısım kalemler ve muhalefet bu zarf nedir, ne değildir, içinden ne çıkacağını düşünmeden salvolu çıkışlar ortaya koymaya başlamışlardır. Bazılarının kaygısı zarfın içini kendilerinin doldurmama endişesidir. Bu tipler yıllardır, topluma yön verdiklerinden, kendi kafalarında tasavvur ettikleri bir toplum tipini hala düşlediklerinden, başka birilerinin topluma yön vermesini hazmedememektedirler. Sayın Başbakan’ın ABD’de olduğu gibi tam bir başkanlık sistemimi, yoksa yarı başkanlık sistemimi veya bunların dışında yeni bir başkanlık sistemini istediği henüz netleşmemiştir. Bu durumda “bekle gör” politikasını izlemek en gerçekçi yoldur.

Başkanlık sisteminin ana çerçevesi belli olmadan, onu tarife çalışmak, “körlerin fili tarifi” gibidir. Bu fili tarif modeli kişiyi gerçeğe varma olgusundan uzaklaştırabilir. Şu da Bir gerçektir ki, ortaya atılan bir fikir, kimin tarafından atılmış olursa olsun her zaman tartışılabilmelidir. Zira fikirlerin çatışmasından hakikat kıvılcımları doğar. Fikirleri tartışmadan başlangıç da hemen hüküm vermek sakıncalıdır. Zira peşin hükümlülük toplumda ayrıştırmaya ve kamplaştırmalara neden olur. Bu durumda da ortaya hayırlı bir netice çıkmaz. Bugünlerde yayınlanan basın organlarındaki demeç ve fikirler incelendiğinde, toplumun bu sistem yüzünden ayrışmaya başladığını açıkça görebiliriz.

Zira günün insanı düşünmekten uzak her şeyi kafasındaki siyaset gözlüğünden gören bir anlayışa sahiptir. Yaradanın en büyük nimet olarak verdiği akıl ve düşünce kabiliyetini çalıştırmadan kolaycı bir tavırla hemen karşı gelme düşüncesi ile hareket tarzını, kabul ve inkarcı bir zihniyetle ortaya koyması pek akılcı değildir.

Allah (C.C) insanı yaratırken, çevreyi algılayabilmesi, insanlar ve eşyayı tanıyabilsin diye beş duyu ile donatmıştır. Hepimiz beş duyu sayesinde etrafı ve eşyayı tanırız. Görmeden, dokunmadan duymadan, düşünmeden eşyayı tanıyamayız. Onun hakkında hüküm veremeyiz. Başkanlık sistemi hakkında görmeden, düşünmeden dokunmadan ve bununla birlikte vahyin süzgecinden süzmeden olumlu veya olumsuz şeklinde hüküm vermemeliyiz. 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR