21 Ağustos 2017 Pazartesi
ROTA BURSA

Ölen ve öldüren

Geçen yıl Gezi olayları sırasından başından yaralanarak komaya giren Berkin Elvan isimli genç geçtiğimiz günlerde hayatını kaybetti. Hangi nedenle olursa olsun insanlar ölmemelidir. Ülkenin sivil ve siyasi kurumlarının görevi, sorumluluk içinde davranarak insanların hayatını tehlikeye sokabilecek, olumsuz ortamların doğmasına engel olmalı ve fırsat kollayanlara da bu fırsatı vermemelidir. Gezi olaylarını bahane edip, vatandaşı kışkırtanlar ise, tam tersine “insanlar ölsün, cesetler ortalığa saçılsın” diye ellerinden gelen gayreti ortaya koydular. Çocukları kurban edenler, “katil devlet, katil polis” diyerek insanlarımızı sokağa dökmek için çok gayretler sarf ettiler.  Çok şükür ki, memleketin sağduyulu insanları bu tahriklere kapılmadı. Kışkırtıcılara, alet olmadı. Onlar kandan ve karanlıktan beslenen yarasalar gibiydiler. Uzun süre komada kalan Berkin’in ölmesi için içlerinden günlerce dua ettiler… Ölüm, ölümü tetikleyeceğinden yeni ölümleri de siyasi iktidara karşı, toplumsal bir gösteri haline dönüştürdüler. Daha önceki olaylar sırasında bir kanalda TV spikerin in kapalı sandığı mikrofona dediği gibi “Keşke birkaç kişi ölse de olaylar çoğalsa”… Şeklindeki talihsiz beyanı gibi… Aslında gezi ruhlu insanlar ne hikmetse hep başkalarının ölümünü isterler. Kendi ölümlerinin kendilerine faydası olmadığını bilirler. Bu düşüncede olanların psikolojik rahatsızlıkları vardır. Sonunun nereye varacağını, kime ve nelere mal olacağını düşünmezler.

Zira insan olmanın bir özelliği de eylemlerinin sonucunu düşünmektir. Zira bu eylem belki o anda öfke tatmini yaratabilir. Ama mantık hâkim olmaya başladığında, hakikat perdesi yavaş yavaş aralanmaya başlar, sebep ve sonuç ilişkisini de düşünmeye ve kavramaya çalışır. Ama çoğu zamanda iş işten geçmiştir. Bunun en kötü örneğini Ukrayna’da meydana gelen gezi olaylarında gördük. Dış odaklı kışkırtmalarla sokağa dökülen gezi ruhlular, bu eylemleri sonucu, etki tepkiyi doğurur prensibi gereği, hazırda bekleyen Rusya’nın yıllarca esaret ve zulüm altında yaşamak zorunda bırakılan Kırımlı kardeşlerimizin özerkliğine mani oldu. Kendilerini sokağa döken ABD ve Avrupa kınamaktan başka bir şey yapmadı. Sonuç geziciler için can Kırıma mal oldu, kendileri de yalnız kaldı…

Türkiye’de maalesef bir kısım insanlar nazarında, karşıt görüşlü bir ölüm vakası meydana geldiği zaman önemsiz bir olaymış gibi öldü deyip geçiştirilmekte, kendi düşünce ve yoldaşlarından birisi ölmüş olsa bile öldürüldü denilerek, onun ölümü üzerinden mutlak sorumlular belirlenmekte ve bu bedeni kullanabilecekleri bir kaos ortamı yaratılmaktadır. Sorumlusu hemen bulunuyor. Öldüren mutlaka Devlet ve polis oluyor.

1993 yılı 3 Temmuzunda Sivas ta Madımak Otelindeki olaylarda 33 kişi öldürüldü. Bu olayın intikamını almak isteyen çevreler olaydan iki gün sonra yine Sivas’ın Kemaliye İlçesi Baş bağlar köyünü bastı, çoluk çocuk aynı sayıda 33 kişiyi katlettiler. Bunlar köylü gariban insanlar olduğu için öldü denildi. Arkası aranmadı. Madımak olayından dolayı mahkemeden 33 idam ve 14 kişide hapis cezası aldı. Başbağlar katliamının failleri bile bulunamadı. Üstelik bu katliamlardan dolayı iktidarda olan CHP ve İnönü’ye kimse hesap sormadı.

Çorum’da ve Kahraman Maraş olaylarında onlar hep öldürüldü. Karşıdakiler ise öldü. En son olayda da Berkin ELVAN öldürüldü. Gezi ruhlular hemen faillerini kendilerince buldular. Aynı günü cenaze dönüşü Burak Can Kurşun la kendileri tarafından katledildi, gariban bir aile olduğu için öldü denildi. Aslında Burak Can’ı öldüren açıkça sırıtıyordu. Gezi eylemcileriydi. Maalesef sorumlular dahi bu olayın faillerini bulmak hususunda gerekli özeni göstermediler. Burak Can’ın ölümünde maalesef sadece ailesi ağladı. Kimsenin umurunda olmadı. Aile ile ilgilenmedi.

Gezi olayları halihazırdaki durumu ve geçmişteki olayları ile değerlendirildiğinde, gizli bir elin Alevi-Sünni kışkırtıcılığı yaptığı, toplumu birbirine düşürmek ve halkı sokak olayları içene çekerek kaos ortamı yaratmaya çalıştıkları izlenimi uyandırmaktadır. Ama gezi ruhlular hiç heveslenmesin. Bu millet onların tuzağına düşmeyecektir. Ölü çocuk tüccarları, kanlarına ekmek doğrayamayacaklardır. 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR