21 Ağustos 2017 Pazartesi
ROTA BURSA

Bursa Şehitler Anıtı ve düşündürdükleri

Milletlerin tarih sahnesinde kalabilmelerinin tek nedeni, geçmişlerini iyi tanımalarına ve gerekli dersleri çıkarmalarına bağlıdır. Bu haliyle tarih ve tarihi olaylar milletlerin kaderini belirler. Tarihini bilmeyen ve tarihinden kopuk yaşayan milletler, zaman içinde yok olup gitmişlerdir.

Dünya tarihinin geçmiş kavimlerini hatırlarsak bir sürü kavim sırf tarihine sahip çıkmama yüzünden dünya sahnesinden silinip gitmişlerdir. Bazıları yok olmuş, bazılarının da sadece adı kalmıştır.

Üzerinde yaşadığımız, sevinç ve kederi birlikte paylaştığımız bu topraklar günümüze kadar teraküm ederek gelmişse, bunda ceddimiz Osmanlı’nın payı büyüktür. Dünyanın en uzun ömürlü ve üzerinde yaşayan insanların barış içinde mutlu yaşadığı imparatorluğu atamız Osmanlı kurmuştur. Sahip olduğu İslami değerler ve adil düzeni sayesinde ceddimiz Osmanlı beylikten imparatorluğa geçmiştir.

Söğüt’te dalgalanmaya başlayan bu sancak İslam ve ahlak rüzgârını arkasına alarak Bursa’nın kapısına dayanmıştır. 6 Nisan 1326 tarihinde Bursa Osmanlı toprağı olmuştur. Bursa’nın Fatihi atamız Osmangazi ve oğlu Orhangazi vefat edince Tophane’de bulunan ve bugünkü türbelerine defnedilmişlerdir. Ara sıra Tophane sırtlarına çıktığımızda bu türbede her iki han ve evlatlarına hayır duada bulunursunuz. Bu bizim evlatlık görevimiz olduğu gibi aynı zamanda tarihi bir sorumluluğumuzdur.

Bu güzel topraklar, 8 Eylül 1920 yılında Osmanlı Coğrafyasında emelleri olan devletlerin kışkırtması sonucu maşa görevi yapan Yunan tarafından işgal edilmiş, 11 Eylül 1922 tarihinde Yüzbaşı Şükrü Naili (Gökberk) tarafından tekrar geri alınmıştır.

Bursa’nın, Yunanlılar’dan geri alınışı sırasında Ankara yolu üzerindeki Hacivat Köprüsü’nde 11 Mehmetçik şehit olmuştur. İşte bu 11 şehidin anısına Osmangazi türbesi yanına şehitler abidesi anıtı dikilmiştir. Her yıl Bursa’nın kurtuluşu gününde bu anıt önünde dualar yapılmaktadır. Anıtın üzerinde de ;”Burada yatan askerlerin şehit düştükleri muharebe öyle muazzam bir zaferle nihayet bulmuştur ki; neticesinde Bursa 2. defa fethedilmiş ve kadim Osmanlı Hükümeti nihayet bularak yerine hükümeti Cumhuriyemiz teessüs etmiştir. Bu şehitler bu eserlerin abide-i mefharetidir. Mukaddes ruhlarına Fatiha 19. muharrem 1341, 11 Eylül 1338 “Sokak kabadayısı lisanı ile yazılmış olan bu kitabeyi, bugünkü Türkçe kalıplarına aktardığımızda; “Burada yatan askerlerin şehit düştükleri çarpışma öyle büyük bir zaferle son bulmuştur ki, sonucunda Bursa 2. defa fethedilmiş ve eski Osmanlı Hükümeti son bularak, yerine cumhuriyet hükümetimiz kurulmuştur. Bu şehitler bu eserlerin övünç anıtıdır. Kutsal ruhlarına Fatiha…”

Kitabenin içeriği dikkatle düşünüldüğünde tamamen Osmanlı’ya hakaret içerdiği açıktır. Kitabeyi yazanların Osmanlı ile sorunları olduğu, garezlerini de bu anıtı dikmek suretiyle gösterdikleri anlaşılıyor. Türk bayrağı ile Osmanlı ve İslam’ın simgesi olan Hilalin yere yatık vaziyette okla delinmesi ve kitabenin üstünde bulunan mermi, Osmanlı’dan Kurtuluş ve intikam aldıklarını sembolize etmektedir.

Bu anıtın hangi tarihte kimler tarafından dikildiği ve kitabesini kimin yazdığı belli değildir. Sembolize ettiği şehitlerin şahadeti Hacivat köprüsü olduğu halde bu civara dikilmesi gerekirken, getirip Osmangazi’nin yanına konmasının hiçbir alakası yoktur. Tamamen her şeyi ile karanlık ve muamma olan bu anıtın hala Osmanlı şehrinde Osmangazi’nin yanında bulunması, Bursalılar açsısından bir züldür.

Kitabenin yazıları ve içeriği Osmanlı’ya bel altı vuruşları ile doludur. Bu savaşta Bursa işgalci Yunanlılar’dan kurtarıldığı halde, sanki Osmanlı’dan kurtarılmış gibi, şehitlerin ise Yunanlılar’ı değil, Osmanlılar’ı yenerken şehit düştükleri izlemini uyandıracak bir mana taşımaktadır. Kitabede Bursa’nın 2. defa fethinden söz edilmekte, adeta bu şehir, Cumhuriyet Hükümeti askerleri tarafından Osmanlılar’dan fethedilmiştir. Hâlbuki kitabenin altındaki 1339 tarihi 1922 tarihine tekabül etmektedir. Bizim bildiğimiz ve bugüne kadar kutladığımız Cumhuriyet ise 29 Ekim 1923 de kurulmuştur. 1922 deki hükümet Cumhuriyet değil Osmanlı Hükümeti Ordu da Osmanlı ordusudur.

Sonuç olarak; Bu anıt Osmangazi’nin türbesi yanına ve Bursa halkına yakışmıyor. İnanıyorum ki; sağduyulu Bursa halkı, Osmancık’ı böğründen yaralayan bir mızrak gibi anıtın orada durmasını istemiyor. Belki ait olduğu yere Hacivat Köprüsü civarına dikilebilir. Benim sorunum dedeme hakaret amiz sözler içeren anıtın oradan kalkmasıdır. O anıt durdukça her yıl Osmanlı’nın kuruluş yıldönümü kutlamak da, Ertuğrulgazi şenlikleri düzenlemek de, “Bursa Osmanlı şehridir” gibi yazılar yazmak da birer gösteriden ileri gidemeyecek, geçmişle aramıza giren bu zehirli mızrak oradan çekilip çıkarılmadıkça yaramızın kanı dinmeyecektir. 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR