21 Ağustos 2017 Pazartesi
ROTA BURSA

Tehlikeli oyunlar

Komşumuz Suriye de patlak veren olaylar karşısında başlangıçtan itibaren Türk Hükümeti üzerine düşeni yaptı. Vakur bir tutum sergileyerek, bugüne kadar fiili bir müdahale de bulunmadı. Başlangıç da dünyanın jandarması olarak kendini gören ABD, Irak da olduğu gibi Suriye’de müdahale edecek ve Suriye Halkı da Esed’in zulmünden kurtularak özlediği özgürlük ortamına kavuşacaktı. O günler de neşreden yerli basın yayın organlarının attıkları başlıklar hatırlanırsa, ABD’nin hemen müdahale edecekmiş gibi algı içine girilmişti. Ne zamanki Başkan bu konuyu fenotaya gönderdi, işte o zaman Suriye’nin kendi kaderine teşkil edileceği anlaşıldı. Avrupa da Suriye meselesine bigane kaldı. Bununla da yetinmeyerek insanlık ve insani değerler açısından değil, menfaat penceresinden bakmaya başladı. Batının bu umarsız tutumu karşısında Eset katliamlarını daha da artırdı. Zira artık dış müdahale tehlikesi ortadan kalkmıştı. Suriye’deki olaylardan canlarını kurtarmak amacıyla Türkiye’ye 100 binlerce kişi sığındı. Bunların yemesi, içmeleri ve barınma ihtiyaçlarını hükümetimiz ve çeşitli yardım kuruluşlarımız karşıladı. Kendilerini hümanist olarak niteleyen ve konuşmaya geldi mi mangal da kül bırakmayan ABD ve batı bir kuruş parasal destek dahi yapmadılar. Sadece konuştular ve katliamlara seyirci kaldılar.

İşte bu hengâmede Suriye de birdenbire hiç adı sanı duyulmamış bir örgüt IŞİD ismiyle birden bire belirdi. İşin Garibi bu örgüt asfaltta gider gibi Irak ve Suriye topraklarında elini kolunu sallayarak, donanımlı silahları ile ilerlemeye başladı. Peki IŞİD neden birdenbire ortaya çıktı?... Bu sorunun cevabını bulabilmek için Ortadoğu da, Mısır da ve Filistin de meydana gelen olayları iyi anlamamız lazım. Biliyorsunuz ki Mısır da halkın seçtiği bir iktidarı ABD ve batı desteğini arkasına alan sisi ordusuyla ihtilal yaparak, yöneticilerinin birçoğunu sorgusuz sualsiz hapse attılar. Sadece adalet ve özgürlük isteyen 300 den fazla Mısırlı yı katledildi. ABD ve Batı seyirci kaldı. Hatta sadece seyirci kalınmayarak bu darbe silah ve parasal olarak da desteklendi. Bunda 3 gün önceki gazeteleri okursanız, daha iyi Müslüman öldürülsün diye ABD Mısır hükümetine Apaçi helikopterleri hediye etti. Filistin de Gazze de Yahudi İsrail tarafından binlerce çocuk – kadın bombalarla katledildi. ABD ve batıdan hiçbir ses yok. Afganistan ve Irak da hakeza… Bütün bu olaylar karşısında Batının evrensel değerlerinden ümidini kesen radikal İslamcı gruplar, dünyanın her tarafından Suriye ye gelerek organize oldular. IŞİD denen yapı ortaya çıktı. Ha bu yapıyı kurduran ve ona yol veren yine batı dünyası oldu. Bugün IŞİD militanlarının elinizdeki silahlara bakarsak bu durumu daha iyi anlarız. IŞİD’in parasal kaynaklarının batı ve onların desteklediği zengin Arap ülkelerinin olduğu da su götürmez bir gerçektir. Bugün 5 kişilik bir aile 15 günlük tatile çıkacak olsanız, harcayacağınız para asgari, 5.000.TL dir. Bu Gün 20 binden fazla militanı olan IŞİD ordusunun ağır silahları ile birlikte hareket etmesini sağlayan paranın miktarının ne olacağını bi düşünün?...                          

Bu militanların çoğu fakir aile çocuğudur. Üretimleri yok çalışmıyorlar, Ama her gün çatışmalarda binlerce mermi atıyorlar… Bu değirmenin suyu nerden geliyor? Hiç düşündünüz mü?

İşte biz bunları düşünürken DVD ve Peşmerge miktarlarını önüne katarak ilerleyen IŞİD sınırı da Türk sınırına kadar olayaydı. Kobanı ve bu bölgede yaşayan yüzbinden fazla kürt sığınmayınca Türkiye kucağını açtı. Sığınmacıları bir ensar edasıyla her türlü ihtiyaçlarını karşılamak üzere seferber olan Türk askeri çaba sarf ederken, mal bulmuş mağribi PKK’nın Ankara uzantısı olan Kışanak ve yanındaki bir kısım gezi artıkları, güya sınırının ötesindeki Kürtlere yardım edermişçesine sınırı ihlal edip 50 m öteye çadır kuruyorlar. Çadır kurdukları yerde dikkat edilirse silah menzili içerisinde IŞİD’in bir hamle gelirse Türk Askeri korusun… Gene aynı gezi artıkları 30-40 gencin yüzlerini maskeleyerek ellerinde Molotoflarla askerin önünde sınırı geçmek isterken, biber gazı sıkılmak suretiyle dağıtılıyor. Bunların amacı sınırın karşısındaki peşmergeye yardım değil, eğer böyle bir gayeleri olsa 800 km lik Irak – Suriye sınırının her yerinden karşıya geçerek yardım edebilirler. Ama bunu yapmayıp, akın akın gelen sığınmacıların yanında olay çıkarıyorlar. Sora ki bak biz size yardım etmek istiyoruz ama, Türk askeri salmıyor, intibasını uyandırarak, daha Türkiye’ye yeni girmiş, hiçbir şeyden haberi olmayan kürt kardeşlerini bize düşmanlığa sevk ediyorlar. Bütün bu olaylara karşı da bir Türk Subayı gerekli dersi verdi. Bu kardeşimizden Allah razı olsun. Türkiye bu olaylar karşısında çok dikkatli olmalıdır. Askerimiz her zaman dış ve iç müdahalelere karşı teyakkuz da bulunmalıdır. Zira yeni gelen sığınmacılar içine içimizdeki hainler sızarsa sıkıntı büyür. İçimizdeki hainler ve dışarıdan destekleyenler ellerini ovuşturarak Türkiye IŞİD’İ fiili bir temasa sokmak için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. Bunun içinde çeşitli senaryolar uygulamaya konabilir. Belki de 80.100 kişilik eli silahlı peşmerge bizim sınırımıza dayanır, bunu takip eden IŞİD militanları da olursa, o zaman durumun vahameti ortaya çıkacaktır. Zaten dış güçlerinde isteği budur.

Ha bu arada HDP başkanı Demirtaş’ın IŞİD’İN kurdurulması için ABD’YE gidip yardım dilemesi de çok tuhaf… Bunlar daha hangi memlekette yaşadıklarının farkında değiller veya farkında da satılmışlardır. Sen Türk kanunlarına göre yönetilen bir ülkede yaşıyorsan derdin varsa önce bu konuda Türk Hükümetinden ve Baş Komutandan olan Sayın Cumhurbaşkanımız R.T ERDOĞAN'DAN yardım istemen gerekir. Yoksa bunu gururuna yediremiyor musunuz?... 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR