24 Ağustos 2017 Perşembe
ROTA BURSA

AK PARTİ BURSA İL BAŞKANI AYHAN SALMAN OLDU!

Hemşehri dernekleri elzem mi?

İnsanoğlu yerleşik düzene geçtikten sonra, toprakla olan bağlarını kuvvetlendirdi. Geçimlerini ve rızıklarını topraktan sağladıkları için, ilk insan toprağı aziz bildi.  Zira toprak ona istediğini veriyordu, yeteri kadar da toprağı vardı.

Ancak zamanla insanoğlunun mülkiyet hırsı, sahiplenme hırsı sonucu siyasi ve sosyal nedenlerden dolayı  büyük şehirlere göçe zorladı. Bazıları daha iyi tahsil imkanı, bazıları insan onuruna yakışır iş bulurum düşüncesi, bazıları da savaş baskı gibi güvenlik nedenlerinden dolayı kentlere göç ettiler. İşte içinde yaşadığımız Bursa vilayeti de en fazla göç alan kentlerden birisidir. Son göçler sayesinde maalesef Bursa’mııın kültürel ve demografik yapısı tamamen bozuldu. Aslında göçler o kentin mozaiğini oluşturan çeşitlilikler olması gerektiği halde, tamamen ton ve renk uyumundan uzak yığınlar durumuna kentimizi getirmiştir. Maalesef Bursa’mıza içerden ve dışarıdan göç, önceleri bir yığınlaşma şeklinde olmuştur. Tamamen şehir hayatına yabancı, birlikte yaşama kurallarını bilmeyen ,fedakarlık ve bölüşmeyi düşünmeyen insan profili,  kentlerin banliyölerini işgal etmiş, gettolardan oluşan bir şehir havasına bürünmüştür.

İç göçle birlikte İnsanlar Bursa ya ,Anadolu’daki bütün bağlantılarını kimlik farklılıklarını da taşıyarak geldi. Ve bu özelliklerini de olduğu gibi yaşamaya başladılar. Ankara asfaltının aşağısına bakarsan burada yaşayacakların asıl dertleri ekonomik, bu havalede yüzlerce küçük küçük fason atölyeler var, sigorta güvencesiz binlerce işçi çalışıyor. Fakat insanlar yaşadığı sefaletin olumsuz izlerini kendi hemşerilik kimliklerini koruyarak ayakta durmaya çalışıyorlar. Köylerinden kasabalarından tanıdıkları ilişkilerini buralarda devam ettiriyorlar.

Kentte gelen insanlar birbirlerini tanımak, hikâyelerini dinlemek ve birbirlerine isimleri ile hitap etmek, köyden getirdikleri hiyerarşik ilişkilerini devam ettirmek içinde hemşeri dernekleri çatısı altında toplandılar. Bu dernekler sayesinde insanlar kentsel hayatta var olabilmek için, uyum sağlayabilmek ve kentlik bilincini aşılamada dernekler önemli yer tuttular. Aidiyet ve kaybolmuşluğa karşı mücadele etmek açısından bu dernekler önemlidir.

Göçün ilk aşamasında insanları kentlilik bilincine hazırlamada faydalı olan bu dernekler, bu işlevlerini sürekli olarak devam ettiremezler. Ama insanlar sonsuza kadar aynı yerde kalamazlar. Şehrin sosyal dinamiklerine, siyasal  ve kültürel  anlamda daha üst seviyelere tırmanmak için, insanlar sahip oldukları statülerini pekiştirmek için kentli olmak zorundadırlar. Bugün Bursa’da belki yüzlerce dernek var, ama çoğu tabela derneği , bir kısmı da oturulup sohbet edilecek, oyun mekanları haline dönüşmüş. Böyle giderse Bursa’mız bir gün her biri, Bursa dışında bir hemşeri derneğine bağlı, Bursalı olmayan ve kendilerini Bursalıı saymayanlardan oluşan bir kent olacaktır.  Nitekim oldu da. Bazı iller – ilçeler köylerine varıncaya kadar, hemşehri dernekleri kurarak Bursa’ya yabancı oldular. Herkes kendi geldiği yeri, Bursa’da yaşatmaya çalışıyor. Ama hiç kimse o yaşadığı köyüne geri dönmek istemiyor. İnsanlar maalesef tam bir çelişki yumağı içindeler. Sivil toplum yaşantısının üst seviye de olduğu AB ülkelerinin hiçbir şehrinde bizdeki gibi hemşeri derneği göremezsiniz. Bugün Berlin de Hamburg ve havalisini kültür ve yaşatma derneği yoktur. Müsaade edilmez. Zira bu ısrarın zamanla ayrıştırmaya sebep olduğunu bilirler.

Acaba biz hem hemşeri derneklerini kurup, belli bir topluluk arasında birlik ve beraberliğe sağlarken, diğer iller ilçeler karşısında kendimizi ayrıştırmış olmuyor muyuz?

Türkiye’de her türlü sosyal, kültürel ve siyasi rekabet dernekler vasıtasıyla körüklenmiyor mu? Bugünkü dernekçilik anlayışı aslında, yabancılar tarafından Türkiye’yi zamanı geldiğinde ayrıştırmak için kullanacakları bir argümandır. Zaten geçmişimize bakarsanız, dernekçilik bize 1876 lardan sonra batılaşma hareketleriyle yasalara girmiştir. Ondan önce ne Osmanlı da ve nede asrısaadette böyle dernekler kurulmadı. Peygamber (SAV) Mekke’den Medine’ye göç edince, Mekke ve havalisi kültür ve yaşatma derneği kurduğunu hatırlayan var mı?

Belki hemşeri derneklerinin bazıları kızacaklar ama ben Bursa’da her ilden gelen insanlar, kendi kültür zenginliklerinde seviyor, kentin kültür mozaiğini katkıları ile süsleyeceğine inanıyor ve herkesi Bursa kültürü ve sevdalısı olarak görmek istiyorum. 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR