21 Ağustos 2017 Pazartesi
ROTA BURSA

Cadı avı başlayacak!

Bugüne kadar halk arasında tevatüren gelen bir kelime vardır. "Cadı avı…" Bu sözcükten günümüze kadar en fazla zarar gören biz Müslümanlar olmasına rağmen, çıkış yeri Ortaçağ Avrupa'sı kilisesidir.

Ortaçağ karanlığında cehalet içinde yaşayan Avrupalı, bilgisiyle açıklayamadığı veya bilmediği olaylar karşısında çaresiz kalınca suçu, toplumda kavranamayan ve tanımlanamayan bir varlık olan cadılar üzerine yükleyerek, böylece kendi sorumluluğundan kaçmayı yeğlemiştir. Ortaçağ'ın kara Avrupa’sında salgın hastalıklar nedeniyle nüfusun ¼’ünün ölmesi üzerine, her şeyi bildiğini iddia eden kilise, ölümleri durduramayınca kendi otoritesi sarsılmasın diye, bütün bu ölümlerin nedenini cadı kavramı üzerine attı.

Kilisenin acziyetini gören halk, kilise  ve soyluların baskısından kurtulmak için, bir araya gelerek başka gruplar oluşturmaya başladılar. Bu gruplaşmanın kendi menfaatlerine dokunacağını anlayan kilise, kendisi gibi düşünmeyenleri, "cadı" ve cadıları da  "kafir" ilan ederek, Engizisyon mahkemelerinde asmaya başladı… Kurulu düzene baş kaldıran, haksızlığa karşı çıkan kim varsa Ortaçağ Avrupa’sında "cadı" damgası vurularak katledildi… Ve hatta daha da ileri gidilerek Roma Katolik Kilisesi sömürgeci  emellerini dünya coğrafyasına yayarken bile, işgal ettikleri ülkelere ilk götürdükleri düşmanlık fikri de "cadı avcılığı" idi… Hatta 17.Yüzyılda İngiltere'de cadı avı için özel ordular kuruldu. En son 1996 yılında Güney Afrika'da yerel bir mahkeme 300 kişiyi "cadı" oldukları gerekçesiyle yargılayıp öldürdü.

20.Yüzyılda Avrupa, daha önce kendi içinden çıkardığı bu kavramı dışa vurarak meydana gelen bazı olaylar nedeniyle Müslümanları (haşa) "cadı" gibi görmeye başladı. Onların sömürü düzenine başkaldıran, menfaatlerine dokunan kim varsa eski alışkanlığında olduğu gibi hak ve adalet mefhumlarını düşünmeden linç girişimlerine başladı. İkiz kulelerin devrilmesinden sonra ABD cadı avına başlayarak El Kaide bahanesiyle Afganistan'ı işgal etmedi mi? Bu da yetmedi daha hırsını almamış olacak ki; arkasından Irak'ı işgal etti. ABD bu hareketi ile modern çağda cadı avının nasıl yapıldığını Müslümanlar'a gösterdi. Batıl Batı, eskiden münferit hareket olarak cadı avına çıkardı. Modern çağda ise bu avı toptancı bir mantıkla yapmaya başladı.

Daha geçenlerde Fransa'da meydana gelen "Hepdo Olayı"ndan sonra da, Batı'nın cadı avı hevesleri depreşmeye başladı. Olayın üzerinden daha birkaç saat geçmeden, peşin kabulle hareket edilerek İslam ve Müslümanlar üzerinde (haşa) "terörist" algısı oluşturulmaya başlandı. Avrupa’nın hemen hemen her ülkesinde Müslümanlar'a ve onun kutsallarına karşı, kıyım hareketlerine girişildi. Müslümanlar'ın ibadethaneleri kundaklamaya başlandı… Artık bundan sonra da bizim enteller kolay kolay Paris'e gidip, Şanzelize'de kahvelerini yudumlayamayacaklar. Gelinliklerini diktirmeye giderken pasaportlarında Türkiye ve Müslüman hanesi görüldüğünde gümrüklerde ve hava alanlarında sorgulanacaklar. Ellerini kollarını sallayarak seyahat edemeyecekler. Velhasıl Hepdo olayı nedeniyle iki kişinin yaptığı bu olay, kolaycı ve toptancı zihniyetle hareket edilerek üç milyarlık İslam alemini töhmet altında bırakacaklardır. Müslümanlar'a tüm Batı aleminde "terörist" algısı yayıldığında, bundan sonra İsrail'in, Filistinli çoluk çocuğu canı istediği zaman katletmesi; Çin'in Türkistan'daki soydaşlarımızın inançlarını ve ibadethanelerini rahatça kapatabilecekler. Velhasıl Batı'nın İslam alemi üzerindeki bundan önceki ve sonraki uyguladıkları tüm katliamlar, Batı kamuoyu nezdinde meşrulaştırılır durumuna gelecektir.

Hepdo olayı nedeniyle sadece İslam dünyası değil, Batı dünyası da diken üstünde olacaktır. Avrupa'daki meydana gelen cami  kundaklamaları, daha önce halkların bir arada yaşama birlikteliğine darbe vuracaktır. Hatta bu işten en çok onlar zarar görecekler. Bunu biliyorlar. Onun için de "yabancılar gitsin" istiyorlar... Yabancılar gitse de, dertleri bitmeyecek. Kaldı ki; bir asra yakın bir arada yaşayan bu insanlar, nasıl gidecekler, nereye gidecekler… Hem kendilerine "hadi gidin" dendiğinde bakalım gidecekler mi ? Bu kadar insanı yerinden, işinden aşından eder de sen rahat kalabilir misin? Çünkü artık Avrupa’nın %10 undan fazla bir nüfusunu yabancılar oluşturmakta. Elbette ki; bu soruların cevabını Avrupalı çok iyi düşünmelidir. Onların bir hesabı varsa Allah'ın da bir hesabı vardır.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR