24 Ağustos 2017 Perşembe
ROTA BURSA

AK PARTİ BURSA İL BAŞKANI AYHAN SALMAN OLDU!

Cellatla kol kola

Geçen hafta bütün Paris te Charlie Hepdo isimli bir karikatür dergisine ait bina gündüzleyin herkesin gözü önün de yapılan baskın sonucunda öldürülen 12 kişi bütün dünya basınında geniş yankı uyandırdı. Bu baskın şekli tarafsız bir gözle incelendiğinde açık açık bir komplonun ürünü olduğu izlemini veriyor. Olayın aktörleri Cezayirli iki kardeş, gündüz vakti ellerini kollarını sallaya sallaya araçlarından iniyor ve hatta birisi çıkan spor ayakkabısını yeniden giyiyor,geldikleri araç caddenin ortasında trafiği kapatmış şekilde bekleme yapıyor, ne hikmetse o esnada hiçbir araç da yoldan geçmiyor.  Aylık mutat toplantılarını belli günlerde yapan üst düzey yazar-çizer takımı olağanüstü olarak bir değişiklik yaparak olay günü toplanıyorlar. Çizdikleri karikatürlerle İslam peygamberlerine ve Müslümanlara, Hz. İsa’ya  ve diğer dinlere hakaretler yağdıran bir dergi, aldığı tehditler nedeniyle polisin koruması altında olduğu halde dergi etrafında polis koruması yok… Var olan bir poliste öldürülüyor. Oda sonradan anlaşıldığına göre bir Müslüman,  filmin yardımcı aktörleri işi bitirdikten sonra geldikleri arabaya binerek sırra kadem basıyorlar. Ayıp olmasın, polis fazla uğraşmasın diye de kimliklerini çalıntı olan araçlarında bırakıyor, sonuç da ise yapılan bir operasyonla öldürülüyorlar. Bütün bu olaylar incelendiğinde ve üzerinde düşünüldüğünde , ısmarlama bir operasyon olduğu izlemini vermektedir. Ortada ABD ve İsrail tarafından kurgulanan ve fakat iki zavallı kardeşe oynatılan bir tiyatro sahnelenmiştir. 

        Benim en fazla dikkatimi çeken şey olay olduktan hemen sonra basın yayın organlarında bu olayla ilgili görüşlerini ve yorumlarını yazan ve söyleyenlerin haliydi. Bir kısmı hemen peşin fikirli olarak sahibinin sesi olup kulaklarına üflendiği şekilde, terörle İslami bir kefeye koyup, Müslümanlara terörist muamelesi yapmaları, kendisini İslamcı niteleyen bir grup da hemen bu savolara karşı, İslam da terörün olmadığını , Müslümanların terörist olmadıkları ve İslamlamın bir barış dini olduğu şeklinde mesajlar vermeleriydi. Müntesiplerin işlediği bu tür olayları ortada bütün ceza  yasaların da geçerli olan “suç ve cezaların şahsiliği” ilkesi varken, hangi amaçla hemen kişilerin işlediği bir suçla yüce dinimizi irtibatlandırıp savunma pozisyonuna kendini sokuyorsun. Zaten karşı tarafında istediği bu… Bu dini getiren Allah (cc) koruyucusu da O olacaktır. Zaten bu savunma psikolojisi otomatik olarak algı operasyonudur. Terörist olaylar sonunda insanların zihnin de yaratılan algı ne kadar fazla olursa, terörizm amacına o kadar çabuk ulaşır.

Hepdo  olayından sonra dünya liderlerinin Paris’e toplanıp sokak da kol kola teröre lanet okuma sahneleride bir yerde terörün amacına hizmet etmektir. Zira terörist eylemleri toplum da infial uyandırmak, kaos yaratmak geniş kitlelere mesaj vermektir. Olumlu yada olumsuz çok fazla ses getiren olaylar teröre hizmet eder. Paristeki bu terörist olay bütün dünyada çok fazla ses getirmiştir. O derecedeki elliye yakın devletin başkanları, başbakanları bu lanet yürüyüşüne katılmıştır. Yüksek düzeyde bu kadar liderin terörü kınamaları, beyan vermeleri yürümeleri, terörün gayesine ulaştığını gösterir. Teröristin TV kameraları önünde tek kafa kesmesi dikkat edilirse Hep bu baskının da yarattığı etki kadar tesirli olmadı. Bu olay bundan sonra olabilecek yeni terörist eylemlerin hangi alanlara yöneltileceğinin de işretlerini vermektedir.

Pekala bu eylemi yapan kimdir?...

Bu hususunda Prof. Mahir KAYNAK’ın güzel bir cümlesi vardır.

“Terörist eylem kim ve hangi devletin menfaatine yarıyorsa, eylemi yapan odur” der. Gerçekten de böyledir. Hatırlanacak olursa bundan sekiz ay kadar önce Fransız Devleti Filistini özerk bir devlet olarak kabul etti. Bu hareket İsrail tarafından kabul edilemezdi. Zira Avrupa’nın çok önemli bir devleti ve aynı zamanda B.M de güvenlik konseyi üyesi bir devletin Filistin’i tanıması ve bu tanıma sonuç itibariyle diğer Avrupa devletlerini de tanımak için örnek teşkil edeceği için bu tanıma İsrail tarafından affedilecek bir husus değildi. İsrail, kendisine karşı olan devletlere neler yapabileceğini de hatırlattı. Elbetteki ABD’nin bilgisi dışında bu tür komplikasyonlara giremez. En büyük hamisi de ABD’DİR.

Terörü kınama yürüyüşü nedeniyle gazetelerin neredeyse tümündeki yer alan bir resim karesi de çok manidar… Karenin ortasında sözde özgürlükler ülkesini temsil  eden ama binlerce kadın çocuğu katleden PKK’nın hamisi, İslam aleminde her gün yüzlerce Müslüman katledilirken, şeytanı silahlandıran ve kılını dahi kıpırdatmayan Holland, sağında yine aynı karakterde Merkel, solunda da plaj da oynayan çocukları, evinde bombalardan saklanmak isteyen kadın ve ihtiyarların üzerine bombalar yağdıran, en son olarak da Kutsal mabedimizi bombalayan Netanyahu…

Bu karedeki adamlar, ne terörün mantığını, nede teröristin tuh halini bilmezler. Bilmiş olsalar bile işlerine gelmez. Biz nerede yanlış yaptık diye de kendilerine sormazlar. Tek yaptıkları şey senin teröristin, benim teröristim ayrımıdır. Terör sözcüğünü salt ve yalın haliyle kullanamazlar. Holland-Merkel ve Netan yahu terörü lanet için kol kola girmişler, varın siz dünyanın ne hale geldiğini düşünün?

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR